şükela:  tümü | bugün
  • prozzak isimli grubun cizgi film formatinda klibi olan bir parcasi.
  • cok güzel bi kabullenmişlik hali örneği, şahane keyifli görünen hüzünlü şarkı örneği. gene de dansettirebilir.
  • sarhoşken dinlenilesi, eğlenilesi sözlere sahip olan, i know i know kısımlarıyla takdirimizi toplayan gülerken ağlayan şarkı.
    daha bi derin ama yine gülerken ağlayan başka bir şarkı için (bkz: happy to hang around)
  • amerikan argosunda anlamı "sen olmak berbat birşey" yani daha türkçesi "iğrenç herifin tekisin" anlamındadır. 1999 yılından nefis bir şarkıdır.

    bu şarkıya dalmışken aynı dönemden hemen şunlarla devam edin: roy vedas - fragments of life, jennifer paige - crush
  • lise günlerinde dinleyenlerin loser'lığı iyice kabul etmesine neden olan şarkı.
  • ardı arkasına 75 kere dinlemek ve her bir sözcüğünü gerektiği şekilde söylemek eylemini gerçekleştirmekten bıkamadığım eğlenceli ötesi şarkı. ha bi de canlandırma da yapıyorum o derece. "you need to know..." kısımlarında elimi ve işaret parmağımı uzatıp ibo mahsun izzet alişan özcan kıvamında seslendiriyorum eseri. sucks to be me evet.
  • winamp'ın canım sıkkın olduğunda hemen arka plana koyduğu şarkı.

    (bkz: winamp'ın insanı kederlendirmesi)
    (bkz: winamp shuffle mucizesi)
  • seneler sonra dinlendiğinde artık tamamen hüzün veren şarkıdır. klibi izlendiğinde, alır on sene öncesine götürür. bir yandan eski günleri özletirken, bir diğer yandan da sözleri artık daha bi manidar gelmeye başlar. ama yine de candır.
  • kaybetmişlik spun gibi başarısız örneklemelerle olmaz, bu gibi şarkılarla olurmuş dedirtmiştir, delirtmiştir. ergen çağlarımıza damga vurmuştur, hala da vurmaktadır.
    hele ki, "and i gotta get in touch with you now but i can't" mısrası ile gönüllerimizde ağır bir yara açmaktadır fütursuzca.
    yıllar geçti ama etkisinden çıkamadıım. şikayetim var.
  • (bkz: being john malkovich) aklıma geldi bi anda...