şükela:  tümü | bugün
  • morrisseyin aralarında az bulunan interlude adlı siouxsie sioux duetinin (bkz: siouxsie and the banshees) de yer aldıgı 18 sarkıdan olusan best of albumu.
  • morrissey'in james dean icin yazdigi, klibinde james dean'in yasadigi yerleri gezip en sonunda mezari basinda oturdugu basarili bir sarki.
  • why do you come here
    why do you hang around
    i'm so sorry
    i'm so sorry
    why do you come here
    when you know it makes
    things hard for me
    when you know, oh
    why do you come?
    why do you telephone?
    and why send me silly notes?
    i'm so sorry
    i'm so sorry
    why do you come here
    when you know it makes
    things hard for me
    when you know, oh
    why do you come?
    you had to sneak into my room
    'just' to read my diary
    was it just to see all the things
    you knew i'd written about you?
    and...so many illustrations
    i'm so very sickened
    oh, i am so sickened now
  • winampte loop yapilmak icin yazilmi$,bir kez dinleyince surekli dinlemek istenen $arki.tek problemi,"i am so sorry" kisminin onune gecilemez bir $ekilde "ay em de sori ne sorii" $eklinde giden klasigi hatirlatmasidir.

    parcayla beni tani$tiran* ultraviolent hanima sevgi ve saygilarimi yollamak istiyorum.ba$kalari da tani$makta gec kalmasin,yuvalar yikilmasin*.
  • her dinleyişimde morrissey önünde bir kez daha şapka çıkartmama neden olan şarkı...
  • suede fanlarının kendilerine verdikleri ad.
  • (bkz: eraserhead)
  • klibini ayrıntısıyla anlatmak gerekirse:

    muhtemelen gazete dağıtıcısı bir bisikletli görüntüsüyle açılan videoya sahip viva hate dönemine ait bu morrissey parçasında klip boyunca morrissey’in james dean'in ayak izlerinde ilerleyişine tanık oluruz; zaten bilindiği üzere suedehead yakıştırması da james dean içindir.

    londra’nın nezih muhitlerinden chelsea'de 32 nolu eve doğru ilerler ve banyoda, önünde bir daktilo ile morrissey’i buluruz küvette sular altında ve düşünceler içinde.. aldığı notlar, ‘in memory of james dean’ başlıklı bir gazete küpürü ve mavi zemin üzerine sarı harflerle yazılmış there is a light that never goes out hızla geçer gözümüzün önünden.

    sonra sarışın, mavi gözlü küçük bir oğlan görünür kafasında kaskıyla; morrissey’e bir paket getirmiştir bu güleryüzlü, sevimli çocuk. saçlarının uzun ön kısmı rüzgarda dalgalanan morrissey’in kapının önünde bu paketi almasıyla bir mekan değişikliği yaşanır ve londra’dan kalkıp birleşik devletlerin o çok bilinen kuzey * kasabalarından, james dean’in doğduğu yer fairmount/indiana’ya geçilir.

    videonun geri kalan bölümü morrissey’in bu kasabadaki uzun yürüyüşleri ve bolca fotoğraf çekmesiyle geçer. kasabaya ilk geldiğinde siyahlar içindedir ve elinde le petit prince* vardır. yalnızdır. fötr şapkası ve uzun paltosuyla hüzünlü bir görüntü çizer. kasabanın belli yerlerinde fotoğraflar çeken, lokal kafelerde kahvesini içip gazetesini okuyan, eski model bir motosiklet üzerinde çok mutlu görünen bir yabancı. terkedilmiş ve duvarlarından birinde “you can’t go home again” yazılı boş bir evde (dean’in evi olabilir) buluruz sonra kendisini pencereden dışarıyı izler siyah çerçeveli gözlüğünün ardından.

    james dean’in east of eden filmini hatırlatan, samanlığı andıran bir odada bir defteri okurken görürüz morrissey’i tam da “you have to sneak into my room just to read my diary” sözleri işitilirken. beyaz bir beton üzerine bırakılmış el izleri ve jim dean yazısı gözükür sonra ve kırmızı bir traktörü sürme çabası içindeki morrissey.

    sonra biraz davula vurma ve mezarlık sahnesi... james b. dean 1931-1955 yazılı (ki bu b. byron’un kısaltılmasıdır) mezar taşının yanı başındadır ve sonsuz bir sessizlik içinde oturmaktadır. fonda james dean’in çok yakıcı ve bir o kadar kederli bir görüntüsüyle biter.
  • suet kafa
  • "zaten biliyorsun senin hakkindaki hislerimi dusuncelerimi, geldin yiktin gectin, adil midir yine gelip ortaligi karistirman, bir daha gorup ustume orgazm sigarasi mi yakacan, kicina kina mi yakacan arkadas" temali morrissey siiri. usulune gore gomulmediginden oturu hortlayan acilardan bir digerinin hikayesi.