şükela:  tümü | bugün
  • asli suffrage olan kelime oy kullanma hakki demektir. suffragette deki ette eki minik, ufak gibi anlamlara gelir. 1903 te ingiltere'de emmeline pankhurst ve kizlari christabel ve sylvia pankhurst un baslattigi kadinlara oy hakki verilmesine dair eylemlerde bazi gazeteler cephe almis ve dalga gecercesine bu kelimeyi kullanmaya baslamislardir. bu 3 kadin ve arkadaslarinin siddet de iceren eylemleri ile karsi eylemler de olusmaya baslamis, karsitlari bu kadin hareketi ile dalga gecen, eglenen afisler hazirlamaya baslamis bunlarda da asagilayici olan suffragette kelimesini kullanmaya baslamislardir. 1914 e kadar cok siddetle suren bu hareket birinci dunya savasi'nin baslamasi ile kesilmisitir. emmaline ve christabel savasin daha onemli oldugu icin geri cekilmis ancak sylvia durmamalari gerektigini soyleyerek direnisine devam etmistir. en sonunda 1918 de savasin bitiminde 30 yas ve uzerindeki kadinlara yerel secimlerde oy kullanma hakki verilmis, 1928 de haklar erkeklerle ayni duruma getirilmistir.
  • ayni zamanda bu kelime pankhurst lerin kurdugu women's social and political union (kadinlarin sosyal ve politik birligi) uyeleri icin de kullanilirdi.
  • kadınların oluşturduğu bu hareket o kadar çok tepki almış ki kadın baskısından bunalan erkekler üzerinde "mom's a suffragette!" yazılı bir pankart taşıyan ağlayan bebekli broşürler hazırlatıp dört bir yana dağıtmaya başlamışlar. savunma ile karşılaşan kadınlar da birinci dünya savaşı vesilesiyle bu hareketi devam ettirmekten vazgeçmişler. yaklaşık on yıl sonra da istedikleri oy verebilme hakkı kendilerine verilmiştir.
  • kendilerinden bir tanesi, protestosunu national gallery'e kadar taşımıştır..

    (bkz: mary richardson)
  • (bkz: suffragette)
  • (bkz: latife ussaki)
  • protesto eylemlerini açlık grevi ile sürdüren üyelerine karşı hükümet cat and mouse act yasasını çıkarmıştır.

    (bkz: wspu)
  • gözaltına alındıktan sonra açlık greviyle protesto etmişlerdir. bir çeşit oral tecavüzle ağızlarına boru sokulup zorla beslenmeye çalışılmışlardır. halktan gelen tepki sonucu hükümet durumları ağırlaşanları serbest bırakıp, toparlayanları tekrar gözaltına almıştır. işte buna "cat and mouse act" ( kedi fare yasası) denmiştir.
  • kocasının ya da başkalarının kölesi olmak istemeyen kadınlar. hakları için savaşan en büyük savaşçılar.

hesabın var mı? giriş yap