şükela:  tümü | bugün
  • sayfa demektir. sahife olarak da yazıldığı görülmüştür.
    sahafların çarşısı bile mevcuttur
    (bkz: sahaf)
  • arapça s-h-f kökünden türeyen, arapça kökenli kelime. mushaf, sahife ve sahhaf bu kökle eşkökenli kelimelerdir.
  • "sahâif" ile aynı anlamda kullanılarak "sayfalar" demektir, fakat bununla birlikte bazı peygamberlere gelen ve ilahi emirleri bildiren küçük kitapçık anlamı da taşır.
  • şimdi hz. adem'e literally (:)) yazılı sayfa indiğini kasdedip kasdetmediğini merak ettiğim sahih hadisler var. * şimdi hz. adem'in ilk insan (homo sapienslerin ilki misal) olduğuna inanma durumunda, yazının da şimdiki bilinen emarelere göre yaklaşık, en az birkaç yüzbin yıl daha eski bir icat veya imkan olduğunu kabul etmek zorunda kalıyoruz, bilinen en eski yazılar ki onlar da piktograma dayalı, ilkel, resim yazı sistemleri, alfabeleri, 5, bilemedin 6 bin yıl öncesine gidiyor.

    şimdi yazı öyle, sayfa kelimesi de taş tableti ima etmiyorsa kağıdın da kullanımını ilk insana götürüyoruz demektir, bence açıklanması gereken mevzular var.
  • sahifenin yani sayfanın çoğulu olan arapça bir kelime. 4 peygambere kitap değil suhuf inmiştir.

    hz. adem'e 10 sayfa
    hz. şit'e 50 sayfa
    hz. idris'e 30 sayfa
    hz. ibrahim'e 10 sayfa
  • "sahîfe" kelimesinin çoğul olup "sayfalar" anlamına gelen "suhuf", peygamberlerden bazılarına verilen küçük kitapçıklara, risalelere denir. kur'ân'da hz. ibrahim ve hz. musa'ya sayfalar verildiği bildirilmektedir (necm, 53/36-37; a'lâ, 87/14, 19).

    ebû zer'den yapılan bir rivayete göre; hz. adem'e, on, hz. şit'e elli, hz. idris'e otuz ve hz. ibrahim'e on olmak üzere peygamberlere toplam yüz sayfa verilmiştir (süyûtî, ed-dürrü'l-mensûr, vııı, 489) (i.k.)