şükela:  tümü | bugün
  • endonezya'nin ataturk'u, ilk ba$kani, ozgurluk hareketinin lideri..

    (bkz: ukte dolduruyorum)
  • türkiye ziyareti sırasında disisleri bakanliginin anlaşmali muhabbet tellali*** nin temin ettiği hatun sayesinde frengi kapmasi nedeniyle ilişkilerimiz oldukça soğuk bir dönem geçirmiştir.
  • tam adı ahmet sukarno'dur
    1901 yılında cava'nın surabaya kentinde doğan * sukarno, mühendislik öğrenimi yaptı. ülkesinin hollanda'nın bir sömürgesi olası, onun mesleki çalışmalarından çok politik sorunlara eğilmesine neden oldu. o sırada dünyada 1917 ekim devrimi ve çin'deki demokratik gelişmelerin etkisiyle endonezya'da sömürgeciliğe karşı milliyetçi eğilimler harekete geçiyordu.
    bu gelişmeler içinde endonezya'da bir çok siyasi parti kuruldu. 1927 yılında sukarno endonezya milliytçi partisi'ni kurarak başına geçti...
    tabi bu eğilimler hollanda'nın gözünden kaçmadı ve siyasi parti liderlerini tutukladılar...
    1929-1932 yıllarını hapiste geçiren sukarno daha sonra flores'de sürgün hayatı yaşadı. ikinci dünya savaşı'ndan sonra japonların teslim olması üzerine bağımsızlığına kavuşan endonezya 1945'de sukarno'nun başkanlığında cumhuriyet idaresini kabul etti.....
  • (bkz: lüks nermin)
  • 1945-67 arası endonezya devlet başkanı, 50'lerin sonuna kadar özgürlük savaşçısı olarak anılmıştır.fakat mutlak iktidar sistemindeki ısrarı ve ölçüsüz yaşam tarzı * 65'te iktidardan düşürülmesine sebep olmuştur.
  • türkiye macerası için :
    (bkz: lüks nermin)
  • ahmed sukarno..

    endonezya'nın bağımsızlığında kilit bir isim ve ülkenin ilk başkanı olmasının yanı sıra;

    1950'lilerde ortaya çıkmış bağlantısızlar hareketinin, yani üçüncü dünya ülkeleri olarak anılan ve ne nato, ne de varşova paktı üyesi olan ülkelerin oluşmasında jawaharlal nehru ve cemal abdul nasır ile beraber önderlik eden kişi.bu hareket 1955'te yapılan bandung konferansı ile zirve noktasını görmüştür.

    sukarno'nun batı ile,özellikle de ingiltere ile ilişkileri kötüydü ve kendi ideolojisi, tam uç noktada olmasa da sola yakındı. ingiltere'nin müttefiki olan malezya bağımsızlığını kazanınca, benzer dillere ve kültüre sahip bu iki ülkenin birleşmesi sukarno'nun en büyük ülküsü oldu.

    bu uğurda malezya ve ingiltere ile savaşa girdi ve 1962-1966 arası süren borneo malay savaşı olarak bilinen ingiliz/malezya-endonezya savaşını başlattı.

    generalleri kraliçe'nin paundları karşılığı ona ihanet ettiler, ve endonezya bu savaşta başarılı olamadı.

    ve tabii ki, ingiliz-amerikan etkisiyle beraber öne çıkan, yıllar sonra nasıl bir sahtekar olduğu kanıtlanacak olan zalim suharto tarafından devrildi.

    iyi adamdı, allah rahmet eylesin.
  • (bkz: sukarnoputri)
  • endonezya’da 1965 yılında gerçekleştirilen bir darbe ile indirilmiştir. o zamanın hugo chavez’i olan başkan sukarno endonezya ekonomisini koruyup zenginlikleri yeniden dağıtarak ve çokuluslu batılı şirketlerin çıkarlarını kollayan odaklar olmakla suçladığı uluslararası para fonu ve dünya bankası’nı bir tarafa atarak zengin ülkeleri kızdırmıştı. sukarno komünist değil, milliyetçi birisi olduğu halde, 3 milyon aktif üyesi olan komünist partisi’yle yakın ilişki sürdürerek hareket ediyordu. abd ve ingiliz hükümetleri sukarno’nun yönetimine son vermekte kararlıydılar ve top cia'da idi. fırsat 1965 ekim’inde, cıa destekli general suharto’nun iktidarı ele geçirme ve solu yok etme sürecini başlattığı zaman ortaya çıktı. pentagon ekstra silahlar ve endonezya kuvvetlerinin takımadanın uzak bölgeleriyle iletişim kurmalarına yarayan sahra telsizleri temin ederken, cıa sessiz sedasız, suharto’nun elindeki belge olan,
    ülkenin önde gelen solcularının listesini hazırladı. daha sonra suharto askerlerini, ellerindeki cıa’in hazırladığı ‘ölüm listeleri’nde yer alan 4-5 bin solcuyu avlamak üzere peşlerine gönderdi.

    ölüm listesi, hedef alınan öldürülecek kişileri kapsıyordu; cinayetler suharto’nun sabıkalı olduğu rasgele katliamlar şeklinde işleniyordu ve infaz görevleri çoğunlukla dini eğitim gören öğrencilere verilmekteydi. bu genç öğrenciler ordunun çabucak
    eğitip donanma komutanının emriyle komünistlerin bulunduğu kırsal kesimleri ‘silip süpürmek’ üzere köylere gönderiliyorlardı. o kadar ki, bir muhabir zevk duyarak şöyle yazmaktaydı: “izleyicileri selamladılar, palalarını bellerine soktular, sopalarını
    omuzlarına astılar ve uzun süredir bekledikleri görevlerine çıktılar.”

    sadece bir ay içerisinde en az 500 bin insan, belki de 1 milyon kişi öldürüldü. doğu java’da, o bölgelerde yolculuk yapan kişiler, küçük ırmak ve derelerin cesetlerle dolup taştığından ırmak taşımacılığının yer yer kesildiğini anlatıyorlardı.