şükela:  tümü | bugün
  • an itibariyle haberturk tv de türk milliyetçiliği dersi veren ve konuşmasıyla büyüleyen türk milliyetçisi aydın kişi.

    "akparti ihvan-ı müslimin türkiye şubesidir. başbakan esad'a karşı ihvan propagandası yaptı tutmayınca 'ey esed' oldu"
  • hakkındaki ilk entry an itibariyle habertürk'te katıldığı program vesilesiyle girilmiş. oysa epey entelektüel biri gibi gözüküyor. birikimi olduğu ve bunu oldukça net bir tavır ve hitabetle sunduğu görülüyor. sözlük ülkücüleri nerde?
  • izmit'in eski dershanecilerinden biridir aynı zamanda. dershaneci iken dahi tüccar zihniyetiyle yaklaşmamıştır eğitim konularına ve bu yüzden de çok ticari sıkıntı yaşamıştır. hiç unutmam, bir kompozisyon yarışmasına katılmıştım lisedeyken ve kendisinin dershanesi sponsordu ve 1. ve 2.ye burs veriliyordu. ben yarışmada 3. oldum. aylar sonra dershanesine kaydolmaya gittiğimde konu açıldı, şak diye %50 indirim yaptı ve zor zamanlarda ilaç gibi geldi (zor zamanlardı, kayıt olmaya gittiğimizde bile acaba paramız yetecek mi, ödeyebilecek miyiz stresiyle gitmiştik, annemin çıkışta oh deyişini hiç unutmam).

    sonralarda dershanecilik olayında tutunamadı bırakmak durumunda kaldı. eminim çok acılar çekmiştir ama iyi de oldu, öyle bir adamın akçeli işlerle uğraşmaması en güzeli. ve şuan zaten gelebileceği en güzel yerlerden birinde eminim daha da iyi olur. hayatta gerçekten iyilik ve duruş bir şekilde mükafat olarak dönüyor ve bu adama da öyle oldu.

    lisede vizsyonsuz liseliler tarafından, kendisinin verdiği tarih dersi, sınava yönelik olmadığı için hep şikayet edilirdi. oysa dolu dolu tarih anlatırdı ve anlamak için dinleyenin asla aklından çıkmazdı ve her soru çözülebilirdi. derslerinden aldığım zevki lise hayatım boyunca ne okulda ne dershanede hiçbir dersten almamışımdır. ancak milliyetçi perspektifi derste bazen hat safhaya çıkarırdı, o biraz rahatsız edebilirdi bazen.

    bugün milliyetçi hareket partisi'nde en aklı selim, en aydın, en olduğu yeri hak eden ve hakkını veren adamlardan biridir ki ekipte tutuluyor olması devlet bahçeli'ye olan saygımı ciddi anlamda arttırmıştır benim.

    hiç sanmıyorum ama yine de ummakta yarar var, umarım çizgisini hiç bozmaz. gazetelerde televizyonlarda gördüğümde bu adam benim lise hocam diyebilirim gönül rahatlığıyla.

    öz entry: güzel adamdır.

    edit: evet, bozmuş. hem de çok. insan işte...
  • rte'ye biat edenlere özenircesine bahçeli'ye biat eden siyasetçi. bunu da ülkücü hareket terminolojisine sığınarak yapıyor.
  • "bu hastalığın ilacı milliyetçiliktir" yazısında tarihi bilgiyi katleden ya da tarih bilgisi hamasetten öteye gidemeyen siyasetçi.
    birisi bu adama, hititler zamanında kuzey suriye'nin düzlük olmadığını, aksine en önemli ticaret merkezi olduğunu, o tarihlerde anadolu'nun daha geride olduğunu, askeri hiyerarşiyi mete'nin icat etmediğini, mete'nin sadece onlu sistemi geliştirdiğini, en başta mö 700'den mete'nin doğumuna kadar yunanlıların falanks tekniğini kullandığını, anadolu'yu yurt edinip dışa akın yapan hititlerden başka pontuslular olduğunu ve örneklerin çoğaltılabileceğini anlatmalıdır.
  • hayatı yancılıkla geçmiş mhp baş danışmanı.devlet bahçeli'nin peşinden sürüklenmeye son hız devam ediyor.
    sinan oğan'la tartışırken takındığı üslup hala aklımda.seviyesiz ve kendine ait özgün düşünceleri olmayan bir adam olduğunu düşünüyorum.pek dikkate alınacak bir tip değil.
  • bu aralar jöle yemiş gibi yazıyor/konuşuyor.
  • mhp genel başkanı başdanışmanı sıfatını kullanan tarihçi yazar. kendisini haberiniz.com.tr'deki teoriye dönük yazılarıyla takip etmeye başlamıştım. ardından ortadoğu gazetesi'nde köşesi oldu.

    geçen ay gündemi işgal eden barzani ve paçavra konusunda "kürtlere saddam'ca bir düşmanlık beslemek, kuzey ırak petrollerini yutmaya çalışan abd'ye ve israil'e verilebilecek en büyük fırsat olacaktır" şeklinde biten makalesiyle barzani savuncusu durumuna düşmesi oldukça ilginçti. yazının tarihi, 28 şubat salı. salı! yani devlet bey'in meclis konuşmasının olduğu gün. bakalım danışmanı barzani'yi meşrulaştırırken devlet bey ne diyecekti:

    "... 26-27 şubat’ta peşmerge başı barzani önce istanbul’a gelerek mabeyn köşkü’nde cumhurbaşkanıyla, sonra da ankara’da başbakanla görüşmüştür.

    bu ziyaretin neden ve sonuçları şimdilik değerlendirmelerimiz arasında değildir.

    zira daha önemli bir durumun varlığı söz konusudur.

    26 şubat 2017 pazar günü, barzani’nin ziyareti üzerine, istanbul atatürk havalimanı devlet konukevi’nin önündeki bayrak direklerinden birisine sözde kürdistan bayrağı asılmıştır.

    cumhurbaşkanı veya başbakan’ın erbil’e ziyaretleri esnasında, ırak kürt bölgesel yönetimi adı altında bir bayrağın ırak bayrağıyla birlikte asıldığı görülmüş ve yaşanmıştır.

    bu ırak’ın kendi iç meselesidir, bizi doğrudan ilgilendirmeyecektir.

    ama aynı bayrağın türkiye’de, türk bayrağına eş tutularak asılması skandaldır, aymazlıktır, rezalettir.

    istanbul’da bu sözde bayrağın dalgalanmasına kim izin vermiştir?

    barzani bayrağının dalgalanması bir bürokrat şuursuzluğunun mu eseridir? yoksa önü arkası düşünülmüş bir komplonun mu parçasıdır?

    sayın cumhurbaşkanı bundan haberdar mıdır?

    sayın başbakan, çankaya’da barzani’yle konuşurken, arkasına dönüp de nedir bu bayrak, kim koydu buraya diyebilmiş midir?

    peşmerge ne zaman bayrağa sahip olmuştur?

    ve türkiye ne zamandır ırak’ın kuzeyinde bağımsızlık için referandum yapmaktan bahseden, tutuklu hdp’lilerin bırakılmasıyla ilgili görüş sarfeden peşmerge kalıntısının bayrağını tanımıştır?

    bizim barzani’nin bayrağını vatan semalarında, başbakanlık odalarında görmeye tahammülümüz kesinlikle yoktur.

    bu şahıs önce pkk’ya desteğinin ve şehitlerimizin hesabını vermeli, türkiye’ye kurduğu tuzakların bedelini ödemelidir.

    türk milletine kefen biçen bir çürümüşün, türkiye’de bir şey yokmuş gibi ağırlanması milli gururu incitmiş, milli vicdanı sarsmış ve rahatsız etmiştir.

    bizim de buna onayımız yoktur, tepkimiz şiddetli ve tavizsizdir."

    http://www.mhp.org.tr/…uklari_konusma_metni_28.html

    bir de meşhur "eğer, barzani bize tercih ediliyorsa..." mesajı var.

    tablo aslında çok net, değil mi? sayın alnıaçık'tan, dilinden düşürmediği teşkilat disiplini çerçevesinde, görevden azlini talep etmesini beklerdim.

    hamiş: yukarıdaki yazısından iki hafta sonra 14 ayrı meşrep - 14 gerekçeli "evet!" başlıklı makalesinin dördüncü maddesi birçok milliyetçi tarafından kabul edilmiş olsa da hemen bir satır üstte, akp'yi milliyetçi ve muhafazakar olarak tanımlamasına diyecek söz bulamıyorum.

    &

    bir de... akp yetkililerin ve yazarlarının türk milliyetçilerine ettiği hakaretler konusunda ise 14 şubat günü şöyle diyor sayın alnıaçık: "seçim meydanları, popülist söylemlerin zaman zaman sertleştiği alanlardır. demokrasilerde kürsü dokunulmazlığı bu yüzdendir.

    bizim örfümüzde ise hz. ali'nin şahsına yapılan eylemsel bir hakareti (yüze tükürme) allah, vatan ve millet davası için affetme yüceliği vardır.

    şahsi hesaplar, devlet, millet, vatan ve cumhuriyet için ahirete kadar ertelenebilir."

    http://www.ortadogugazetesi.net/…imi-cevap&id=23836

    hangi "şahsi hesap" sayın alnıaçık? hayvan denilen, fatiha bilmez denilen, kafatasçı denilen sizlerin temsil noktasında olduğunuz milliyetçi-ülkücü hareket'in mensuplarıdır; bıyığı bitmemiş ocaklı gencinden ak sakallısına...

    hangi "zaman zaman" sayın alnıaçık? 3 kasım 2002 öncesinden daha şunun şurasında beş altı ay öncesine kadar neredeyse gün aşırı türklük, türk milliyetçiliği ve türk milliyetçileri akpliler tarafından küfre maruz kalıyordu. yoksa 2013'te bursa'da "vur de vuralım" tezahüratına karşı devlet bey'in "onun da zamanı gelecek" sözü de mi popülist söylemlerin zaman zaman sertleşmesine bir örnektir?

    hangi kürsü dokunulmazlığı sayın alnıaçık? aydın ünal'ın devlet bey için sosyal medyadan ettiği küfürler de mi sineye çekilecek?
  • hakkında ciddi ithamlar olan danışman.

    elalem deveyi hamuduyla...

    edit: link... google araması linki, haber sitesi linkiyle değiştirildi.