şükela:  tümü | bugün
  • 1953 yılında yozgat'ta doğan, gazi üniversitesi sosyal bilimler bölümü’ nü bitiren, edebiyat derneği’nin genel başkanlığını yapan şair kişi.

    yayımlanan şiir kitapları: küçük acılar (1984), aykırı yaşamak (1985), yolculuk (1986; 1987 ceyhun atuf kansu şiir ödül), kimliksiz değişim (1992), bütün mevsimler güz (1994), dicle üstü ay bulanık (1995; 1996 orhon murat arıburnu şiir ödülü), kül uzun sürer (1997). deneme kitaplar: insanın acısını insan alır (1995), gülün sesi gül kokar (1998).

    (merak edenler için : ömrümü böyle uzatıyorum şiiri okunasıdır)
  • bir garip şair kendisi. vurdun mu duymayanlar için yazmış sanki. şiiri kullanmış.. bi ara da hayatının sorusunu sormuş, köylüleri niçin öldürmeliyiz demiş..
  • 1987 ceyhun atuf kansu şiir ödülü'nü kazanmış olan şairdir.
  • mektup yazmayı pek sevmeyen;ama içten bir mektubu da cevapsız bırakmayıp hatta o mektup için bir şiir yazan(besse ye mektup) ,hafif aceleci(ya da ben öyle algıladım) ve de utangaç(bkz: utangaç şair) şair.
  • ... ne demis sair, nasil da guzel demis:

    "ben siir yazmazsam
    yitirir dilini icimdeki cocuk"

    (bkz: insan sevmezse olur)
  • yüreğe dokunan kelimelerin haylaz çocuğu...

    sen bende neleri öpüyorsun bir bilsen
    herkesin perde perde çekildiği bir akşam
    siyah bir su gibi yollara akan yalnızlığı öpüyorsun
    ağzında eriklerin aceleci tadı
    elleri bulut, gözleri ot bürümüş ekin tarlası
    bir çocuğun düşlerine inen tokadı öpüyorsun.
    yağmur her zaman gökkuşağını getirmiyor
    aralık kapılarda bekleyişin çarpıntısı
    bir kadının eksildikçe ömrüme eklenen
    uzun gecelerini, solgun gövdesini öpüyorsun.
    uzak dağ köylerine vuran ay ışığı
    kerpiçlerden saraylar kuruyor yoksulluğa
    ne suların ibrişimi ne gökyüzü ne rüzgâr
    sen bende gittikçe kararan bir halkı öpüyorsun.

    sakarya caddesi'nde sarhoşlar
    rakıyla buğulanmış kaldırımlarına gecenin
    yüksek sesle bir şeyler çiziyorlar.
    yalnızlık her koşulda bir sığınak bulur, diyorum
    uzanıp dudağımdaki titremeyi öpüyorsun.
    örseler acıyla düştüğü yeri
    susarak büyüyen adamların sevgisi.
    ağzında pas tadıyla bir inceliği söylemek
    bir gülünç içtenliktir, gecikmiş ve ezik
    sen bende yanlış bir ömrün tortusunu öpüyorsun.
    insanın zamana karşı biricik şansıdır aşk
    onca kapı onca duvar içinde bulur aynasını.
    sen bende neleri öpüyorsun biliyor musun
    herkesin simsiyah kesildiği bir akşam
    yıldızlarla yedirenk gökyüzünü öpüyorsun.

    sen bende, gözlerinin anne ışığıyla
    bir solgunluktan doğan kocaman bir çocuğu öpüyorsun.