*

şükela:  tümü | bugün
  • hürriyet gazetesinde vergilerle ilgili yazılar yazan insan. aynı zamanda gazi üniversitesi maliye bölümünde prof.
  • ders anlatırken vuk 49. madde bilmem kaçıncı bendde de yazdığı gibi deyip virgülüne kadar ezbere ne yazdığını söyleyip beni dumur eden,bana kağıdı kalemi verin bir odaya kapatın tüm vergi kanunlarını sırasıyla yazıp çıkarım gibi büyük bir iddiada bulunmuş güzide bir hocamız.
  • baska bir ulkede dogsa idi, sikici ve genelde okuyucularin "kopegimin mamasini saglik gideri olarak gosterebilir miyim, oh mr kizilot?" seklindeki mektuplarini cevapliyarak omur tuketen bir insan olurdu. talihe bakin ki kendisi turktur ve tam bir "yaz yaz bitmez" konusunun uzmanidir. eglenceli de bir yazim bicimi var.
    yillar once izmirde bir toplantida da soyle bir iddia da bulunmustu *: "turkiyede adam gibi, kacirmadan ve geciktirmeden vergi veren bir isletme 5 yil icinde batmaya mahkumdur"
  • sabah gazetesinin elinden nasıl kaçırdığını anlayamadığım, kıymetli bir yazar.
    özellikle mali müşavirler, muhasebeciler tarafından dikkatle takip edilmektedir.
    kanunlarla ilgili yazılarını, gayet sıcak bir üslupla yazabilmesi ayrı bir özelliğidir.
  • okula bmw x5le gelen bir tevazu insani.
  • türkiyenin vergi gurusu.
  • ilk dersinde dedigine gore*, derste konusan ogrencileri herkesin icinde sesli uyarmak yerine,bakislariyla yada ders sonrasi yanlarina giderek uyarmayi tercih eden*, ogrencilerine makale yazdirtarak,sectiklerini gazatede yayinlatma gayreti gosteren, maliye bolumunun kendisi icin cok degerli ve ayri bir yeri oldugunu o yuzden onlara* herseyi daha detayli ogreten*, kimsenin soru sormaktan ve sorulan soruyu yanitlamaktan cekinmesine neden olmayan, meslegine ve fikra anlatmaya hasta bi insanmis kendisi. yine dedigine gore, cok zor kosullarda yetismis, once odtu isletmeyi kazanmis fakat maddi durumu yuzunden okuyamamis, sonra corum maliye yuksekokulu ve sonra da gazi üniversitesi maliye bölümünden mezun olmus. ogrencilerini cok sever (hele ki maliye bolumu ogrencilerini). ogrencilerle iletisimi iyidir. sinavlari cok kazik, fikralari adami baysa da,cok iyi bir hocadir. tartismasiz bu ulkenin en iyi ve en basarili maliyecisidir.
  • hürriyet gazetesi'de "6 temmuz pazar" günü yayımlanan yazısında, mark twain'in "kendi kendimin büyük babası oldum"u şu şekilde kullanmış:

    karışık bir aile...

    yetişmiş kızı olan, tıpkı m. ali erbil'in eski kayınvalidesi gibi güzel bir dulla evlendim.

    o da ne? bir süre sonra, babam da üvey kızıma aşık oldu ve ‘‘aman baba dur ne yapıyorsun?’’ dememe fırsat bırakmadan, onunla evlendi.

    böyle olunca da, üvey kızımla evlendiği için babam benim damadım oldu.

    öte yandan, üvey kızım da, babamın karısı olması nedeniyle, benim üvey annem oldu.

    neyse... bir süre sonra, karım bir oğlan çocuk doğurdu.

    bu çocuk, eşim kayınvalidesi olduğu için babamın kayınbiraderi ve babamın karısı sıfatıyla, üvey annemin de kardeşi olması nedeniyle, benim de dayım oldu. çocuğum olduğu için de, babamın torunu oldu.

    bunlar yetmiyormuş gibi, bir süre sonra, babamın karısı da bir kız çocuk doğurdu.

    babamın çocuğu olunca, kafalar iyice karıştı. doğan bu çocuk benim kardeşim oldu. ancak aynı zamanda, üvey kızımın çocuğu olması nedeniyle de torunum oldu.

    böylece, karım da annemin annesi olması nedeniyle benim büyük annem oldu.

    diğer taraftan ben de karımın kocası, aynı zamanda onun torunu olduğumdan, bir kimsenin büyükannesinin kocası da büyükbabası olacağından dolayı, kendi kendimin büyükbabası oldum.

    nasıl iyi mi?

    şu anda karışık bir aile olduk, kim kimin nesi tam olarak belli değil!..

    ------
    orjinali şu:

    many many years ago
    when i was twenty three,
    i got married to a widow
    who was pretty as could be.
    this widow had a grown-up daughter
    who had hair of red.
    my father fell in love with her,
    and soon the two were wed.
    this made my dad my son-in-law
    and changed my very life.
    my daughter was my mother,
    for she was my father's wife.
    to complicate the matter worse,
    although it brought me joy,
    i soon became the father
    of a bouncing baby boy.
    my little baby then became
    a brother-in-law to dad.
    and so became my uncle,
    though it made me very sad.
    for if he was my uncle,
    then that also made him brother
    to the widow's grown-up daughter
    who, of course, was my step-mother.
    father's wife then had a son,
    who kept them on the run.
    and he became my grandson,
    for he was my daughter's son.
    my wife is now my mother's mother
    and it makes me blue.
    because, although she is my wife,
    she is my grandma too.
    if my wife is my grandmother,
    then i am her grandchild.
    and every time i think of it,
    it simply drives me wild.
    for now i have become
    the strangest case you ever saw.
    as the husband of my grandmother,
    i am my own grandpa.
    -----

    ve fakat bunu yaparken de ne isim vermiş, ne, "bir yerden gördüm" demiş, sanki kendisi yazmış gibi koymuş köşesine. işte bu kalitede bir adam kendisi. ve böyle adamlar gazetelerde "yazar" oluyorlar, insanlar bunları okuyup, böyle insanları seviyorlar falan. köşe yazarıymış, çal-çırp hepsi, topu birden.

    selametle.
  • vergi konusunda saglam bilgi kaynagi.bi suru jeep sahibi olmasi nedeniyle kafayi acaip sekilde jeeplerden alinan vergilere takmistir.