şükela:  tümü | bugün
  • süleyman demirel üniversitesi www.sdu.edu.tr ıspartada bulunur.
  • yeni kurulmus olmasina karsin adindan da anlasilabilecegi gibi süleyman demirel sayesinde exponansiyel olarak gelisen,bilgi islem calisanlarinin cok iyi niyetli oldugu(bkz: kara gun dostu),ispartanin cehresini degi$tiren egitim kurumu.
  • logosunda süleyman demirel'in imzası bulunan, "logo grafiğinde gül yerine şapka yapsalarmış daha şık dururmuş" diye düşündüğüm üniversite. ayrıca slogan olarak da yollar yürümekle aşınmazı tavsiye ediyorum.
  • oldukca geniş ve sik bir kampusu bulunan, ancak ıspartanın issizligi icerisinde terkedilmis gibi görünen üniversite. bu sene sosyoloji kongresine ev sahipligi yapmistir.
  • üniversite web siteleri arasında gördüklerimden en iyisine sahip üniversite. süleyman demirel'in adının geçmesine rağmen etkileyici görünüyor.
  • pazartesi günü nasıl bi üniversite olduğunu anlayacağım üniversite(m)
  • bugün itibariyle 2003-2004 güz yarıyılı başlayan üniversite
  • bu sene yeni gelen öğrencilerine bavul hediye eden, 24-26 eylül 2003 tarihleri arasında suların kesik olması sebebiyle tatil olan yurdum üniversitesi
  • baslangicta sadece muhendislik ve mimarlik fakultesi vardi akdeniz universitesine bagliydi. o zamanlar ki binasi simdiler de gulkent mi ya da ona benzer bir isme sahip olan lise binasiydi. akdeniz universitesinden ayrilma planlari yapildiktan sonra cok kisa bir sure icerisinde cunur mahallesi denen mevkiye binalar dikildi. var olan fakulteler oraya tasindi ve muhendislik-mimarlik fakultesi akdeniz universitesinden ayrildi. 93' te ilk ogrencilerini aldi. sonra da benimde aralarinda oldugum 2. donem yani 94 te gelen ogrenciler geldi. okulda okuyanlar kisaca sudu der* bu universiteye ve genelde herkes bu isimle dalga gecer. ben 98 de mezun olurken hala akdeniz universitesinden kalan birkac ogrenciyi baslarindan savmak icin onlara her turlu kolayligi yapmaya baslamislardi*

    o zamanlar muhendislik mimarlik fakultesinin dekani pr. dr. mustafa merdan isminde fizikci bir adamdi. derslerinin genelinde "when i was in london" ile baslayan ingiltere anilarini anlatirdi ve universite hayatimda girdigim ilk sinavinda hocasiydi. (bkz: okul anilari)

    benim zamanimda okulun en sevilen iki hocasi imal usulleri kursusunden remzi varol* ve daha sonra fen edebiyat fakultesine gecen simdi garip bir sekilde adini hatirlayamadigim takim elbisesinin altina spor ayakkabi giyebilen, tuvalette gordugu teknik resim hocasi kamil bey' e disarda bulunan bizlerinde duyabilecegi sekilde "uuyy hocam acele ise bende iseyecegim" diyerek hepimizi kopartan termodinamik ve isi dersi hocasiydi.... komik anilari var ama ismini hala hatirlayamadim.

    ben okurken; kus ucmaz kervan gecmez koridorlara sahip bir yerdi. ama son aldigim duyumlara gore artik yururken birilerine surtunerek gecmek zorunda kaliyormussun. umarim egitim seviyesi de ogrenci miktarinin arttigi gibi artmistir. tas kafe diye bir yer vardi kampusun girisinde, bir de iktisatmidir isletmemi onun karsisinda cam kafe diye bir yer. cam kafe benim mezun olmama yakin bir zaman da acilmis, tas cafenin de ici restore edilip butun orme taslarin uzerine alci cekilmisti.

    dusundukce hatirliyorum; insaat ve isletmenin kendi binalari olmadigi icin muhendislik fakultesinin binalarini kullaniyorlardi. sonra isletme ve iktisat tasindi ama insaat hala duruyordu. hala da oradadir herhalde. kimya laboratuvarina gitmek icin anasinin nikahina giderdik. teknik resim, mekanik, fizik, gibi laboratuvarlara ulasmak nispeten daha kolaydi.

    kutuphanenin database' i olusturulmaya calisiyordu. yeni yurtlar ve e5' in karsisindaki binalarin insaatlarina da baslanacagi soylentileri vardi.

    (bkz: devam edecek)
  • universitenin hemen yakininda bag kur evleri denilen mehmet tonge mahallesi vardir.... ilk 3 senemi o mahallede gecirmistim. ogrenciler icin oldukca uygun bir yerdir. 800 adet bahceli, mustakil ev... hepsi birbirinden mesafeli oldugu icin iki ev arasindaki gurultu duyulmaz. istediginiz gibi at kosabilirsiniz. ayrica universite ile eviniz arasini yuruyerek 30 dakika da gidebilirsiniz. buranin tek problemi sehirden uzak oldugu icin caniniz istediginde cikip icmeye ya da yemeye gidemezsiniz...

    ama sessizligi ve sakinligi seven arkadaslar icin oldukca uygun bir yerdir... sehrin isiklarindan uzakta oldugu icin ve istanbul kadar da buyuk bir sehir olmadigi icin geceleri gokyuzu daha guzel gorunur. yildiz kaymalarini* en cok gordugum zamanlar o mahallede kaldigim zamanlardi.

    sanirim o mahallede kalan ilk ogrencilerdenim. ne de olsa 800 ev ve bu kadar yere bakan sadece 2 * bakkal vardi. ehh tabi kisa surede de muhabbet etmeye baslayinca kimlerin kalip kalmadigini biliyorsunuz. ilk senemin 2. doneminde kalan miktari oldukca artmisti.

    okul ve ev arasini yuruyerek giderdim. tahmin edeceginiz gibi herhangi bir yol soz konusu degildi, direk tarlalarin icinden yuruyerek giderdim. kisin cok zor olurdu ama yazlari eglenceliydi. eger tarlalardan yurunmeyecek kadar kotu hava sartlari soz konusu ise o zaman yolu biraz daha uzatarak e5' e kadar iner ve e5 ile mahalleyi baglayan yoldan giderdim. hatta bir keresinde oyle tipili bir havaya denk gelmistim ki normal yolu bile bulamamis korlemesine sadece tahmin ederek mahalleyi bulmustum*

    sonucta simdi oldukca degistigini ve ogrencilerin ragbet ettikleri bir yer oldugunu duydum. yeni gidecek olan arkadaslara oraya bir goz atmalarini oneririm.