1. tek hakimli en hafif ceza mahkemesi çeşidi. tck 11de belirtilen kabahat cinsinden suçların davalarına bakar. verilen hapis cezaları bir sene ile sınırlıdır.
  2. duruşmaları en şenlikli geçen mahkeme.
    sanıkları tutuksuz, müştekileri genellikle sanıklarla konu-komşu-akrabadır.
    hakimleri, karşısına gelen insanların ipe sapa gelmez meselelerini dinleyerek akıllarını kaçırmamak için genellikle işi şakaya vurur, dinleyici olarak katılanlara, kendi duruşmasını beklerken duruşma seyreden avukatlara yan gözle bakarak espriler yapar, duruşma esnasında müştekileri de, sanıkları da, tanıkları da bol bol azarlarlar. "mahkemeyi nelerle uğraştırıyorsunuz!" diye.
    şakaya vurmadan azarlayanları bayağı can yakar.
    netice itibarıyla ceza mahkemelerinin en az iç karartanıdır.
  3. dünyanın en çok kullanılan sitelerine bütün türkiyenin erişimini kolaylıkla kapatabilen mahkemelerdir bunlar.evde otururken canınız mı sıkıldı, gidin başvurun en yakındaki sulh ceza mahkemesine,en az iki gün kapattırırsınız istediğiniz siteyi. bir de cumadan başvurursanız tadından yenmez.
  4. her stajyer avukatın ve hakimin en çok sevdiği mahkemelerdir. izlemeye doyum olmaz.

    misal bir ağır ceza mahkemesinde olayın ciddiyeti vardır, yapan kişi ya pişmandır, hakim sormadıkça konuşmaz ya da pişman değilim der ki zaten bu tüm mahkemeyi hayretler içerisinde bıraktığından genel bir sessizlik olur. idari mahkemeler' in genelinde bir heyecan yoktur, sadece dosyalar incelenir, avukat bile pek konuşmaz. aile mahkemelerinde zaten filmleri aratmayacak bir duygusallık vardır.

    ama sulh ceza mahkemelerinde, olay vardır olay.

    hakim genelde çıldırarak susturur tarafları. taraflar birbirlerini tanıyan, mahkeme sukunetinden bir haberdar, komşu, arkadaş, eş ve dostlardır. aralarında az da olsa bir hukuk bir samimiyet vardır. öyleki sanık ifade verirken müşteki atlar "doğruları söyle lan gömerim seni bu mahkeme salonuna, böyle böyle demedin mi" sanık hakimi bırakıp "sen kimi gömüyorsun" der ve olaylar gelişir. hakim çıldırırıp anayasayı parça parça tehdit olarak dağıtır susturmak için. gene de başaramaz. sabah 9'da mesaisine başlayan hakim saat 2 olduğunda artık başka bir insandır. sesi de kısılmıştır üstelik.

    tüm gün; o bana böyle dedi, şu bana böyle dedi, lan sen bana bunu diyemezsin, hayır ulan derim, ay o benim saçımı çekti, vay bu benim popoma vurdu derken nirvanaya ulaşır. adliye binasını 3-4 kişiden dayak yemiş gibi terkeder.