şükela:  tümü | bugün
  • bir adi da ev yemegidir. sulu, salcali, icinde parcalar olan ve ugrasilarak yapilan yemek turudur.
  • seviyesiz sakalarin yapildigi, gayriciddi havada gecen yemek.
  • klasik örnekler: türlü, tas kebabı, etli nohut, kurufasulye, kıymalı patates, patlıcan musakka, kabak kalye, dalyan köfte.
  • türk mutfağındakilerin pek çoğunun yapılış şekli benzerdir.soğan ve yağ kavrulur (varsa et ya da kıyma),üzerine salça eklenir.biraz daha karıştırılır.tercih edilen sebzeler ya da baklagiller koyulur`.buna da su boca edilir.pişmeye bırakılır.
    hint:sebzeler kolay,baklagiller ise zor pişer,sabırlı olun..
  • $amandira yapilabilen, (bkz: $amandira) beraberinde yiyicinin istedigi kadar ekmek tuketebildigi yemek turu. kalani fasafisodur.
  • "ben özgürüm" triplerinde bavulu toplayıp üniversiteyi farklı şehirde okumaya giden dik kafalı genç bireyleri "annemin yemeklerini istiyoruuuum" diye inleten özlem kaynağı.
  • haftanın bütün akşamlarını kursta geçirip tost çay ikilisine talim ettiğimiz aylar boyunca arkadaşlarımızdan birisinin "artık sulu yemek yemek istiyorum" diye isyanına sebep olan sulu, sıcak ev yemeği.
  • ortaya çıkarılması en zor yemeklerdendir; zira bir sulu yemekte yağ, soğan, sebzeler, et ve baharat pişirilir. bunlardan kimi su eklenmeden önce pişirilmeli; fakat suda da pişmesi için kıvamında bırakılmalıdır. eklenecek su da kararında ekleneceği için sonradan dahil olacak sebzelerin çiğ kalmaması büyük zahmet gerektirir. hal böyle olunca sulu yemek yapmak da tercih sırasına pek erken girmez.

    hayatımdaki yemek öğreniyorum, ya da "yemekteyim" süreci şöyle ilerleme kaydetmiştir: ekmek arası - yumurta - kızartmalar - sebze haşlamaları - fırında yemekler - güveç - sulu yemek...

    en son öğrendiğim, belki de öğrenmek zorunda kaldığım tür sulu yemek olsa da pazarda, markette hangi sebzenin daha iyi su çekeceği, hangi bakliyatın dolgunca şişeceği, hangi salçanın hangi soğanla daha iyi kavrulduğu, hangi sarımsağın daha az asitli ve acı olduğu gibi konularda pek acemi sayılmam. pazarcıyı sattığı ürünle sınarım. gerekirse pazar çantamı boş bırakır eve dönerim.

    konu yemek olunca yemekteyiz programına gönderme yapmadan duramam. böylesi harikulade bir düşünceyi nasıl batırabildiklerine hala anlam veremiyorum. değişik yörelerin yemeklerini yapan bir dolu farklı insanla çıktığımız yemek yapma sürecini magazin, elbise, mankenlik, boş gösteriş ve gerilim tufanına dönüştürmek sanırım yurdum medyasının reyting kaygısıyla doğru orantılı. ne ki o program harikulade bir kültür belgeseline dönüşebilirdi.

    rengarenk pazarlara, sonrasında tencereleri doldurup taşıran, masaları donatan bir yemek kültürüne o yemekleri afiyetle yiyip sohbetin lezzetine sahip olan bir yaşam bu kadar basit çıkarlara alet edilmeseydi... edildi.
  • nedense halk arasinda en saglikli yemek turu olarak bellenmistir.
  • bir hünkar beğendi, zeytinyağlı yaprak sarması gibi el oyalayıcı yemeklere nazaran gayet kolayca pişirilebilinen yemeklerdir.. işin sırrı su miktarını düzgün ayarlayıp bu suyu da kaynar vaziyette ilave etmektir.

    ayrıca
    (bkz: düdüklü tencere icad olundu mertlik bozuldu)