şükela:  tümü | bugün
  • eski imlada sulu boyanın yazılışı.
  • su yardımıyla cozunen rengi kağıt dışı materyallere de uygulanabilen boya çeşidi, insan vücuduna, saça, giysilere...en pratik kısmı; değiştirmek temizlenmek istenildiğinde yıkanıp kolayca çıkmasıdır.
  • savas dincel'in son filmi.
  • suluboyanın kendisi sulu veya sıvı değildir. bariz katıdır. kullanıldığı durumun, eylemin adını aldığı için ismi suluboyadır. mesela resim yaparken sulu fırça bir palette boyayla karıştırılarak, fazla sıvıyı emecek kadar kalın bir kağıt yüzey üzerine uygulanır. ayrıca fırçayı az ya da çok sulu kullanmaya bağlı olarak açık-koyu tonlama elde edilir.

    edit: tüpte, sıvı halde olanları da varmış ama her kırtasiyede bulunmazmış.
  • şu portfolyo https://www.facebook.com/nagihanswatercolor çok cici örneklerini görmek mümkündür.
  • saatlerce başında otursam da sıkılmadığım yegane uğraşım.
  • küçükken de üşengeç olduğumdan yapmayı sevemediğim boya türü. pasteli de sevmezdim zaten. ''kuru boyanın gözünü seveyim hem eline bulaşmıyor hem de iki saat su koyacak kap bul fırça bul, fırçayı yıka, su kabını temizle gibi eylemlerle de uğraşmıyorsun'' diye düşünürdüm küçükcük halimle. (bkz: büyümüş de küçülmüş) hep kuru boya yaptım, yaşasın kuru boya. bu da sulu boyaya sitemimdir içimde kalmış yazayım dedim görünce.
  • zamanın nasıl aktığını size unutturan hayali bir dünya.

    bugüne kadar birçok boyama çeşidini denemiş bir insan olarak şüphesiz ki beni en çok etkileyen ve pür dikkat kendimi kaptırmama sebep olan boyama tekniği suluboyadır. suyun fırçadaki tutunuşu izlemekle başlayıp her hareketinizde kağıda farklı renklerde ışık damlatırsınız. bu hissi denize dalıp gün ışığının içeriye nasıl çizgiler attığını seyretme keyfine vakıf olan insanlar anlayabilirler. suluboya su yardımı ile bir kağıdı boyamak değildir. suluboya suyun kendisini boyamaktır. boyanan her su damlasının kağıdda başka bir renge bulaşmasıyla o geçiş aslında hiçbir şeyin birbirinden farklı olmadığını, herşeyin başka birşeyden bir parça taşıdığına ispat gibidir.

    en sevdiklerimden birine örnek

    ve tabii ki zıtlıkların mükemmel uyumudur. asalet ve âsiliğin buluştuğu bir noktadan bahsediyoruz burada. ve bu ikisini bir arada görmek istiyorsanız ya elinize bir fırça almalısınız, ya da size en yakın kaynaktan ruhunuza hitap edecek çalışmalara göz atmalısınız. "ben teknikten anlamam" diyerek de kendinize haksızlık etmeyin. amaç profesyonelleşmek değil, sadece kağıtta akan bir renk nehrine dalmak. ben şahsen her resimde her fırça darbemde dakikalarca dalıyorum bu nehirlere.