şükela:  tümü | bugün
5 entry daha
  • muazzez ilmiye çığ'ın, ismi 'ludingarra' olan sümerli bir öğretmenin kendi yaşam öyküsünü anlattığı tabletlerden çevirisi olan kitaptır. kendi ulusunun değerlerinin unutulmakta olduğunu düşünen ludingarra ulusunun bulduklarını, başardıklarını, geçmişini, geleneklerini, ne kadar uygar olduklarını, gerek sümerliliklerini unutmaya başlayan gençlere gerek daha sonra gelecek kuşaklara yazılarıyla bildirmek için bu yaşam öyküsünü yazmaya karar vermiş. böylece her tarafa, herkese, her çağa ulaşacağımı umut etmiş.

    kitapta ilginç bir kaç bilgi var, onları da buraya eklemek istiyorum:

    bazı kanun maddeleri var (tablet 12'de):

    eğer bir adam, bir adamı büyücülük yapıyor diye suçlarsa, büyücü, nehir tanrısının adaletine bırakılacak, nehre atılacak. eğer nehir tanrısı onu temize çıkarır öldürmezse, suçu atan adam ona 3 gin gümüş ödeyecek.

    eğer bir adamın karısı için birisi, "başka adamla yatıyor" derse kadın nehre atılacak. eğer nehir tanrısı onu temize çıkarırsa, suçu atan kadına üçte bir mana gümüş verecek.

    eğer bir adam kendi düzeyinde bir adamın ayağını silahla kırarsa 10 gin gümüş ödeyecek.

    eğer bir kimsenin kölesi evin hanımı gibi davranıp beye veya hanıma küfrederse, onun ağzı bir ölçü tuzla ovulacak.

    eğer bir adam bir adamın kölesinin kızlığını "düşmanlık olsun" diye bozarsa, sahibine 5 gin ödeyecek.

    bir adam kız olarak aldığı eşini boşarsa 1 mana gümüş ödeyecek. eğer dul olarak aldığı eşini boşarsa yarım mana gümüş verecek. eğer evlendiklerini kanıtlayacak bir sözleşme belgesi yoksa, adam kadına bir şey vermeyecektir.

    (1 gin, 8 gramdan biraz fazla,
    1 mana, 450 gram kadar.)

    ludingarra bu maddelerin altına şu notu eklemiş:
    "gördüğünüz gibi bundan hemen hemen iki yüz yıl önce evlenmelerin yazılı bir sözleşmeyle yasallaşması zorunluymuş; o günden beri de, bu kural devam ediyor. ama bir kadın, 'istediğim erkekle istediğim gibi yaşayacağım, ayrılma parası falan istemiyorum' derse ona kimse karışamaz. bir de evliliklerde kadının kız olması, ona bir üstünlük getiriyor. şimdi de öyle."

    ayrıca, "belediye başkanının başına gelenler." isimli hikayenin yazıldığı tablet, sultantepe'de yapılan bir kazıda iö. 8. yüzyılda yaşamış bir rahibin arşivinde bulunmuş. buradan hareketle, sümerler'den 1000 yıl sonra bu hikayenin devam ettiğini, edebi eser olarak okunduğunu görüyoruz. ludingarra'nın, annesi için yazdığı şiir de, yazılışından 500 yıl sonra, sümerlerin tümüyle ortadan kalkmış olduğu bir zamanda, anadolu'da yaşayan hititler ve suriye'de bulunan ugaritler, bu şiiri edebi bir yapıt olarak ülkelerine getirtip kendi dillerine çevirisini yapmışlar ve kütüphanelerinde korumuşlardır. oralarda yapılan kazılarda bunlar bulunmuş.

    (bkz: tarih /@lonelycowboy)
    (bkz: sözlük yazarlarının okuduğu kitaplar /@lonelycowboy)
5 entry daha