şükela:  tümü | bugün
  • uyusukca davranan, miskin..
  • "sümsüğü yedin mi oturursun" cümlesindeki yumruk(aslında sırf yumrukla sınırlamak yanlış, darbe) çeşidi
  • (bkz: totos) (bkz: amsalak) .
  • annemin erkek arkadaşlarımı* beğenmeme durumunda, onlar* hakkında yaptığı yorumlardan biri *
  • sümsüğü ense köküne ekleştirmek formunda dallanıp budaklanmalarına da rastladığım kelime.
  • "sümsük" gibi yazılanı uyuşuk anlamına geliyor, tamam, ancak bir de "sumsuk" şeklinde yazılan var ki gerçekten de "yumruk" manasına geldiğini düşünüyorum. kaç yıl önce bir orta anadolu'lu matrak bir iş arkadaşımın "sumsuğu kodum muydu..." diye başlayan ve çeşitli ifadelerle devam eden cümleleri aklıma geldikçe... komik adammış vesselam.
  • anteplice'de kullanilan bir kelimedir, yumruk anlami ile..
  • yaz vakti antalyada öğlen gibin sokaklarda dolaşan insanların hal ve gidiş hattı
  • latincesi morus bassanus, ingilizcesi gannet olan sümsük kusları cok iyi birer dalıcıdır. kanatlarını cırparak veya süzülerek uctukları 30 metre kadar yükseklikten gözlerine kestirdikleri balıkları avlamak için kanatlarını kapatır, ok gibi dimdik suya dalar. ilıman ve sıcak bölgelerde yasarlar,zamanlarını büyük ölçüde denizlerde geçirirler.kıyılarda veya adalarda koloniler halinde ürerler. yuvalarını yosunlar ve çamurdan yaparlar. kuzey yarıkürede yaşayan sümsük kuşları bir, güney yarıkürede yaşayanlarsa iki yumurta bırakırlar. iki aylık olduklarında erişkinlerin yalnız bıraktığı yavrular açlık hissiyle av bulmaya çıkar ve çoğu kez yuvalarından çıktıklarında hemen uçmaya başlarlar.