şükela:  tümü | bugün
  • all about jazz dergisinin gelmiş geçmiş en iyi live jazz albümü olarak nitelendirdiği kayıttır.
    1961, bill evans
    http://www.allaboutjazz.com/…p/article.php?id=18619
  • gece. haziran 25, 1961.

    kuru ve sıcak bir gün, village vanguard kalabalık. az sonra hayatlarının en büyük zevkini tadacağının farkında bile olmayan çoğu cazsever orada. piyanoda 32 yaşında, kariyerinin altın basamaklarındaki bill evans; kontrbassta on gün sonra bir trafik kazasında ansızın bu dünyayı terk edecek, henüz 25 yaşındaki scott lafaro ve davulda unutulmayan sidemanlerden paul motian.

    gloria's step'le başlar albüm. ilk ok insanın kalbinin sol ventrikülünden girdiği için o pazar gününe, village vanguard'a gitmiş olursunuz. my man's gone now ve solar'la sizi dingin kılar. ancak bunların sizi bir sonraki leziz parça, alice in wonderland'e hazırlıyor olduğunu dinlerken anlarsınız. jade visions ve all of you gibi mükemmel parçalarla kapanan albüm, allaboutjazz.com'a göre tüm zamanların en iyi canlı caz albümü seçilmiş olup; bu ödülü almakta tamamen haklıdır.
  • birçoklarınca tüm zamanların en iyi caz albümü olarak nitelendirilen 1961 tarihli bill evans albümü. 25 haziran 1961 tarihinde (bir pazar günü) new york city'de village vanguard'da kaydedilen albüme bu nedenle böyle bir isim verilmiştir. orrin keepnews'ün yapımcılığında ve evans'ın yanında scott lafaro (bass) ve paul motian (davul) eşliğinde kaydedilen albüm buradan dinlenilebilir; https://www.youtube.com/watch?v=gz_rzzusz90

    wiki - https://en.wikipedia.org/…y_at_the_village_vanguard
  • bir gün oturur uzun uzun bir şeyler yazarım bu albüm için. ama şunu söyleyebilirim ki, sadece en iyi live albüm değil, dünya üzerindeki en iyi albüm de olabilir 56 yıl evvel kaydedilmiş olan bu kayıt.

    bu görüşüm ileride değişebilir -ki bu çok olası ve normal-, 31 yıllık ömrü hayatımda dinlediğim en iyi jazz albümü sunday at the village vanguard. 56 yıl önce o caz barda bu kayıt alınırken, bu ana canlı şahit olan insanlar var mesela. bill evans'ı en efsane haliyle, en olması gereken trio'suyla canlı canlı izleyen insanlar... alkış falan yapıyorlar şarkı sonlarında, ya da -kayıtta da duyuluyor- birbirleriyle konuşup, kadeh tokuşturup, yer yer öksürüyorlar arada. bu albümü tarif etmek ne kadar zorsa, o insanların varlığını da -en azından şans kavramı açısından- açıklamak dile denk düşmüyor. sanıyorum tanrı, bir gecelik de olsa 'cennetimi görün' diye buyurmuş. zira o akşam orada olsaydım, aklımdan geçecek olan fikir o olurdu: 'cennette miyim?..'