şükela:  tümü | bugün
  • http://www.brismilah.com/guide2.htm adresinden görülebilecek operasyon.
    (bkz: brit mila)
  • kasilen parçanın pilava karıştırılması gereken olay. *
  • perihan magden bir yazisinda konuyla ilgili su tespitlerde bulunmusur.

    türkler ya tam 'latency' öncesi kritik zamanda ya da oğlan çocuklar en bilinçsiz bilinçsiz pipisiyle filan delice meşgul iken, anasına âşık/babasına 'rakip kesici adam' gözüyle bakmakta/ rüyasında annesi ile yatmakta, yani oğlancıklar 3-4-5 yaşlarında iken sünnet etmekteler çocuğu. en bahtsız zamanlamalarla.
    bir kere 'preteen' dediğimiz: latanlık bitmiş devrilmiş, çocuk tam yeniyetmeliğin azgın sularına küçücük ceviz kabuğu sandalıyla açılmak üzre, vücudu vücut değil, sesi ses, tipi tip, hiçbir şeyi hiçbir şey değil: ne et ne balık/ne çocuk ne büyük/ne olmuş ne olmamış -böyle en gariban, en kırılgan zamanlarında çocuğun; buyrun sünnet merasimine!
    şimdi biri sizin burnunuzun ucundan bir parça kesilecek diye tuttursa ya da kulağınızın işinize yaramayan bir kısmı, yahu çocuk üç-dört yaşlarındayken, bilinçsiz bir kuş, hoplayan bir tavşan, sünnetin ne denli travmatize edici olabileceğini düşünün hele bir! küçücük oğlanlara.
    on bir yaş sularında da öyle: tam penisiyle yakın ve ciddi bir alaka tesis etti edecek, aklı öyle havalarda civalarda; birden buyrun bakalım evladım geçir şehzade kılıklarını üstüne, ilgilenmeye başladığın o şeyden bir parça koparıp atalım çöpe! biz işte adamın ilgisini hisseder, cezasını da öyle keseriz!
    yahudilerin yaptığı gibi; bebek sıfır bilinçteyken, doğduğu haftanın içinde, hastanede filan, öyle pipisinden bir kısma toplum tarafından el konulduğunu davullarla zurnalarla duyurmaksızın gerçekleştirilse bu hadise; çok daha sağlıklı, risksiz ve o çocuğu budamaya yönelik değil de -olmaz mıydı yani? burda çok kritik çok tehlikeli, riskli, iğdiş edici, kol kanat kırıcı bir zamanlama ısrarıyla karşı karşıya değil miyiz peki??
    tabii belki de küçük yaşta: "nasıl önünle oynadın kestik birazını; çok konuşursan da dilini keseriz senin," mesajı muştulanmakta. kritik zamanlamayla amaçlanan tam da, bu. biat toplumu.
    11 kasım 2004
  • olunmasa da birşeyin değişmediği belirtildiği halde, pek bi geleneklerine bağlı olan evcimen müslüman kızlarımızın (bkz: evlenmeden olmaz) sünnet olmamış delikanlıları, penislerine yönelik bu müdahaleyi gerçekleştirtmedikçe yataklarına kabul etmedikleri toplumsal olgu.

    bu satırların yazarı, internette sünnet olmamış müslüman erkeklerle ilgili epeyi bir tarama yapmışsa da bir şey bulamamıştır. sünnetin, genellikle çocukken, islami bir erginleme ritüeli olarak gerçekleştirildiği dikkate alındığında, ileride dinle filan ilgilenmemeyi seçen -ama sünnet edilmiş- delikanlıların hali insanı düşündürüyor.

    sünnetin bir de farklı kültürlerdeki formları var ki evlere şenlik. örneğin melanezya'da penise yönelik alt-kesi, üst-kesi uygulamaları, penisin delinmesi ya da çizilmesi... hep sünnet kapsamında... sünnetin -tıbbi nedenler sayılmayacak olursa- asıl amacı erkekleri erginlemek, yani yetişkin erkekler olarak kabul edilmelerini sağlamak -gerisi boş...
  • hem ilişki sırasında kadını cinsel açıdan uyarmaya hem de boşalma sonrasında meninin vajina içinde kalmasına yardımcı olan* önemli bir organın kaybı.

    korunması gereken penis başını sürekli kumaşla sürtünmeye mahkum etme yoluyla erkeğin hissizleştirilmesi.

    ayrıca ereksiyon halindeki penis boyunun da bir miktar kısalmasına sebep olan operasyon.

    soru:

    insanı allah tasarladıysa neden sünnet derisini koydu?

    yok eğer doğa karmaşık bir evrim sonucunda bunu geliştirdiyse neden kesip atıyoruz?

    yok efendim bilmemne kanserini önlüyormuş. saçmalık. sanki ilk kesenler* kanserden haberdardı. minareyi çalanın kılıfını uydurmasından başka bir şey değil bu kanser hikayesi. o zaman prostatı da erken yaşta kesip atalım, onun da kanseri var ve yakalanma riskimiz milyon kat daha fazla. her organın kanseri var, akıllı olun.
  • sünnet, sünnet derisi denilen ve kesinlikle penisin ucunda olmayan, * penisin bas kismina yakin derinin kesilerek, bu bölgedeki derinin inceltilmesi islemidir. peki neden yapilir bu islem, tamamen erkegin erken bosalmasi için. çünkü bu bölge sinirlerin en yogunlastigi bölgedir.

    sevismenin sadece çocuk yapmak amaçli oldugu düsünülürse sünnet isi kolaylastirmaktir. toplumsal açidan sünnet er kisinin isini çabuk bitirip baska seylere konsantre olmasini saglayarak verimliligi arttirir *.
    ayni sekilde kadinlarda sünnet, kadini evinin isleriyle ugrasmaya böyle cinsellik falan düsünmemeye itmektedir.

    neden cinsellikten zevk almak engellenmeye çalisiliyor? tabi ki daha çok çalisip, topluma daha fazla hizmet edebilmek için, toplumdaki yerimizi bilmemiz için, çünkü her insandaki ilkel duygular bir.

    insanlar dini bagnazliklarini kaybettikçe bunu baska seylere bagladilar. kimse sünnetin gerçekten gerekli olup olmadigini düsünmüyor. gelenek haline geldi. bir de dügün falan. herkes biliyor ya senin çocugunu kestirip kestirmedigini. bir gün kesin sorarlar sünnet ne zaman diye. üzerinde toplumsal baski da var. tam bir toplum kurali olmus.

    bir de sünnet olan çocuga artik erkek oldun deniyor. ne demek erkek olmak. bes dakkada besiktas erkeklik ispati mi? hem sen git çocugunun velisi olarak, onun hiçbir seye karar veremeyecegi yasta, aklina yok sen erkek olacaksin, dini vecibe bu gibi seyler sokarak bir parçasini kes at. daha sonra da temizlik için gerekli de. ne yani dünyanin 2/3'ü pis mi.

    bir gün gelecek hepimiz baliklar gibi çiftlesecegiz.
  • (bkz: travma)
    aşağıdaki soruları akla getiren operasyon.

    - neden musevilik ve islamiyet ile bağdaşır?
    - demek ki işin içinde din, inanç var ise bir yaptırım da vardır da bu nedir?
    - yaratan buraya bunu koyduysa bir nedeni vardır o zaman bunu kesmek niye?
    - din dışında insanlara bu operasyonun gerekçesini doğrulatmak için; neden insanların en hassas olduğu sağlık neden olarak seçilmiştir?
    - neden museviler hemen, müslümanlar belli bir yaş aralığında yapar?
    - neden bazı insanlar din ile bağımsız olarak bu operasyonu erkek çocuklarına yaşatır?

    bu işte bir iş var ama çözemedim...
    bence birileri erkeklerin cinselliği ile oynuyor ama neden?

    bazı toplumlarda vahşice kadınlara uygulanması; kadının cinsellikten nefret etmesine yol açıyor;
    peki bu durum bu operasyonu geçiren erkekte ne travma yaratıyor?

    ne yaşta yapılır ise yapılsın bu bir travmadır....
  • eğer sünnet derisi dar ve penis başına yapışmışsa, oldukça zor geçen * ve muhakkak bir cerraha yaptırılması gereken operasyon.
    kişi bir gün * kandırılarak bir doktora götürülür. muayenehanede birazdan sünnet olunacağı dehşetle öğrenilir. neyse ağlamaklı bir 5 daikadan sonra razı olunur. ameliyat masasına yatılır. ortası delik yeşil steril örtüler serilir. penisin uyuşması için morfin iğneleri yapılır. acı dolu üç iğneden sonra * doktor pensle deriyi tuttuğunda: aaah!! operatör doktor artık söylenmeye başlamıştır. "ben fıtık ameliyatına bu kadar morfin kullanıyorum. neden uyuşmadı bu şey?" diye. sonra dördüncü iğneyi yapar. iki dakika sonra tekrar tutar. "bunu hissediyor musun?" "neyi?" neyse operasyon başlar. doktor yaklaşık yarım saat boyunca kan ter içinde mukozaya yapışıp kaynaşmış deriyi mukozadan ayırmaya uğraşır. neyse sonuçta kat kat * bandajlar eve gönderir. pansuman için eczanede yaptırılan "sarı su" diye bişey yazar. 3 hafta boyunca evde bununla pansuman yapılır. mikrop kapar antibiyotik kullanılır. atılan dikişlerin erimeleri beklenir. "allaam ben neden herşeyi zor yoldan yapmak zorundayım" diye hayıflanılır. budur
    (bkz: sevgili günlük)
  • kitaplarda adı "türkiye'de çağdaş cerrahinin kurucusu" olarak geçen cemil topuzlu'nun (1868 - 1958) 30 kasım 1934'te "türkiye tıp encümeni"ne okuduğu bildiri; başlığı "sünnet lüzumlu mudur?"

    *

    pekâlâ biliyoruz ki, bugün biz müslümanlar şu iptidai âdeti sırf din için sürdürüyoruz. en garibi de, pek çok insan, sünnetin dinimizce farz olduğunu ve sünnet olunmaz ise müslüman olamayacağını zanneder. halbuki peygamberimiz sünneti farz yapmadığı, yani kati surette emretmediği gibi kendisi de sünnet olmamıştır. şu asırda bu gayet gülünç ve iptidai operasyonun hiçbir değeri, hiçbir yeri olmamalıdır.
    herkes kendi dininde serbesttir. ancak kendisini müdafaadan aciz ve hiçbirşeyden haberi olmayan birtakım küçük çocukları yakalayıp aldatarak, din uğrunda mühim bir uzvundan mahrum ve bazen de sakat [bırakıp] günlerce, aylarca ıstıraplara ve ölüm tehlikelerine bile maruz bırakmak doğru mudur? on sekiz yaşını geçtikten sonra arzu eden bir erkek sünnet edilmesini isteyebilir; ve sünnet olsun buna hiçbir itirazım yok. ancak masum çocuklara din perdesi altında ıstırap çektirmemeli. on sekiz yaşına kadar hiçbir çocuğa sünnet ameliyesi yapılmasına müsaade etmemeli.
    güya sünnetin temizlik bakımından faydası varmış. günde bir defa ve birkaç saniye sürecek olan temizleme işini yapmayıp da cinsel organın mühim bir parçasını kesip attırmakta hiçbir mantık yoktur. el ve ayaktaki tırnakları her gün temizlememek ve ara sıra kesmemek için tekmil tırnakları kökünden söküp mü çıkarırız?
    sünnetin fimosis ve buna benzer hastalıkların önüne geçeceği iddiasına gelince; bu gibi hastalıklara nadiren tesadüf olunur. tedavi ile geçeceği gibi, icap ederse vaktinde lazım gelen ameliyat ağrısız yapılır. lakin binde bir kişide tesadüf olunan bu hastalıklar için bütün müslüman çocukların mühim bir uzuvlarını hayatları bahasına ve din uğruna kestirmekte mana nedir? din telkini olmaksızın düşünelim. sünnet olmamış on bin kişide birinin fimosise müptela olabileceğini ileri sürerek bütün erkek çocukları sünnet ettirmeyi [teklif etmenin] ileride apandisit hastalığına uğramasın diye bütün insanların doğduktan sonra apandisini çıkarmayı teklif etmekten ne farkı var? çocuklarda sünnetin zararlı olmadığını iddia edenler de var [ama] günlerce yaraları kapanmayarak ıstırap çekenlere, sakat kalanlara, hatta ölenlere bile tesadüf olunuyor. hele sünnetten sonra sinir hastalıklarına tutulan çocuklar pek çoktur. bu gibi hastalıklar ekseriya biçare yavrunun şiddetli heyecan geçirmesinden ve pek çok korkmasından ileri geliyor. memleketimizde sünnet hakkında henüz resmi bir istatistik tutulmamış olduğundan, ölen, sakat kalan ve sinir hastalıklarına tutulan çocukların doğru bir surette sayısını bilemiyoruz. bunun tetkikini sağlık bakanlığı'ndan bekleriz.
    arkadaşlar,
    din için yapılan şu sünnet ameliyesinin asla faydası olmayıp, bilakis kötülüğü ve tehlikesi aşikâr bulunduğunu tasdik edeceğinizden şüphem yoktur. sünnet ameliyesinin müslümanlık dininde farz olmadığına; pek iptidai ve tehlikeli bir âdet olduğuna; on sekiz yaşından evvel çocukların asla sünnet ettirilmemesi ve bu yaştan evvel sünnet ettiren ve sünnet ameliyesi yapan kişilerin cezalandırılmasına dair bir kanun tasarısı hazırlayıp, sünnet mevsimi olan ilkbahardan evvel büyük millet meclisi'ne gönderilmesini isteyelim.