şükela:  tümü | bugün
  • nil gün'ün sünnetle ilgili yalanlar ve gerçekler adlı kitabının arka kapağındaki slogan niteliğinde söz.
  • (bkz: fimozis)
  • sünnetin zararından bağımısız olarak -ki dolu zararları vardır anlatılmış zaten- etik dışılığını anlatan bir cümle.

    yani isterse sünnet dünyanın en faydaoperasyonu olsun, sizin çocuğunuz henüz daha karar veremeyecek yaştayken onun vücut bütünlüğünü bu şekilde bozacak bir karar alma hakkınız yoktur. siz "ibrahim a se den beri herkezin sikini kesiyolar aa" diyen bir ahmaksınız diye başkasının -hele yetişkin olmayan bir başkasının- kendi oğlunuz olsa bile vücut bütünlüğüne karışma, ona gelecekte geri döndürülemeyecek bir hasar verme hakkına sahip değilsiniz. olay bu.
  • bundan bahsedenlere salak denince kesilen parça geri uzuyormuş, öyle duydum.

    bilimsel kanıt falan napıcaksınız allahın işine karışmayın.
  • önceden kimse uyarmadığı için etik metik skip attık biz.

    kesilen sünnet dersini yerine taktırmak kaç para ki. bir de onu anneannemin bahçesinde gömülü olduğu yerden çıkarmak lazım. oof off. zor iş bu doğa etik işleri falan.
  • bir müslüman olarak gerçekten katıldığım cümle. sünnet büyük bir zulümdür. ne yazık ki ben de küçükken bütün gayretime rağmen zorla sünnet edilmiş bir erkeğim. bu gelenek dinleştirilmiş, sonradan dine sokulmuştur. müslüman ebeveynlere ''çocuğunuza zulüm etmeyin'' diyorum. sünnet en açık şekli ile ''günahtır, zulümdür, yazıktır''. allah sünnet ile ilgili bir şey bildirmemiştir.
  • böyle bir durumdan bahsedilemez. sünnet ile din arasında hiç bir bağlantı kurmadan salt tıbbi yönden olaya bakılmalıdır. sünnet'in faydaları ile ilgili bir çok tıbbi veri vardır ve bunlar dogmatik şeyler degil, kanıta dayalı tıbbın parçalarıdır. tabi ki her tıbbi girişimde olduğu gibi sünnette de meydana gelebilecek komplikasyonlar veya doktor hataları vardır. zaten kişinin karşılaşabileceği bu gibi durumlar tıbbi işlem yapılmadan önce kendisine veya ailesine anlatılarak kendilerinin rızası alınır*.
    sünnetin faydalarından sadece bir tanesinden bahsedecek olursak; tüm dünya da kadınlarda ikinci sıklıkta görülen kanser olan serviks kanseri'nin ülkemizde dünya geneline göre çok daha az oranda görülmesinin ana sebeplerinden biri türk erkeklerinin çok büyük oranda sünnetli olmalarıdır. bunun sebebi ise serviks kanserinin yüzde yüz etkeni olan insan papilloma virusu'nun* sünnetsiz olan penis başında kendisinin üremesine ve konaklamasına çok uygun bir ortam bulup üremisidir, böylelikle erkeğin cinsel partnerine bu virusu bulaştırmasının şansı çok çok daha fazla oluyor.

    edit: bu bilgiler cami imamının vesveseleri değil, tıbbi literatürde geçen kanıtlanmış bilimsel gerçekler olmasına rağmen zamanın ötesine yollayan arkadaşlara teşekkür ederim.
  • tıp etiğine aykırı olup olmadığını bilemediğim, ancak şunu da sormadan edemediğim iddia; peki o zaman benim tanıdığım birçok alman, hollandalı ve fransız, üstelik de hıristiyan olmalarına rağmen, neden sünnetli? ve sivil polis olan alman komşumuz neden 30'undan sonra sünnet oldu?

    vallahi de meraktan soruyorum.