şükela:  tümü | bugün soru sor
  • dünyanın en iyi ilaç firmasından gelen, kocaman egolu, "küçük dağları biz yarattık, ehe" havasındaki yetkili abilere yapılan grup sunumları bittikten sonra içlerinden birinin, "evet arkadaşlar, bugün mükemmel bir iş çıkardınız, hepinizden bir şeyler öğrendik, çok çalışmışsınız, hepinizi teker teker kutluyoruz ve çok teşekkür ediyoruz" demecinden sonra insana "hadi len, asıl biz yarattık o dağları" hissiyatını yükleyen, sanki çok büyük bir iş yapmışçasına gurur duyduran, günlerin stresini anında silip ferahlatan, gergin ve bir o kadar da heyecan verici eylem.

    bu da bitti sözlük, çok mesudum!
  • ne olduğunu bilmem ama yansı olarak paragraf yansıtıp okumak olmadığı kesin olan şey.
  • arka sıralardan devamlı laf sokan buna karşın herkese karşı dut yemiş bülbül gibi iseniz iğrenç bişi.
  • adrenalin yüklü aktivite.

    az veya çok herkes heyecanlanır. topun ağzına girdikten sonra bu heyecan uçar gider genellikle. kürsüdeki ilk kelimeden sonra gerisi gelir.
  • vücut ısısını düşürme, elleri titretme, mide bulandırma gibi çok yönlü yan etkileri olabilen; göründüğü kadar kolay olmayan bir eylem.

    sunum yaparken olabilecek aksilikleri geçin, sunum sırasında gereksiz soru soran göt çocukları da ayrı bir dert.

    jesus help me!
  • heyecandan dolayı sikin kalkmaması gerekir. bu durum izleyiciler tarafından saygısızlık olarak addedilebilir.
  • ilk başlarda bana soru soran hocama "öyle olduğunu hiç sanmıyorum" diye bütün ukalalığımla cevap vermeme neden olan bir gerginliğe sebep olmuştur bünyemde. sunum sırasında ben, ben olmaktan çıkıyordum resmen ve beynim benden bağımsız olarak çalışıyordu. neyse ki zamanla bu gerginlik yerini ufak tefek dil sürçmelerine bırakmaktadır.
  • prezi denen güzelliği keşfettiğimden beri acayip çok seviyorum. hem hazırlamayı hem sunmayı. öyle neşeli.
  • topluluk karşısında konuşmakta zorlanan benim gibi kişiler için çin işkencesinin bir tık altıdır efenim.
  • iki yıl aradan sonra ilk kez yarın bir tane, haftaya iki tane ve ondan sonraki hafta da bir tane olmak üzere toplamda dört tane yapacağım şey...normalde iki tanesini kasım ayında yapmam gerekiyordu ama lanet yüksek lisans böyle bir şey işte, her şey hocaların keyfine göre şekilleniyor...işin ilginci acayip derecede stres yaptım, bildiğin heyecanlanıyorum ya kitlenir de konuşamazsam ya da bildiklerimi anlatamazsam diye...her zaman yaşadığım öz güven patlamasının tam tersini yaşıyorum şuan...hayattan keyif alamıyorum o raddeye geldim...kaç haftadır oturduğum yerden kağıttan ya da slayttan okuyarak anlatanlara gülüyordum ama aynısı başıma gelecek galiba...

    sunum yapmak her koşulda zor bir şey bence...ne kadar rahat biri olursanız olun ya da konuya ne kadar hakim olursanız olun bir şekilde o istediğiniz, hayal ettiğiniz performansı yakalayamıyorsunuz...şu sunumları bir atlattığımı göreyim, bu ay hayırlısıyla bir bitsin ahan da şuradaki mustafa sandal danslarıyla bunu kutlayacağım...