şükela:  tümü | bugün
  • bir yunan fribot-taşımacılık şirketi. interrailciler ve gurbetciler çok iyi bilir. 65 euroluk guvertede 6 euroluk vergiyi vererek patrastan bariyee, bariden patrasa geçmenizi sağlayan süper konforlu, yüzme havuzlu, casinolu, sinemalı, diskolu feribot. tek sorunu küçük kubur delikli tuvaletleri. tuvaletten çıkarken bekleyenlere "eeee, i think it is blocked, ee it doen't work properly" demek caizdir. ayrıya avrupanın dört yanında faal bir şirkettir. iskandinav ülkeleri, almanya, fransa ve ingiltere aransında da taşımacılık yapar.
  • sadece yunanistan ve cevresinde degil baltik denizi'nde de faaliyet gosteren denizcilik firmasidir.
    http://www.superfast.com/
  • bu yunan feribot sirketinin patras - bari seferi bi interrail seyahatinin yolda gecen kisminin en sahane bölümünü teskil eder. neden?
    cünkü denizi koklaya koklaya güvertede bi sezlonga uzanip sarab icip peynir yiyip, gecenin bi vakti püfür püfür rüzgar eserken yildizlari seyretmenize imkan verir. bunlari yaparken bi yandan da envai cesit memleketten kültürden insanlarla kumkuma olma sansi verir. büyük ihtimal interrail bileti üzerine bu feribotun couchette li tarifesinden secip yola verecek ekstra paraniz olmadigindan ayni sezlongda uyuma, eger üsürseniz couchette li kameralara sinsince sizma, bi müddet kestirdikten sonra görevli tarafindan kovulma olanagi da verir. essek gibi bir gazinosu, bir sinemasi, bir adet bi zamanlar taksim meydaninda kücük cocuklarin beyaz slip külotlariyla yüzdükleri havuzu andiran havuzu da vardir. güverte de uyurken üsüyecekler icin bu sinema salonu uyumak adina güzel bi alternatifdir. freeshopunda bi karton camel 12 euro gayet klas chiraz cabarnett saraplar 3-5 euro dolaylarindadir. bu kadar güzelliginin yanisira rahat rahat sicmak icin poponun her lobunun bi portakaldan daha büyük olmamasi gerekliligi olan (sigma manasinda degil deligi tutturma manasinda) tuvaletleri de bu feribotlarin dandiklik ögesini olustururlar.
  • italyadan yunanistana giderken ki bu 22 saat sürmüştü, güvertede yatıp gecenin ayazında tir tir titreyerek uyandığınız interrailcilere sümüklü böcek muamelesi yapan bir tabak yemeğe - ama sağlam yemekti - 25 euro verdiğimiz o koskoca lüks geminin parasız olduğumuz için hemen hemen hiçbir nimetinden faydalanamadığımız taşımacılık olayı. he bide interrailcilerden sadece fiyatın kdv sini alıyolardı 5-10 euro bişeydi iki sene önce.
  • 2009 yazı itibariyle interrailcı gençler, biletlerini yanlış hatırlamıyorsam atina'da ya da başka bir şehirde bulununan superfast ferries acentesinden alırlarsa 26 euro, patras'ta limandan alırlarsa 36 euro gibi bir rakam ödüyorlar. geçen yıllara göre oluşan bu yüksek fark "high season" adı altında temmuz ve ağustos aylarında geçirilmesinden kaynaklanıyor.

    burada yazanları okuduktan sonra 2 farklı gemi olduğunu farkettim. çünkü bizim bindiğimiz gemide ne havuz vardı, ne şezlong vardı ne de freeshop vardı arkadaş. paso tır doluydu bizim gemi,ayrıca bir sürü hatay plakalı* tır vardı.

    bu feribotlara ya da gemilere binecek arkadaşlara tavsiyelerim ise;

    -bir kere erken gidin yer kapın. gidin lobide yer kapın, gidin katlara çıkarken kullanılan merdiven köşelerine havlu atın. hayır hiç bir görevli uyarmayacaktır sizi. güverte yoktu bizim bindiğimiz gemide, ayrıca yağmur yağıyordu.

    -patras'tan kendinize bir lokma yiyecek ekmek, nutella almadıysanız vay sizin halinize, yemeğe 20 euro bayılmak zorundasınız.

    -biletinizi patras'tan değilde başka bir yerden aldıysanız, eşekler gibi yürüyüp limanda bir yerlerde check-in yaptırmanız gerekiyor.
  • adı gibi hızlı olmayan feribot şirketi. haritadan bakınca bir kaç saatlik gözüken yol 16 saat sürüyor. tabi bu kadar uzun süren yolculuk yeni arkadaşlıklar kurmak için ideal. söyleyebileceğim tek şey bir kaç gün önceden rezervasyon yaptırmanız aksi taktirde son 15 dakikaya kadar stres içinde bekleyebilirsiniz. ancak o zaman gelmeyen olursa bilet veriyorlar.
  • zamanında ıtalya (bkz: ancona)'dan yunanistan (bkz: patras)'a yolculuk yaptıgım feribot şirketi, büyük, lüks ve olanakları çok bir gemiydi, şimdi aklıma gelip, keşke o günde olsaydım dediğim.