şükela:  tümü | bugün
  • merak edilendir. bir aralar ışık hızını da aşıyordu sanki.
  • superman'in yetenekleri maceradan maceraya farklılıklar gösterir. bir macerada sıradan treni durdurmakta güçlük çekerken başka bir macerada titanik büyüklüğünde gemiyi havada taşıyabilmektedir. hız konusunda da bu farklılık mevcuttur. bazen ışık hızında uçabilir ya da koşabilirken bazen ses hızına bile ulaşamaz. bir macerasında dünyanın çevresinde dönüş yönünün ters istikamette uçarak dünyanın da ters yönde dönmesini sağlayarak zamanı geri almışlığı bile vardır.
  • en son versiyon superman (dceu) yaklaşık olarak saniyede 55 mac (20000 m/ sn) hızla hareket ediyor.
  • mazda 3'ün bu hızı aşabileceğini iddia eden sözlükçüler de birazdan gelir.
  • flash'tan fazla değildir. flash, dc çizgi romanları içerisindeki en hızlı karakteridir. zamanı bükerek geçmişe bile gidebilir. o kadar hızlıdır.

    birçok seri içerisinde superman ile flash hızları karşılaştırma konusu olmuş, superman flash karşısında üstün olamamıştır. ya beraberlik olmuş, ya da flash geçmiştir. superman ışık hızını geçemez. ses hızını da rahatlıkla aşar.

    ışığı görmek, ışıktan hızlı olunduğu anlamına gelmez. sadece görme meziyeti yüzündendir.
  • ışık hızını aşıyor ki ilk filmde (1978) zamanı geri çeviriyordu.

    tanım: saçma sapan bir hız işte.

    edit: superman 3'te diye hatırlamışım, ilk filmmiş arkadaşlar uyardı.
  • karakterin yaratıldığı ilk zamanlarda oldukça düşük olan hızdır. zira ilk maceralarda uçma gibi bir yeteneği olmayan ve yalnızca çok yükseğe sıçrayabilen superman, dünya genelinde uçak kullanımının yaygınlaşması ve artık sıradan -süper kahraman olmayan- insanların dahi rahatça uçabiliyor olması sebebiyle uçma yetisi olan bir karaktere evrilmiştir.
  • o pelerinini çıkarmadığı sürece sürtünmedeki düşümden dolayı hep kendinin bir tık altında kalacaktır.

    o değil, pelerin o hıza nasıl dayanır arkadaşım? ilmeği çok sağlam demekki.
  • istediği hıza çıksın tsi motordan daha az yakamaz
  • superman'ın çizgi romanı ilk yapıldığında kendisi bugün taşıdığı özellikleri taşımıyordu.
    zaman içinde insanlık geliştikçe o üst insanın da gelişmesi ve daima insanlığın bir adım önünde olması gerektiğinden, limitleri sürekli zorlayarak gelişti.
    bilimkurgu edebiyatının, çizgi romanların özelliği insanlığın düşlediği evrenin sınırlarını aşan yaratıklar bulundurması, olayların tahayyülün ötesine taşınması için gerekli evreni vermesiydi.

    superman yaşadıkça dünyada var olan tüm sorunları çözebilecek güçte, dünyadaki etik kuralara bağlılığın da sınırladığı zayıflıkta olacak. bu onu bir trajik kahraman yapan şey. o iki olumlu değer arasında kalacak sürekli.
    merhametli olmayı, gücü yalnızca iyilik için kullanmayı ve kadere müdahale etmemeyi öğrenecek. (çizgi romanlarından bir bölümde kader tanrısı atropos tarafından kadere müdahale etmemesi konusunda uyarılmıştı.)
    güç ve sorumluluğun dengesini kuracak bu ölümlü yenilmezin bir mesih figürü olarak da var olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz.

    neyse, uzun uzun yazabilirdim ama mantığını kavradınız sanırım. superman'ın gücünün tek sınırı insanlığın hayal gücüdür.