şükela:  tümü | bugün soru sor
  • (bkz: superimpose)
  • amy lowell, hilda doolittle ve ezra pound gibi imajist şairlerin sıklıkla kullandıkları edebi sanat.
  • bir parçanın belirli yerlerinden 2 ye veya daha fazla parçaya ayrılarak hesaplama yapılabilmesini sağlayan kural, prensip.

    örneklemek gerekirse: bir kalemi ikiye bölüp her bir parçayı başka bir şeffaf kağıda çizip bölünen yerler denkleşecek şekilde üst üste koyduğumuzda kalemin bütününü görürüz. böylece kalemin bütününde yapamadığımız işlemleri ayrı ayrı iki parçasında yapabiliriz. genel olarak mantığı bu şekilde.
  • ing. superpozisyon. bir nesnenin ayni anda farkli iki yerde olma durumu.

    superposition ft. schrodinger's cat

    ayrica
    (bkz: schrödinger'in kedisi)
  • superpoze adıyla türkçeye çevrilmiş bir david walton romanı.

    adını daha önce duymadığım bir yazar. sanırım türkçede ilk kez bir eseri basılmış yazarımızın. genelde kolpa gençlik dizisi yayımlayan, arada bir başarılı eserleri türkçeye kazandırmaktan da geri durmayan bir yayınevi olan april'in bu kitabı basması güzel olmuş.

    kıitabın altbaşlığı: bir kuantum romanı. başlık bilimsel, konu bilimsel, gülüşler bilimsel, aksiyonu bile bilimsel. bu kadar bilimsellik taşan ama sürükleyici bir film izliyormuş tadı bırakan bu kitap, sırf bu yönüyle, yani sekiz yaşındaki bir çocuğa dahi "kuantum mekaniği"ni anlatabilme başarısıyla benzerlerinden ayrı bir yerde duruyor benim için.

    içinde bilim de kurgu da tadında bırakılmış, bu açıdan başarılı. içinde yine de bilimsel yanlışlar mevcut. ortalama fizik bilgisine sahip okur için keyifli; üst düzey fizikçileri sıkabilir.

    konuya gelirsek:

    bir bilim insanının, uzun yıllardır görüşmediği bir diğer meslektaşına ani bir ziyareti sonrası müthiş bir keşifte bulunduğunu anlatmasının akabinde gelişen sıra dışı olaylardan bahseder kitap. buradaki sıradışılık, hakikaten de olağanüstü boyutta. kuantum evrenine açılan kapıyı aralayan bir deney ve aynı kişinin aynı anda ve aynı mekanda iki kişi olması (iki ayrı kişi değil, iki "aynı" kişi) gibi enteresan olayların gelişmesi ve daha nice benzer veya ayrı olay..
  • tıpkı olasılıksız gibi, aman biraz bilimsel bir şeyler öğrendim, hadi bundan bir macera hikayesi çıkarayım düşüncesiyle uydurulmuş dandik bir kitap. mahkeme bölümleri direkt b-sınıfı courtroom drama'lardan apartılmış gibi. oraları okurken neredeyse yazar yerine ben utanıyorum.

    yüzde otuzunu okudum kitabın, yarım bırakmayayım diyorum ama her geçen gün daha azalıyor tahammülüm. elinize geçerse tenezzül etmeyin. film falan seyredin daha iyi.
  • kuantum bilgisayarı terminolojisinde qubitlerin aynı anda hem 0 ve 1 olma olasılığına sahip olması durumu.