şükela:  tümü | bugün
  • nedense her dinledigimde aklima yalova'yi ve kler'i getiren, grunge devrinin son demlerini oynatan nefis album.
  • (bkz: audioslave)
  • beraber seneleri devirdiğim, her baktığımda karşılıklı anlaşabildiğimizi hissettiğim sözlükkişisi,dostum.
  • her bunalıp dağıldığımda takıp eski günleri yadettiğim bağıra bağıra eşlik ettiğim albüm. sahip olduğum en değerli albüm benim için.
  • (bkz: başyapıt)
  • o kadar kotu bir kitapcigi vardir ki bu albumun, boyle bir basyapita o kitapcigi yapan eseoguluesegi bulup evire cevire dovesi gelir insanin.
  • hemen hemen tum sozlerin chris cornell'in yazdigi yuhbebilader albumu..
    boyle hatirasi mi olur insanin geride biraktigi.. al sana seattle marka kilometre tasi..

    01/ let me drown – 3:51
    02/ my wave (cornell, kim thayil) – 5:12
    03/ fell on black days – 4:42
    04/ mailman (matt cameron, cornell) – 4:25
    05/ superunknown (cornell, thayil) – 5:06
    06/ head down (ben shepherd) – 6:08
    07/ black hole sun – 5:18
    08/ spoonman – 4:06
    09/ limo wreck (cameron, cornell, thayil) – 5:47
    10/ the day i tried to live – 5:19
    11/ kickstand (cornell, thayil) – 1:34
    12/ fresh tendrils (cameron, cornell) – 4:16
    13/ 4th of july – 5:08
    14/ half (shepherd) – 2:14
    15/ like suicide – 7:01
    16/ she likes surprises – 3:17
  • soundgarden'ın en sağlam, en gaz şarkılarından birisi. her dinlediğimde sokağa çıkıp kalp krizi geçirene kadar koşmak, zıplamak, yerlerde yuvarlanmak geliyor içimden. hepten tırlattım galiba.
  • albümün rock tarihindeki en güzel yapıtları olması bir yana; şarkının akor geçişlerindeki muhteşemlik, kim thayil faktörü bir yana..

    dinlerken içim eriyor yeminlen. aldığım zevkin tebessüm olarak suratımı işgali, air drum sololarım, thayil triplerim senelerdir devam ediyor; bitecek gibi de görünmüyor.

    duacıyım.
  • klibi eski tip windows ekran koruyucusundan farksızdır: bok gibidir. black hole sun'daki kara delik imgesinden bile geridir. ancak tarihi dönemin koşullarına göre değerlendirmek lazım, elli bin defa söylendi lisede. 1994'te henüz windows 95'in peydah olmadığı bir dönem için gayet iyi, her halükarda bu kadar sikik ve şarkıdan kopuk bir animasyonun güzel olacağını düşünen sanat yönetmeni açısından rezalet. hiç mi öngöremedi teknolojinin gelişeceğini; bir gün bu kliple taşşak geçileceğini; hiç olmazsa bu eksiği iyi bir hikayeyle, içi doldurularak, belleklerde kültleştirerek bu eleştirinin önünün alınacağını.. mesela road rash. bok gibi grafikti, efektti diyoruz ama bir kültleşme söz konusu. başka bir soundgarden şarkısının, kickstand'in hafızalardaki yeri söz konusu. cidden salakmışsın sanat yönetmeni, yapımcı, executive herneboksan. bu güzellikte şarkıya kara lekeler sürdün. bir de bundan ekmek yemişsin. haram zıkkım olsun sana.

    (işte o video) http://www.youtube.com/watch?v=awdjrejkggg