şükela:  tümü | bugün
  • karanlıkta iki ceset ve smyrna cinayetleri gibi polisiye romanlarıyla tanıştığım izmirli yazar.

    şimdiye kadar okuduğum bu iki roman eski izmir'in büyüleyici atmosferi ve çok kültürlülüğüyle geçiyor.

    kalem gayet akıcı.

    izmir'in yangın öncesini merak edenlere...
  • dünya kitap dergisi'nin 2014 yılı ödüllerinde "altın sayfa yılın polisiye kitap ödülü"nü algan sezgintüredi ile paylaşan; simirna cinayetleri üçlemesini geçtiğimiz aylarda çıkarttığı "gölge" isimli roman ile nihayete erdiren üstattır. izmir'in, yangın öncesindeki dönemine dair çok akıcı kurguları var bu üçleme kapsamında...

    kitapları:

    karanlıkta iki ceset, simirna üçlemesi (düello - kabus - gölge), dedektif çırağı, thule büyücüsü, "2000'li yıllara doğru türkiye'nin önde gelen sorunlarına yaklaşımlar"
  • izmirli polisiye yazarı. hem kendisi izmirli, hem romanları.

    1890 - 1920 aralığında izmir'de geçer yazarın bugüne kadar yazdıkları.

    her ne kadar polisiye romanlar diye adlandırılmış olsa da, polisiye koşuşturmanın, katilin, ipucunun, cinayetin ikinci planda kaldığını görürsünüz bir defa romanların içine dalıverdiniz mi. nasıl ikinci planda kalmasın? dünyanın en büyüleyici, en çekici kentlerinden birinin güzelliğinin, çekiciliğinin zirve yapmış yıllarını zaman ve mekan edinmiş kendine bu romanlar. levanteni ile, rumu ile, türkü ile, ermenisi, yahudisi ile smyrna'yı yani.

    bir de güzel anlatır ki suphi varım o yılların smyrna'sını... roman sizi içine çekiverir, etraf üç boyutlu bir hal alır ve siz 100 yıl öncesinin izmir'inin arnavut kaldırımlı sokaklarını arşınlarken bulursunuz kendinizi. punta'dan belle vista'ya; oradan frenk sokağına, fasula meydanı'na; kordelya'ya, paradiso'ya...

    farkında olmadan kavrayıverirsiniz o günün izmir'ini sokak sokak, yerleşir kafanıza haritası.

    sonra bir gün atıvermiş bulursunuz kendinizi 2016'nın izmir'inin beton sokaklarına. geçmişin izlerini ararsınız, bulursunuz da. bulduğunuzda, onca kalabalığın içerisinde yalnız olduğunuzu bilirsiniz o güzelliğin farkına varırken. umarsızca yanınızdan, yüzyılların ufacık bir izinin yanından geçiverir kuru kalabalık. hınzırca gülümsersiniz, yüzyılların ölülerine göz kırparak. "görüyorum sizi" diye fısıldayıverirsiniz.

    artık izmir sizin için bir başka izmir'dir. daha da güzelleşir gözünüzde.

    böyle bir büyüye karşı koyabilir mi cinayetler, kanıtlar, polisler? elbet ikinci plana düşecek.

    ikinci plana düştüğü ölçüde, izmir'in yüzyıllarının kültürünün bir parçası olacak, onun içinde eriyecek ve ölümsüzleşecek varım'ın romanları.

    iyi ki yazmış, iyi ki yazıyor.