şükela:  tümü | bugün
  • en asil duyguların insanıdır.

    --- spoiler ---

    sıport dersen sport olur.
    saport dersen support olur.
    --- spoiler ---

    debe edit:

    bir arkadaşımın ios ve android platformlar için geliştirdiği basit bir oyunu var. (bkz: 100 square)
    indirin, paylaşın, destekleyin.

    ios link
    android link
  • konuşulan bölgeye göre aksanın değişebilmesi ile beraber, "sıport" , "sapport" , "suport" şeklinde telaffuz edilebilir.

    doğru telaffuz edemeyen insan sorulursa; neye göre? kime göre? diye sorarlar adama.

    zira "support" kelimesi en çok kullandığım, kullanırken de genellikle bağırdığım kelimelerden biridir.

    (bkz: dota 2)
  • nedense bu başlığa konu olmuştur.

    support kelimesinin doğru telaffuzunu anlatmak istiyorsun. git support başlığına yaz. doğru okuyamayanlara da giydir.

    yok illa başlık açacaksın. ozaman support kelimesinin telaffuzu diye açsana başlığı.

    bu konu için support kelimesini doğru telaffuz edemeyen insan diye başlık açmak nedir? sanki ülkemizde herkes mükemmel ingilizce konuşuyor da, böyle incelikli bi telaffuzu bilmemek, başlığa konu olacak kadar önemli. daha türkçe konuşmayı bilmiyoruz biz. ülkenin %90'ı da supportu doğru okuyamaz.
  • ben şapırt diycem, sana ne diyen insan da olabilir. her kuşu siktik bi leylek kaldı. ayrıca;

    (bkz: bitki yiye yiye bitkisel hayata girmek)
  • başlıktaki ifade şaibeli bir niyet ortaya koysa da bu vesileyle meraklısına birkaç tüyodan bahsedebilirsek ne ala.

    amerikada, ingilterede, avusturalyada ve (hint-avrupa ve bantu dil ailesine mensup milliyetlerin aksanları istisnai olmak üzere) resmi dili ingilizce olan tüm ülkerde, bu kelimenin başlık sahibinin ilk entry'de önerdiği şekilde telaffuz edilmesi beklenir. elbette zaman içinde yöresel diyalektler de oluşmuştur; ancak yabancı bir dili sonradan öğreniyorsak boğumlanma ediniminde onları değil, linguistiğin standart olarak belirlediği fonolojik açılımları referans kabul etmemiz gerekir. bu açıdan "saport" şeklindeki telaffuz, bizim halk arasında yaygınlaştırarak baskın hale getirdiğimiz hatalı bir telaffuzdur; tıpkı national kelimesini "neyşınıl" şeklinde hatalı telaffuz edişimiz gibi.

    support kelimesindeki ikinci ses schwa'dır, ilgili sesin nasıl çıkarıldığı konusunda buradan referans alabilirsiniz ama basitleştirmek için, bu kelimede schwa'nın türkçe'deki "ı" veya daha yaklaşık olarak "ıh" sesine benzer olduğunu söyleyerek anadildeki yakın bir ses üzerinden örnekleme yapabiliriz (schwa farklı kelimelerde farklı seslere denk gelen bir doğal ünlüdür).

    ilgili kelimenin fonetik alfabeye dökümü bu şekildedir. schwa'dan sonra vurguyu sonraki heceye kaydıracak şekilde kısa bir es verildiği zaman, bu kelimenin spor anlamındaki sport değil de, destek anlamındaki support olduğu inotasyondan rahatlıkla anlaşılacaktır. schwa'nın aynı sesi ifade ettiği diğer kelimelere "suppose, supply, campus, medium" örnek verilebilir. faaliyet olan spor ise böyle fonetiğe dökülür ki burada schwa veya es yoktur (ayrıca mümkün mertebe r harfi yutulur). bu kelime bizim dilimizde nasıl telaffuz ediliyorsa ingilizcede de tek bir seferde, bir ağız dolusu, durmaksamadan söylenir.

    kısaca,

    support : sıh-pout gibi,

    sport: spoot gibi okunur.
  • her bir ingilizce kelimenin tek bir okunusu oldugunu sanan ergen cikisidir. bir gun buyuyecek, gezecek gorecek ve boyle olmadigini tecrube edeceksin delikanli.
  • offff şu ingilizce konusunda eksik bilgiyle ahkam kesmeyi acilen bırakmamız lazım. şöyle bir şükela modunda baktım, entry debe'ye de girmiş. düzeltelim.

    support ve sport türkçe kulağı olan birine aynı gelir. çünkü bizde aspiration yoktur. kulağımızın eğitimden geçmeden ayırt etmesi pek mümkün değildir.

    support, spo:t diye okunur ve p aspirated'dır.
    sport, spo:t diye okunur ve p aspirated değildir.

    p, t ve k sesleri vurgulu hecede oldukları zaman aspirated olur. başına s geldiği durumlarda ise aspirated özelliklerini kaybederler.

    pill - spill
    till - still
    kill - skill
  • ağzını, dilini yamultarak ingiliz aksanı ile ingilizce konuşmak için kendini germesi gerekmediğini bilen insandır.

    her millet kendi ağız ve dil yapısına göre ingilizce konuşuyor. bizim kendini beğenmiş, ukala, ağzını, burnunu, dilini bükerek ingilizce konuştuğunu sanan zavallılar azıcık başka milletler nasıl ingilizce konuşuyor diye baksınlar.

    zaten ingilizce konuşma konusunda çok az olan cesaretimizi bu konuşmamızla dalga geçen bu ingiliz hayranları yüzünden hepten yitirdik. azıcık susun ya, tamam sen kıvrana kıvrana konuş, ama bırak insanların cesaretini kırmayı.
  • öncelikle (bkz: derdini sikeyim).

    sonralıkla neredeyse türkçeyle aynı süredir ingilizce konuşan (bkz: ben bebekliğimden beri ingilizce konuşuyorum ulan) hatta hayatında kazandığı toplam paranın %70'ini sözlü (simultane/ardıl) tercümeden elde eden bir insan olarak dünyanın her yerinden native speaker'larla günler, haftalar, aylar, yıllar geçirdiğim düşünülürse katılmadığım biraz cahilce önermedir.

    neden diye sorarsanız anadili ingilizce olmak üzere bunun hintlisi var, güney afrikalısı var, avustralyalısı var, ingilizi var, kansaslısı var new yorklusu var kanadalısı var. hepsi de kendi aksanlarınca senden benden doğru biliyor rahat ol. tutup da hintliye support öyle telaffuz edilmez yalnız cnm dersen adama gülerler.

    kursta, kolejde ilk karşına çıkan native öğretmenin söylediğini doğru sanarak bunu dikte etmek evvela kişinin dünyasının ne kadar küçük olduğunu gösterir. sen doğru sözcükleri seç, her kelimenin 3-4 yedeği aklında olsun, yerinde kullan da support telaffuzun aksana kaysın.

    ne kadar salak salak sorular bunlar ya. (bkz: kaç yaşındasın sen)

    edit: ayrıca sakinken sıport, sinirliyken üstüne basa basa saport dersin bu da aklında olsun.
    örn: are you seriously expecting us to (bkz: sapporç) you? cizıskırayst.