şükela:  tümü | bugün
  • beyinde parietal lobun bir parçasıdır.

    dilin algılanması ve işlenmesi ile ilgili olduğundan, içinde lezyon olması afaziye neden olabiliyor. bunun yanı sıra, dokunsal duyu verilerinin yorumlanmasında , bulunulan fiziksel alanın ve ekstremitelerin yerinin algılanmasında rol oynuyor. diğer insanların duruşlarını ve hareketlerini de tanımlamayla ilgili. yani "ayna nöron" sisteminin bir parçası. ayna nöronlar, gözlemcinin başka bir bireyin hareketini sanki gözlemci kendisi yapıyormuş gibi aktifleşen nöronlardır. bireyin iyi bir taklit yeteneğine sahip olması için önemlidirler. sağ supramarginal gyrus; aynı zamanda empati duygusunun ortaya çıkışında da inkar edilemez bir etkiye sahip. (şimdi az çok anlayabilirsiniz, insanları güldürmek adına istedikleri tipe bürünebilen bo burnham, tim minchin ve george carlin gibi kaliteli komedyenlerin neden toplumsal problemlere değinmeden rahat edemediklerini)

    dil, empati ve açık görüşlülük arasında yadsınamaz bir bağ olduğunu zaten biliyoruz. daha çok dil bilen insanların, aynı zamanda daha açık görüşlü ve hoşgörülü olduklarını defalarca haberlerde ( 1, 2, 3) okumuşuzdur. durun, haber sitelerinden link verdiğim için hemen vurmayın; bu öyle bildiğiniz "kuantum düşünce tekniği" tarzındaki pseudoscience safsatalarından değil.

    the journal of neuroscience'da konuya ilişkin hoş bir makale buldum. makalelerine; insanların, dış dünyayı algılamak için benliği bir referans noktası olarak kullanma eğiliminde olduklarını dile getirerek başlamışlar. buradan yola çıkarak benliği korumaya yönelik dürtüler ile empatik dürtülerinin baskınlığının nelere göre belirlendiğini görsel ve dokunsal bir paradigma geliştirerek incelemişler, güzel de olmuş.