şükela:  tümü | bugün
  • ingilizce sustainable kelimesinin karsiligi olarak genel kabul gormusse de; egreti durur, tercume kokar bi tuhaf laftir.
  • bu kelimeyi duyduğum zaman direk 'çevre' aklıma geliyor.biyolojik çeşitliliğin ve ekosistem hizmetlerinin sürdürülmesi gibi konular hep bu meretle alakalı.sonuç olarak bunların sürdürülebilir olması insan neslinin sürdürülebilir olması ile alakalalı.demek ki bi yerde başka olayların gerçekleşmesi bu sürdürülebilirliğe bağlı.

    --- spoiler ---

    "white man came across the sea
    he brought us pain and misery"

    --- spoiler ---
  • kullananın ağzına kürekle vurasım gelen sözcük.
  • sürdürülebilir / sürdürülebilirlik kelimeleri ne yazık ki bugün demokrasi veya özgürlük gibi ağızlarda sakız bir boş gösteren halini aldı. oysa kelime çok önemli bir ilkeyi tanımlıyor:

    karar alma süreçlerinde ekonomi-ekoloji-sosyal yarar arasındaki dengenin gözetilmesi.

    bir şeyin (proje, ürün, bina, strateji) sürdürülebilir olması için bu üç alandaki etkilerinin hesaplanmış olması ve bu etkilerin üç alanın herbirindeki dengeleri olumsuz etkilememesi gerekiyor.

    sürdürülebilirlik ardında çok geniş bir literatür barındırıyor. ekoloji-çevre bilim, sosyoloji ve ekonomi alanındaki araştırmaların hepsinden beslenen sürdürülebilirlik çalışmalarının pratik alandaki işlerliği çeşitli göstergeler aracılığı ile sağlanıyor. bu göstergeler aracılığı ile yapılan projeler karbon emisyonu, su kullanımı, işçi ölümlerine etkisi, altyapıya olan niceliksel ve niteliksel katkısı, yerel pazarlara ekonomik etkileri, bio-çeşitliliğe etkileri ve zararlı atık üretme potansiyeli gibi bir çok açıdan değerlendiriliyor ve gelecek 5-10-50 yıl içeresinde toplumsal ve ekolojik yapıyı nasıl değiştireceği hesaplanıyor.

    işte bir projenin sürdürülebilir olup olmadığı bu hesaplamaların sonunda karar verilebilen bir şey. o yüzden her sürdürülebilir lafını edenin ağzına kürekle vurmak isteği doğru bir algı değil, ancak kelimenin için boşaltılarak "green washing" amaçlı kullanılıyor olması da ne yazık ki bir gerçek.
  • meslek içi bir karşılaştırma olarak önereyim: diğer doktorlar başarılarından para kazanırken psikiyatristler başarısızlıklarından para kazanır. "sürdürülebilir başarısızlık" ile "çorba kaynayacak" şarampolleri arasında. bir yıl, beş yıl, on yıl sağaltım sürüyorsa bariz olarak başarısızsındır.

    bireysel planda, yaşamını daha iyiye değil de katlanılabilir ölçüde daha kötüye götürmeye çalışma planları olsa insanın. hedefe ulaşmak ulaşamamak ayrı, kerterizini öyle almak bakımından. bu da sürdürülebilir mutsuzluk, sürdürülebilir anlamsızlık, sürdürülebilir kötülük olur muydu? mutsuzluk hastalığı demeye gelen distimi ile özdeş mi sayılmalıydı? (bkz: acıyı katlanılabilir hale getirmek)

    (bkz: sürdürülebilirlik), sürdürülebilir kalkınma
    (bkz: sürdürülemez)
    (bkz: büyümeme), degrowth/@ibisile
    (bkz: bokülke)
  • berat albayrak'ın bir konuşmasında minimum 875 kez kullanabileceği kelime.