şükela:  tümü | bugün
  • süre olarak okundugunda zaman cizgisinde iki nokta arasindaki mesafeyi belirten kelime..
  • henri bergsonun biricik gerçeklık olarak gördüğü şeydir süre.
  • hiçbirşeye yetmeyen şey
  • türk dil kurumunun açıklamasıyla : bir olayın başı ile sonu arasında geçen zaman parçası, zaman aralığı, zaman bölümü, müddet
  • tdak tarafından 1935'da istanbul'da yayımlanan, "osmanlıca'dan türkçe'ye cep kılavuzu" ile dilimize kazandırılan kelime.
  • "müddet" sürmekten geliyomuş arapça, ondan türetmişler bunu da.

    kaynak, nişanyan'ın etimolojik sözlüğü
  • bir de yerel sözcük karşılığı var. sürenin belirsizliğini öncelikle hissettiren, adeta geniş anlamda zaman anlamını taşıyan seel. pratikte ise sayılabilir bir şeymiş gibi bir süre = bi seel kullanımı dolaşımdadır.

    "eğer süre varlıksa, o takdirde sürenin ontolojik yapısının ne olduğu bize söylenmelidir, ve tersine, eğer varlık sürüyorsa, varlığın içinde sürmesine imkan veren şeyin ne olduğu bize gösterilmelidir." jean-paul sartre - l'etre et le neant

    (bkz: zaman/@ibisile)
    (bkz: bir süre)
    (bkz: boyunca)
  • hukukta sürenin işlevi bir kimseyi irade beyanında bulunmaya zorlamasıdır.

    hukuk şunu der; “bak birader şu kadar süren var, bu süre içinde olumlu, olumsuz bir irade beyanında bulun. bulunmazsan ben bu sessizliğini otomatikman olumsuz irade beyanı olarak değerlendireceğim.”

    örnek vereyim; diyelim ki evlisiniz ve eşiniz sizi aldattı. bu durum size özel bir boşanma sebebi ile dava açma hakkı verir ve buna dayanarak menfaatiniz en yüksek derecede korunarak boşanırsınız, cebinizden para çıkmaz. ancak siz eğer belli bir süre içinde bu talep hakkına dayanarak boşanma davası açmazsanız hukuk sistemince eşinizi affetmiş sayılıyorsunuz. hukuk sizin bu sessizliğinizi belli bir süre geçtikten sonra kendiliğinden belli bir irade beyanı olarak sayıyor. zira affeden taraf bu süre geçmemiş olsa da dava açamaz. hukuk sizi affetmiş sayıyor.

    bu süre durumu iki menfaate hizmet eder:

    1- belli bir hakkın süresiz saklı tutulması demoklesin kılıcı gibi insanları korku içinde yaşamasına neden olur. süre kurumu buna merhem olur.

    2- devletin yargı organlarının takibi ve ispatı ya zor olacak yada mümkün olmayacak kadar geçmişte kalmış durumlarla meşgul edilmesini engeller.

    takip ve usul hukukunda işlerin hızlı yürümesi gerekir bunun için süreler 3gün, 7 gün, iki hafta vs gibi daha azdır.

    eşya hukukunda 10, 20 yıllık süreler vardır.
    borçlar hukukunda 1, 2, 5 ve 10 yıllık süreler vardır.
  • insanın hayatında bazı olaylar/durumlar sanki hiç bitmeyecekmiş; hayatı boyunca onunla beraber sürüp gidecekmiş gibi geliyor. ve bu eşlik etme bazen el ele tatlı bir yürüyüşken bazen seni yavaşlatan, yoran ayağına takılmış o yük gibi oluyor. bahsedeceğim şey de ikinci kısımdan. bazısı kolayca o yükleri söküp atabiliyor hayatın akışında ama bazısı yapamıyor bi' türlü işte bunu.

    neyse ne diyorduk süre. işte, bu hiç bitmeyecek diye düşünüp kendimi bunalttığım bazı şeyler için bugün kendime verdiğim süre, 3 yıl.

    umuyorum 3 yıl sonra gelip burayı editlerken, düşlediğim gibi bir edit yazabilirim. dahası, umarım 3 yıl sonra burayı editleyebilirim.