şükela:  tümü | bugün
  • süreklilik gösteren, geçmeyen anlamımdadır.
    eskiler müzmin, ecnebiler kronik der buna.

    örnekler:
    süregen hastalık.
    süregen günlük baş ağrısı.
    süregen romatizma
    süregen kabızlık.
  • müzmin ve kronik sözlerinin türkçe kökenli eş anlamlısı.
  • en çok tıpta kendine yer bulmuş olan, türkçe yapısına uygun ama türetilmiş dolayısıyla çeviri sözcük. kronik karşılığıdır, osmanlıca/arapçası ise müzmindi, doğru. süregiden laf arasında kullanılıyormuştur, ondan ilham alınarak türetilmiş olabilir.

    bir başka ve nüanslı ses kardeşi süreğimli. süreğimli uzayan ses, kısılmayan, ileriye erişimli ses için fethiye'den duyarak öğrendiğim bir sözcük.

    gerçi üç bir (3 1) asıl sağaltım grubunun şifresi; 3 tane norodol ampul, 1 adet akineton ampul ile karıştırılıp kas içine (im) yapılacak demek. hastaların bunu da bilmesi, kendi aralarında kullanması şaşırtıcı sayılmamalıdır. çünkü ruh hastalığı, akıl hastalığı süreğen bir sorun olduğu kadar, aynı zamanda bir uzmanlık*, bir kariyerdir de. (bkz: atü/@ibisile)

    (bkz: iveğen)
    (bkz: kopuntu görüngüleri)
  • bağıntılar aklın tehlikeli katmanlarından kaçırılanlarla yaşama damar damar yaslanan sabitleri en olmayacak değişkenlerle kucaklaştırarak zaman parçacıklarını doldurup taşırır. el yordamı ve incelikle örülen ağ, tesadüfler kaçınılmazında altında ve paralelinde alakasız kımıltılarıyla uzanan gölgesini sürükler.

    bir noktada kesişirler. ve yine başlar. yeniden ve yine.

    bu ürkütücü bileşimi ne geldiği nokta ne de gittiği çizgi tam anlamıyla açıklar.

    zamanın sürüncemesi, ardının ve akışının benzer yapısıdır.

    kırıldığı yerde de başlayan döngü aynıdır belki. kimbilir?