şükela   tümü | bugün
  • kızılay'da görüp sempatik bulduğum grup. birkaç ay önce, kızılay da dolaşırken standlarını görmüştüm. önce onların heyecanını karşılıksız bırakmamak sonra da belki birşeyler kaparım (kaptım da) diye marksist bakış dergisini aldım. 10 tl uzattım gençlerden birine, heyecanla bozuk para aramaya başladı. yanındakilerde de para yokmuş. özürler dileyerek hızla koşup büfeden bozdurdu geldi. ondan bir iki hafta sonra yine dergi almak istedim ve yine aynı şey oldu; üç kuruş para üstü bulunmuyor bu güzel insanlarda (kesinlikle para üstünün üzerine yatmak gibi bir amaçları yok, tam tersi mahcup bir şekilde ve üstü kalsın" deseniz bile bunu duyamayacak hızla oradan uzaklaşıp para bozdurmaya gidiyorlar.
    o zaman bu gençlerin yaptıkları işe çok saygı duymuştum. birkaç lira para üzeri verebilecek kadar ceplerinde para yok. ona rağmen orada canla başla kendilerince doğrular için emek harcıyorlar.
    bir de saygılı ve samimiler ki! o zaman aralarından birisi "abi cumartesi gezi tutukluları için 24 saatlik oturma eylemi yapacağız, gelir misiniz?" diye sordu elbette gidecektim ama odtü direnişi başgösterince odtü de gönüllü foto muhabiri oldum.
    herneyse uzatmayayım.
    bu gün yine yüksel caddesinde dolaşıyorum, onlar ve dergilerinin yeni sayısı, 3 lira dergi için on tl uzatma, yine heyecanla para üzeri bulma koşturmacası, benim yeniden masalarındaki dilekçeye imza atmam vb.
    aralarından biri bendeki parıltıyı yine fark etmiş olacak ki akşamki toplantıya davet etti.
    bakalım vb diye geçiştirdim.
    ama kızılay'da işlerimi bitirdim, bir cafede çay içip bu güzel insanlardan aldığım dergiyi okuyordum ki saate baktım ve saat 17. kalktım yerimden ve toplantılarına gittim.
    beni davet eden cici insan herhalde beni beklemiyordu ki çok şaşırdı, mutlu da oldu. bir dairede birkaç kişi başlarında biri-cahilliğimi bağışlayın,kim olduğunu bilmiyorum,sormaya da utandım- bir konuşma yapıyor; türkiye kapitalist düzeniyle ilgili. akıcı, sevgi dolu, dinleyicilerin gözlerinin içine bakan, sorulan soruyu saygıyla dinleyip cevaplar veren vb. beni davet eden cici insan da herkese porselen fincanlarda çay getirmiş. iyi de demlenmiş doğrusu, hödüklük olmasın diye sunumu bölüp yeniden çay isteyemedim!
    ama yarısında kalkmak zorunda kaldım çünkü bir randevum vardı.
    en heyecanlı yerinde yüzüm kırmızı birşekilde toplantıyı bölerek kalktım.
    herkese hoşçakalın dedim,
    cici insan beni kapıya kadar uğurladı.

    ne anlatmaya çalıştığımı ben de bilmiyorum ama cıvıl cıvıl insanlar var sdh'de ve kesinlikle boş değiller. belirli birikimle çıkarılan dergiler, sunumlar ve belki daha fazlası-tanımıyorum henüz kendilerini.
    üstelik dediğim gibi, belki de ceplerinde 7 lira olmadan.
  • ben söz konusu burda bahsi geçen sokakta,müzik yapan elemanım. sloganlara karşı müziğini yükseltmeye çalışan müzisyenlerin yaptığı asıl sorgulanmalıdır bana göre demiş arkadaş.yahu biz müzik yaparken bir sordunuzmu bize hadi onu da geçtim bari şarkının bitmesini bekleyin yahu.gelmiş burda ahkam kesiyosunuz.sokakta müzik yapana saygın yok tahammülün yok. ee kalkıp sonra özgürlükten bahsetme.izanı kendinizde arayın a yoldaşlar...
  • "sürekli devrim tezleri" isimli kitaplarında felsefelerinin ve hareketlerinin özünü anlatmışlar.
    kızılay'dak bürolarından aldım. hele bir okuyalım bakalım. (bkz: marksist bakış) dergisi gibiyse herhalde yine soluksuz okurum.
    bir de güzel çay yapıyor bu gençler, valla bilemedim yoksa sohbetin güzelliği miydi!
  • iç güvenlik yasası ile ilgili kapsamlı bir yazı kaleme almışlar.
    özellikle son dönemde sol kesimin birbirine düşmesiyle harcadıkları enerjiyi ettikleri kavgaları üzülerek izleyelim, sdh çoktan kendi yoluna girmiş, toplumda ve siyasette yaşanan gelişmelere karşı en iyi analizleri yapıp fikir ortaya koyarken, troçkist felsefeyi sol kesime giderek daha iyi duyurur olmuşlar.
    http://bolsevik.org/…lik-paketi-yusuf-tuna-koc.html