şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: miskinlik) ilk entrydeki durum bu.
    ben değilim ve her şeyimi zamanında yaparım.
    dakik olmayan insanlara sinir olurum.
    bir işin zamanı varsa yapılmamasına sinir olurum.
    sorumsuz insanlara sinir olurum.
    her şeyden şikayetçi olan insanlara sinir olurum.
    ama en çok bunları yapmamakla övünen kitleye sinir olurum.
  • muzdarip olduğum hastalıktır. 1 yıldır hayallerimde - ve ilk başlarda imkansız görünen- yurt dışı eğitim fırsatı ayağıma geldi, her şey hazır ve ben aylardır bir vize evrağı toplayamadım. sadece vizeye başvurmak için kendimi motive edip internetten randevu almam 15 gün sürdü. okuldan aldığım "we are waiting for you!" , "congrats, participant accepted." mailleri bile kötü alışkanlığımdan caydırıcı motivasyonu sağlayamadı bana. hayatımın şimdiki hâlinden güzel olacağını bilmem, hayallerimin ilk defa gerçeğe dönüşeceğini bilmem bile etki etmiyor bu lanet sorumsuzluğa. üstüne üstelik psikopat gibi vizeden aldığım randevuya sorumluluktan kaçmanın verdiği hazzı iliklerimde hissetmek için gitmedim. ikinci bir randevu aldım, bu sefer umutluyum kalkıp giderim umarım.
  • bende uzun bir zamandır olan bir hastalık bu. en şiddetli hali de hazzı erteleme olayı. mesela sevdiğim bir şey var. onu erteliyorum. sonra onu düşünüp mutlu oluyorum. o seçeneğin orada bulunması beni mutlu ediyor. o beni mutlu edecek şeyi tüketsem tesellim kalmıyor.
  • ertelemek demek illa sorumsuzluk demek değildir. sadece herkes müthiş bir zaman çizelgesine uyarak yaşayamaz hepsi bu. kendim esnek bir mantaliteye sahibim ama bu işime dair kaygım olmadığı anlamına gelmiyor. beni yeterli zamanımın kalmamış olmasından daha şiddetle hiçbir şey motive etmiyor sadece. çünkü dikkat dağınıklığım var, hayatımı üfürükten şeylere konsantre olmaya adamaktansa kendi hayal dünyama odaklıyım. çoğu şeyi son ana bırakarak da baya işler yaptım ve hiçbir sorumluluğumu da aksatmadım. ertelemek bazı insanların kanında vardır, yapı meselesidir ve demek değildir ki deadline'lara tüm erteleyen insanlar yetişemez veya işlerini eksik ya da geç yapar, aksatırlar. çok sistemli, kural bağımlısı bir insandan çok daha kısa sürede çok daha yaratıcı ve özenli işler de çıkarabilirim erteleyerek. çünkü o erteleme işi biraz da kuluçka süresi aslında.
    biraz öz düzenleme becerisi deniyor ertelemeyenlerin yaptığına. bazıları bu konuda gerçekten daha şanslılar kendilerini başlamak için motive etmek veya disipline etmek konusunda ve bitirmeden bir işi bırakmamak konusunda. aileden alınan eğitimden tut, genetik yatkınlığa kadar pek çok neden etkili.
    bazılarına ise sadece biraz adrenalin lazım başlamak için, o da tutuşunca geliyor. kıçımız tutuşuna kadar ertelemeye devam.