1. havlayan köpek candır, bu maldır. ne uyku bırakır, ne sabır, ne dinginlik. gecenin 3'ü sabahın 9'u farketmez onun için.

    köpek dediğin : bir bölge beğenir kendine. köpek olan köpek, o muhite tanımadığı kimseyi sokmaz. arazi köpekleri en hasıdır bunların, pek insanın bulunmadığı nahiyeyi seçerler, içeri gelene dalarlar.

    has köpek: doğduktan sonra üç ay insan görmemiş köpek. nezih tür.
    şerefsiz köpek: doğar doğmaz insan görmüş ve bir aydan fazla da insanlarla içli dışlı olmuştur, copcoptur.

    şimdi bu sürekli havlayan köpekler bu şerefsiz türdür, havlayan köpekler ise has köpek ailesinden çıkar.

    şerefsiz köpeklerin şerefsizliği, insandan ileri gelir. zar zor bir bölge belirliyorsun, bölge saniye başı insan kaynıyor, ne eylesin? hangi birine havlasın? sonra bazı havladığı adamlardan taş yiyince, anlıyor ki, başka bir yol bulması lazım. o da belirli hedefler seçiyor kendine, onlara havlıyor. çünkü onlar taş atmıyor, atsa da artık o seçilmiş kişi, kaçışı yok.

    köpek havlamakla mükellef olduğundan (konuşmadan bir insan ne kadar durur misali) bu kadar havlama kesmiyor hayvanı, kimse olmasa da başlıyor havlamaya. gözlerimle gördüm dallamayı, hem de defalarca. gece saat 3:00 havlıyor ama nasıl havlama? 360 dereceye. etrafta tek bir cüsseli canlı yok. öyle boş boş havlıyor. balkondan kafasına su boca ediyorum, kaçıyor, sonra tekrar geliyor yine başlıyor. çin işkencesi.

    belediye: haber ediyorsun diyorsun ki, gelin alın şunu. almaları için ısırması, saldırması lazımmış. yaşını almış, yapacak iş bulamayıp hayvanlara saran hayvanseverler oklava ile kovalıyorlarmış sonra, niye aldınız? nerde şimdi? deyu dava açıyorlarmış. lan olm bu hayvan ısırmanın sadece yemek süresince yapılan bir eylem olduğunu sanıyordur, ne saldırması? ne ısırması? çaresiz kalıyorsun. kulak tıkacı mı ne o zımbırtıdan aldım, bir miktar işe yarıyor. başka da çare bulamadım.

    git bak hala havlıyordur dümbelek!

    z.ö. eklemesi: genç hayvanperverler rahatsız. salayım bu köpeği sizin mahalleye, siz de 1-2 sene sürekli gecenin bir yarısı uyanın, ne geceniz ne gündüzünüz kalsın o zaman göreyim sizin perverliğinizi. siz yine oturduğunuz yerden sallamaya devam edin, zira adam olmayacaksınız, olursanız zaten kıyamet alametidir. süzme enteller.

    belki de sizin biricik köpeğiniz çomara şerefsiz dediğim için kızdınız? ay yerim ben sizi.
  2. yaşattığı durum, çok konuşan insanın yarattığı gerilimden farklı değildir*.
  3. bizim evin karşısındaki bahçeli evde var bir tane bu türden. sürekli havlıyor ve inliyor. sahibi olacak deyyusun dölü, ilgilenmiyor köpekle. hayvancağızın belli ki psikolojisi bozulmuş. yalnız kalmış kuçu. bahçe de dört duvar. hani bir tür hapis hayatı yaşıyor olsa gerek. şimdi ben bu ahval içerisinde köpeğe kızamıyorum. içerdeki hayvanoğlunun kabahatidir. (aha sesi kesildi, havlamıyor şu an)
  4. belli bir dönem sonra kanıksanır ve evin bahçesine hırsız girse dahi uyarıcı bir işlev görmez. yani gerektiği zaman havlayan köpek bir işlev görüyordur, dikkate alınır.
  5. süs köpeğidir. gözlemlerim bu yönde, misal bizim komşu beyaz bir süs köpeğini bahçesinde besliyor.

    (bkz: gerizekalı)

    süs köpeği ev köpeğidir, sokakta bahçede beslemeye kalkarsanız köpecik uçan sinekten korktuğundan ona havlar buna havlar komşuları da uyutmaz. ama adama anlatamıyoruz, bir de utanmadan sizin bahçedeki lambayı açın da korkmasın diyor yüzsüz herif.

sürekli havlayan köpek hakkında bilgi verin