şükela:  tümü | bugün sorunsallar (1)
  • (bkz: adolf hitler)
  • kavgaci eder.. ama mucadeleci degil. ikisi farkli seyler bana gore..

    gezinin erkegi kadini mucadeleci idi...

    kadinin kavgacisi politikada bile cekilmiyor artik. hepsinin veda vaktine az kaldi.
  • daha küçüklükten çok güçlü bir küfür dağarcığına sebep olunur.ergenliği erken yaşatır.
  • babamdan nefret etmeme sebep olmuştur.
  • tutunacak bir dalınız, bir zihin eğlenceniz yoksa sosyopat, psikopat, ruh hastası, en hafif haliyle depresif bir yetişkin olmanıza sebep olacak durumdur. birbirini seven, birkaç küçük yüzeysel çatışma haricinde birbiriyle sorunu olmayan başka ebeveynleri gıpta ile izlersiniz.

    kendi evinizde ise taraf tutmak, tarafların arasını yumuşatmak, veya kimse size çatmasın diye hayalet modunda yaşamak zorundasınızdır. hanenizde huzur bulmamanıza bağlı olarak iç huzurunuz da yoktur.

    ben okumayla kurtuldum bu cendereden. -okumaktan kastım örgün öğretim değil, edebiyattır- okumayla ve yazmakla hayata tutundum. kimisi içkiyle tutunur, kimisi kumarla, kimisi kendini uçak moduna almakla, kimisi de kanla, cinayetle. ne olursa olsun kafada birkaç tahta hep eksik kalır.
  • kavgaya tartışmaya dönüşebilecek her konuşmadan kaçınmaya çalışır. öyle ki bazen hakkını savunmaya ya da bir isteğini yerine getirmeye çekinir. tartışmaya çıkan her konuşmada susar, kabuğuna çekilir ve pusuda o ortamın yumuşamasını bekler. insanlara yüksek sesle konuşmaktan kaçınır, her zaman yumuşak iyi olmaya çalışır ve bu durum genelde öküzler tarafından kullanılmaya çalışılır. ne bağırış çağırışta ne adam akıllı konuşmada bir fayda sağlayamayacağını anladığı vakit asosyalleşmeye ilk adımlarını atar ve giderek insanlardan uzaklaşır. genelde iyi anlaştığı insanlar, konuşmadan anlaşabileceği insanlardır. her türlü gereksiz muhabbetten korunabildiği ilişkiler getirir bu insanlar. yıllarca duyduğu gürültü patırtıdan uzak olan huzurlu hayat ve huzuru getirecek insan arar. bu nedenle etrafında çok az insan bulunur.
    genel olarak ağzına sıçılmış kişidir. ilişkilerinde başarısız olur iletişim kuramaz. konuşarak sorunları çözme konusunda ve duygularını belli edemeyip odun damgası yememekte zorluk çeker. ona bu durumu yaşatan ana babanın da umrunda olmayan problemleriyle boğuşur durur.
  • hissizlik en önemli yan etkisidir. bir de hissizlik sağlaması için sarılınılan uyuşturucu. sosyal ortam olabilir, içki olabilir, bir insan ya da bilgisayar..
  • korku dolu bir çocukluk geçirmiş olmak demektir.

    annemle babam dünyanın en iyi anlaşan çifti olmaya adaydı her zaman. maalesef ki çalıştıkları için ben dedem ve babaannemle büyüdüm. onlar da severdi hep birbirini ama dedem hayatı boyunca türlü zorluk çekmiş ve bunun tüm sinirini, öfkesini, dengesizliğini taşıyan panik atak hastası bir adam, babaannem de laz olduğundan çoğu zaman anlatmak istediğini anlamadığımız ve şivesinden de asla ödün vermemiş hırçın ve asi bir kadın.

    günde milyon kere kavga ederlerdi. babaannemin kumandayı koyduğu yerden tutun dedemin ayakkabılarını evde çıkarmasına kadar her konuda, sürekli tartışırlardı. hem de çoğu zaman farkında bile olmadan. bu yüzden etkilenmiş olabileceğim ihtimali hiç gelmedi akıllarına. bir çocuk düşünün ki sesler her yükseldiğinde içinden dua ediyor kavga etmesinler nolur kavga etmesinler diye. ama o kavga ne olursa olsun ediliyor, o çocuk her türlü inancını kaybediyor. çocuk onlar her bağırdığında daha yüksek sesle bağırarak konuşup şarkı söyleyip gülüyor, ama yine de söylenen her şeyi duyuyor.

    genel itibariyle herkesin özendiği bir çocukluğum oldu. her istediğim yapıldı, her istediğim alındı. hayır kelimesini duymadım ben hiç. annem tayini çıkana kadar şehirdışında çalıştı, babam da yoğundu ve beni almaya geç geliyordu fakat babaannemle dedem sevgi anlamında hiç aratmadı onları bana. hep çok sevdiler, hep üstüme titrediler. hep güzel şeyler duydum onlardan hep sevgi sözcükleriyle sevdiler öptüler. ama işte farketmedikleri tek şey benim aralarındaki kavgalardan, gerekli gereksiz tüm tartışmalardan çok ama çok fazla etkilendiğimdi.

    sakinlik, pasiflik, içe kapanıklık olarak geri dönmedi bana hiçbiri. sokakta oynarken ya küfrederek ya gözlük camım kırık ya da dövdüğüm birinin anne babası eşliğinde dönerdim eve. sonra büyüdükçe duruldum tabii. dedemin panik atağını, babaannemin hırçınlığını aldım. sinirle ve stresle bütün olarak yaşadığım için mide rahatsızlıklarımı, kullanmak zorunda olduğum ilaçlarımı aldım.

    bilmiyorum sevgisiz ama sakin büyüseydim daha mı iyi olurdum. ya da belki kendi sorunlarıma bir sebep arıyorum o şekilde de geçse çocukluğum belki bundan farklı olmazdım. ama bildiğim tek şey gerçekten huzura çok ihtiyaç duyuyordum, hala da duyuyorum. şimdi benim bir miniğim var, canımdan çok sevdiğim kardeşim. tek hedefim ona çok güzel bir çocukluk sunabilmek, her şeyiyle mutlu olmasını ve mutlu hatırlamasını sağlayabilmek. yaşadıklarımın tek faydası da bu oldu zaten bana, onlar sayesinde bebeğim bu denli yanlış olan hiçbir şey yaşamayacak.
  • erken büyümeye sebep olduğu kesindir. ayriyeten kavganın gereksizliğini anlamak için de birebirdir.

    benim için ise aileden kopmak anlamanına geldi. annem babamla, babaannem dedemle kavga ederdi. evde tek sessiz olan benim. düşünün ki 'kendi evinde' mutsuz ve huzursuz biri. sadece sokakta mutlu. eve dönmek istemiyor, tek çıtta yaptığı şeyden keyif almayı bırakıp acaba ne oluyor diye kulak kesiliyor. hele ki kavgayı ayıracak gücünüz yok, sizi dinlemeyecek kadar sorunlu iseler, o evde olmanızın da manası yoktur.

    şahsen kendime şaşıyorum. bu kadar kavga gürültü anlaşmazlık içinde hala bir şeyler yapma çabasındayım, başarılı olma uğraşındayım. daha dün çektiğim film gösterimde çok beğenildi. ama sor bana evde düzgün çalışma ortamı var mı? rahatsız edilmeden çalışabiliyor musun diye? helal olsun bana, helal olsun bu gibi ortamlardan çıkıp başarılı olan insanlara. saygım sonsuz onlara.

    kalıcı hasarlar: kavga etmemek, kavga anlarında -herhangi- kitlenip kalmak, aile ile soğuk ilişkiler, arkadaşlara daha çok bel bağlamak, sürekli bir huzursuzluk durumu, benim derdim çok diye konuşan gerizekalıları siklememek. geçmiş olsun... en kısa zamanda kendi evime çıkma dileğiyle.