şükela:  tümü | bugün
  • (bkz: istikrar)
  • bir fonksyonun x0'da surekli olmasi, x x0'a giderken lim(f(x)) = f(lim(x)) olmasina e$ittir. heine abimiz bunu bulmu$tur.
  • soyle tanimlanilir. x noktasinin surekli olmasi icin, alinan herhangi bir epsilon sayisi icin bir x0 olmalidir ki |f(x+x0) - f(x)| < epsilon.
  • (bkz: continuity)
  • süreklilik denkleminde de gözlenen durum.

    eğer bir şey varlığını yitirmiyorsa, varken yok - yokken var olmuyorsa, süreklidir denir.

    akımlarda da (ayrıntıya girmekten korksam da belirteyim ki kimyasal ve radyoaktif tekpime içermeyen akımlarda) süreklilik gözlenir. en temel anlamıyla "debi değişmez" der bu, ve nehirlerin genişleyen kısımlarında suyun yavaşlaması, dar kısımlarında ise hızlanmasıyla kendini gösterir.
  • sıfırdan büyük bütün epsilonlar için sıfırdan büyük bir delta vardır, öyle ki
    bütün x'ler için
    |x-a| < delta => | f(x) - f(a) | < epsilon
    ise f fonksiyonu a noktasında süreklidir.
  • ikişerli, üçerli gruplar halinde konuklar geldi.hep aynı melodiyi basan enstrümanlara sahip müzisyenler, en doğru notaya basa basa hayatın müziğini yakaladıklarını sanıyorlardı, güzel çalıyorlardı.

    yine de bu toplantı kötü başlıyor.sadeliğin devam etmesi daha da iğrençleştiriyor, adileştiriyor.herkes ikli ve üçlü masaların etrafında ayakta dikiliyorlar.tek hareketin olay yerinde belirip, aktığı animasyonlar gibi etraf.onun olduğu yerde yalnızca hareket var, diğer yerler kurşun asker, yok kurşun misafir.garson bile masalarına gitmiyor.

    müzisyenler bir iki notayı daha ince çalarak, parçayı minimini minörleştirdiler."etrüsk mezarları taştandır aman" şarkısını üzerine bastırmadan çalıyorlardı.ikili gruptan birisi sıkılmış olacak ki;
    - hey çalgıcılar !

    diye seslendi.müzisyenler, mesleki bir alınganlıkla ses etmediler; ne ki onlar bir çalgıcı değillerdi.toplantı müşterisi marazi, atıldı;
    - hey çalgıcılar, değiştirin şu müziği !

    müzisyenler, adam çalgıcı demekte ısrar ettikçe müzik konusunda bir münakaşaya girmeyeceklerdi.
    - sarkastikçi, istihzacı, azıcık ironik, dont yu tink?

    herkes nasıl geldiyse, öyle ayrıldı salondan.müzisyenler tüm itirazlara rağmen, çaldıkları şarkıyı değiştirmediler.en ufak bir sıkıntı da duymadılar müzikten, hayır tabiki bir şeylerde anlatma çabasında değillerdi.

    sadelik, bayalığı getiriyor.adiliğin upuzun süren bir geleceğinin olacağından emin ve hayatı içinde elinin uzanabileceği örümcek ağlarının sayısını ve şeklini de tahmin ederek, olaylara karşı hazırlık oluyor.

    salonda sadece cin servisi yapıldı.
    salonda sadece siyah fraka izin var, gibiydi.(çünkü herkes siyah frak giymişti.)
    salonda tüm üst düzey yöneticilerin evcil hayvanlarının resmi vardı.ve hepsini uzak bir şehirde bulunan halası ya da teyzesi aradı.
    kimse sigara içemedi, içenler için polis çağırıldı.

    o yıl; bu toplantılar, hükümetin emriyle her ayın 26. günü düzenli bir şekilde yapıldı.

    düzen, bayağılık, adileşmeye bağlı can sıkıntısı, kurallar, mecburiyet .. bir tanım yapmak gerekirse, mecburiyet.
  • bo$luğun olmaması durumudur. mekan ve zamanın kesintisiz ya da sürekli olduğu yerde bulunan $eylerin de bu özelliğe sahip olması beklenilebilir. ancak ya$am tıpkı sürekli olmayan niceliğin bilimi aritmetikle, sürekli olan ve büyüklüğü konu alan geometri arasındaki kar$ıtlığa benzeyen $eyleri de içerir.

    ya$am çe$itliliğin ev sahibidir.onda benzerler ve kar$ıtlar iç içedir. bu anlamda süreklilik ta$ıyan bir $eyin içinde süreksizliği barındırması da normaldir. ancak i$te insanoğlunun kabullenemediği de aslında budur. insan ölmeyecekmi$ gibi dü$ünür, öyle de ya$ar. tüm eylem ve planlarını bu temele oturtur. dü$üncesi ile örtü$meyen gerçekle kar$ıla$tığında da onun için, zamanın içindeki anlar, sonsuzluğun içindeki sonlu zamanlar ortaya çıkar. bu bir anlamda ya$amın orta yerinden kırılıvermesi ve insanın reddettiği süreksizliği tamamlayan bir dolgu haline gelmesidir*.
  • sürekliye sürekliye diz üstünde tepinmektir. (bkz: suruklenmek)
  • bir fonksiyonun bir noktada türev inin olmasi icin gereken sartlardan biri.
    bu yüzden mesela tam deger veya signum fonksiyonlarinin sürekli olmadiklari yerde baska bir deyisle kritik noktalarinda türevi de yoktur.