şükela:  tümü | bugün
  • james augistine aloysius joyce abimizin a portrait of the artist as a young man ile ulysses arasinda yazdigi ve yazarlik hayatinda kilit noktasi kabul edilen tiyatral kitap. dokuz yillik gonullu bir surgunden sonra irlanda'ya donen bir yazarin* hayatini anlatan kitap yer yer otobiyografik ogeler icerir.
  • joyce efendinin en lâtif eserlerinden biridir; kapağındaki modigliani hâlâ gözümüzün önündedir..
  • anlatım bakımından şaheserler arasına koyduğum kitap. mutlaka okunması gerekenlerden.
  • mehmet başaranın öykü kitabı
  • melih görgün'ün 14 bahar albümünde yer alan hoş bir şarkısı.

    mevsimler gelir geçer
    aşkım elbet söner
    gözlerin gözlerime değerse bir gün eğer

    yeminim olsun bir an
    düşünmem dursun zaman
    ben seni unutamam gözleri elam

    sürgünlere atsalar
    hasret uzar gelir
    yüreğimi yaksalar
    yangınlar az gelir
    şu canımı alsalar
    ölüm bile yalan gelir

    sürgünlere atsalar
    baharken güz gelir
    yüreğimi yaksalar
    yangınlar az gelir
    şu canımı alsalar
    ölüm bile yalan gelir
  • james joyce2un otobiyografi tadında yazdığı eserdir, richard karakteri aslında kendisidir.
    --- spoiler ---

    robert: bertha’yı bertha yapan sensin. tuhaf ve muhteşem bir kişilik richard : ya da onu öldüren. robert : onu öldüren mi? richard: ruhunun bekaretini.
    --- spoiler ---

    neden sürgünler başlığı? bir ülke onu terk etmeye cesaret edenlerden dönüşlerinde ödenmek üzere bir ceza keser..
  • joyce'un oyununun içindeki az sayıda karakterin birbirleri hakkındaki çok azı su yüzüne çıkmış geri kalanıysa buz kütlesinin asıl ağırlığı gibi gizli kalmış düşüncelerini, hissedişlerini, yargılarını etraflıca toparlamaya kalksak ve biraz da basitleştirsek ve uyarlasak, içindeki malzemeden bizim buralarda elli bölümlük dizi çıkar ve "aşk-ı memnu" kadar da izlenirdi o tarzın popüler olduğu yıllarda.

    richard rowan için anavatana ve entrikalarına, gürültülerine ve kirli ilişkilerine dönüş vakti. sen anavatanından kopsan bile o senin yakanı bırakır mı sandın richard efendi! bohemliğin ilelebet sürmeyecekti elbette, şimdi hoşgeldin anavatanın soğuk ruh iklimine..üşü, don, pisliğe merhaba de, başın çatlasın o tanıdık seslerin susmak bilmez gürültüsünden, fokurdayan dedikodu kazanından..sonunda ulyssses'i çıkaracak olan baş ağrıları olacaktır onlar.

    "..ruhuma utancın kalıntılarıyla yeniden bir çeki düzen vermek istiyordum"
  • richard rowan'ın içinde beslediği ve karşı koyamadığı kuşkunun kendisini nasıl davranışlara sürüklediğini, küçük oğlu archie'nin bile kendisinden olmadığı kuşkusuyla yaşadığını ve bu düşüncelerden dolayı karısı bertha'ya daha fazla acı yaşatmamak için ona özgürlüğünü vermeye çalıştığını görürüz bu tiyatro eserinde.

    kanımca çok önemli bir oyun. dönemin irlanda kültürüne yer vermesi bir yana, o dönemde birey olgusunun ne denli gelişmiş olduğunu çok belirgin biçimde gösterir okuyuculara.