şükela:  tümü | bugün
  • tbmm'de hararetli tartismalara neden olan, yillardir cozulemeyen bir sorunumuz.

    isitilip isitilip onumuze konan, ama bir turlu karara baglanamayan, mezopotamyanin yillardir ekilmedigi icin verimlilikten patlayacak duruma gelmis topraklarini sahiplerine (koylulere) kullandirtmayan mayinlarin, aslinda bir turlu temizlenememesi.

    ceplerini en verimli sekilde dolduracak alternatife karar veremiyor olsa gerek karar verici kimseler...

    dun meclisete cikan tartismalarda akp milletvekilleri de ikiye bolundu. hukumetin hazirladigi onergede topraklarin temizlenmesi israilli * bir firmayla anlasilmasi, topraklarin temizlenmesi karsiliginda temizlenen topraklarin ihaleyi alan firmaya 44 yilligina kiralanmasi ongoruluyor. muhalefet boyle bir kararin cikmasi durumunda yargiya basvururuz diyor, akp milletvekillerinin bir kismi da "daha da gelmem davosa" gaziyla arkalarina aldiklari kamuoyuna boyle bir karari aciklayamayacaklarini hissediyor olacaklar ki oneriyi desteklemiyorlar. tabii tahmin ediyorum ki kendileri icin burada onemli olan faktor mustakbel firmanin israil'li olusu. yoksa koylunun topragi elden gitmis, en verimli araziler yillardir kullanilmiyormus, devletin kaynaklari ceplere indirilmek yerine boyle islerde kullanilmaliymis, bunlar umurlarinda midir bilmiyorum. en azindan benim televizyon basindan edindigim izlenimler bu seklide.

    gungor uras'in bugun konu hakkinda yayimlanan yazisi da soyle:

    "kaçakçılığı önlemek için 1954 yılında suriye sınırına mayın döşenmiş. köylünün sahip olduğu topraklar kamulaştırılmış. açık anlatımıyla, toprak köylünün elinden alınarak mayınlanmış.
    şimdi hükümet, sınır boyundaki mayınları temizleyene, bu toprakları 44 yıllığına vermek için kanun çıkarıyor.
    türkiye’de bu işi tsk’dan (türk silahlı kuvvetleri) başka yapabilecek olan yok. daha önce iki defa açılan (sonuçlanamayan) ihalede olduğu gibi, bu amaçla açılacak yeni ihaleye de sadece yabancı (büyük olasılıkla bu işin uzmanı israil) firmaları katılacak.
    ihaleyi kazanan yabancılar (eğer 44 yıl sonra çıkmayı kabul ederlerse) 44 yıllığına toprağa sahip olacak. o toprağı istediği gibi kullanacak. (avrupa’da ülke sınırları arasında küçük topraklarda kurulmuş küçük devletler var. ister misiniz bizim mayın ihalesini kazananlar da suriye ve türkiye sınırı arasındaki topraklarda bağımsızlıklarını ilan etsinler!)

    bu işin uzmanı tsk
    şimdi tartışılan sorunlar şunlar:
    - bu araziyi mayınlayan tsk. arazinin neresine ne mayın döşendiğini gösteren haritaya sahip olan tsk. dünyanın 55 ülkesinde, ülkeye döşedikleri mayınları temizleyen o ülkelerin kendi silahlı kuvvetleri. iyi de bizde neden tsk mayınları temizlemiyor?
    - 2001 yılında hükümetin mayınları temizleme görevini genelkurmay’a verdiği, genelkurmay’ın ise temizlik giderleri için hükümetten 35 milyon dolar talep ettiği belirtiliyor. nato’nun namsa isimli uzmanlık bölümünün suriye sınırındaki mayınların temizlenmesinin 50 milyon dolar harcama gerektirdiğini hesapladığı söyleniyor.
    - hükümetin tsk’ya 50 milyon dolar tahsisat verecek yerde, mayın temizleme işini yabancılara ihale etmek istediği ileri sürülüyor. bu gerekçeye karşı ise onur öymen (tbmm’de 13 mayıs 2009’da yaptığı konuşmada), ”başbakanına uçak almak için 60 milyon doları bulabilen ülkemiz, kendi döşediği mayınları temizlemesi için tsk’ya verecek 50 milyon doları nasıl bulamaz?” diyerek sorgu sual açıyor.
    - mayınlı arazinin büyüklüğü konusunda da farklı söylentiler var. ama anlaşılan şu ki çok geniş bir toprak söz konusu. sınır boyu, 510 km uzunluğunda (genişliği tartışmalı) toprak mayınlanmış. müsiad’çılar, kıbrıs büyüklüğünde, 3.5 milyon dönümden söz ediyor. tbmm’deki tartışmalarda sınır boyunda mayından temizlenecek arazinin 216 bin dönüm olduğu belirtiliyor.

    topraklar köylünün toprağı
    - onur öymen’in bir uyarısı daha var. suriye sınırındaki mayınları temizleyen yabancılara bu toprakları 44 yıllığına vereceğiz... iyi de ülkenin başka yerlerindeki mayınlarını ne yapacağız? bunları kim temizleyecek? açıklamalara göre, suriye sınırındaki topraklarda 615.419 adet mayın var. ama türkiye topraklarının bütününde temizlenecek mayın sayısı 921.080 adet. kalan 305.661 mayını kim temizleyecek?
    - mayın temizleme ihalesine katılabilecek yabancı firmalar, bu işte uzmanlaşmış firmalar olacak. toprakları mayından temizleyecek bu firmalar temizlikten sonra toprakları kendileri işleyemeyeceğine göre ne yapacaklar? kimlere, nasıl kullandıracaklar?
    bizim kamulaştırma etiğimize göre, kamulaştırmayı gerektiren nedenler ortadan kalktığında gayrimenkul eski sahibine (kamulaştırmada ödenen bedel tahsil edilerek) iade edilir. suriye sınırındaki toprakların kamulaştırılma nedeni ortadan kalktığına göre, eski sahiplerine, (kamulaştırılırken ödenen paraların tahsili şartıyla) iadesi gerekir."

    http://www.milliyet.com.tr/…ak&a=gungor uras&ver=66
  • sınırdaki bir işi türk firmaya yaptırmak (hem şimdi hem sonra olabilecekler için) en akla yatkını olduğundan, işin bedeli sınır toprağını kiralamak!! değil, para vermek olması gereken temizleme işlemidir.
    birsürü insanında arazi olan bir alandan bahsediliyorsa üstüne üstlük.

    (bkz: allahım sen akıl ver)
  • olay filistin sorunu olunca '' filistin işgal altında'' çığırtkanları nedense kendi ülke topraklarına aynı hassasiyeti göstermiyor. neden peki bu iki yüzlülük? 49 yıllık bir kiradan bahsediliyor dile kolay. hükümetten bazı kesimde çıkıp, '' canım ülke topraklarını sattığımız yok, sadece belirli süre kiralıyoruz'' tarzı açıklamalar yapabiliyor yüzsüzce. seçmenlerini ikna etme gibi bir dertleri yok, padişahları nederse o ama işin garip yanı daha düne kadar şehit cenazelerinde, filistin işgalinde vatan-din hamaseti yapanların bugun ''ben bilmem padişahım bilir'' sessizliğinde olaya yaklaşmalarıdır. filistin işgalinde yahudi devleti, ticaret işlerinde israil devleti ne ince bir zeka...
  • bu konuda son günlerde basinda cikan haberlere göre türkiye'de 16 ilde yaklasik bir milyon mayin gömülüymüs. bu mayinlarin cikarilmasi isini üstlenmesi beklenen türk silahli kuvvetleri ise elinde yeterli techizat ve malzeme olmadigi icin mayinlari cikarma isini gerceklestiremiyormus [dünyanin dördüncü güclü ordusuydu tsk bazilarina göre]. en sonunda ise basbakan mayin temizleme isinin israil'e verilecegini aciklayip tartismalari baska yöne cekti. ama nedense basinda kimse umur talu haric tsk'nin neden mayin temizlemek icin yeterince eleman yetistirmedigini ve gerekli techizatlari almadigini sormadi.

    http://www.sabah.com.tr/…omduler_ama_cikaramiyorlar

    kimisi diyor ki hükümet elli milyon dolar vermemis de ondan olmamis. buna inanmamizi mi bekliyorlar bizden? bizi, hem hükümet hem de tsk gercekten saf veya gerizekali zannediyor sanirim.

    artik eminim ki türkiye büyük ve güclü bir ülke degil. kendi gömdügü mayinlari bile cikaramiyor. yazik!
  • ulkemizde bu kadar buyuk bir çalışma varken hukumetimizin bunlara yatırım yapmak, ilgilenmek yerine bu kadar saçma çozumlere gitmesi gerçekten çok manidar.
    şöyle ki:

    "bilkent üniversitesi ulusal nanoteknoloji merkezi (unam)’da faaliyetlerini sürdüren bir grup bilim insanı buldukları bakteriyle mayın tuzağına kökten çözüm buldular. bu bakteri toprağa serpildiğinde mayını tespit edecek. savunma sanayi müsteşarlığı, tübitak ve elginkan vakfı’nın desteklediği unam’dan sıla toksöz önderliğindeki projede, odtü biyolojik bilimlerden ledun akyüz, ajsa reka, laila akhmetova da görev aldı. bilim insanları tarafından geliştirilen “biyolojik mayın tespit sistemi” dünyada bir ilk. projede, bakterilerin genleri değiştirilerek toprağa serpiliyor ve patlayıcı maddeler buhar halinde dışarı çıkıyor. bu buharla etkileşime giren bakteri ışıma yapan bir protein ortaya çıkarıyor.

    popüler bilim dergisi’ne çalışmalarını anlatan sıla toksöz, 2008 yılının haziran ayından bu yana çalışmalarını sürdürdüklerini belirterek, şöyle konuştu, “seçilen bakteri doğada bulunan bir bakteri olduğundan toprağa da insana da zarar vermiyor. hatta topraktan patlayıcılar temizlendiğinde bölge organik tarıma bile açılabilecek. bakteri insana bulaştığında antibiyotik direnç geni devreye girmeyecek.bakterinin bir başka özelliği de yüksek sıcaklıklara dayanabilmesi.bakteri özellikle ilk bahar yazda kullanılabileceği için seçildi.”

    sıla toksöz, biyolojik mayın tespit sistemi’nin işleyişini şöyle anlattı: “plazmik denilen yuvarlak genlerin içine protein üretilmesini istediğiniz geni koyuyorsunuz. biz tnt ile çalışacağız. ortamda tnt olması durumunda bakterinin içinde bir proteine bağlanıyor. o da gidip dna’ya bağlanıyor. arada bir spesifik protein var ve bu proteini dizayn ediyorsunuz. bunu dizayn ettiğinizde bu tnt’ye bağlanacak, aynı zamanda gidip dna’ya bağlanacak ve istediğimiz parlayan proteini üretecek.

    mayın bulduğunda ışımak üzere genetik olarak modifiye edilmiş mikroorganizmalar, mayınlı arazilere zirai ilaçlama uçaklarıyla serpilecek. işıma sonrasında mayınların yerleri kamera yardımıyla tespit edilecek. mayınların koordinatları özel bir yazılımla belirlenecek. sistemin geliştirilmesinin ardından hedeflenen ise mikroorganizmaların mayınların bozunmasını sağlayıp, düşük maliyetle toprağı mayınlardan ve kimyasalar maddelerden temizlemek.”

    http://www.vatanbir.org/…indan-mayina-karsi-bakteri
  • (bkz: icara vermek)
  • bütün haber kaynaklarında ve kişisel beyanatlarda ısrarla "ihale israil'e verilecek" deniliyor. ne demek ihaleyi israil'e vermek anlayan açıklasın bir zahmet. israil kendini koruyacak asker bulamazken bize mi asker gönderecek devlet olarak? ne alakası var?

    muhtemelen israil'li bir firmaya veya konsorsiyuma verilecek demek isteniyor. hoş anladığım kadarıyla ortada bir kesinlik de yok. çıkartılan kararname x firmasına verilecek demiyor, bu işin finansmanı belli bir süre işletme hakları verilerek sağlanacak diyor.

    firmanın israil'li olacağı hikayesini de destekleyen üç olgu var sanırım :

    -israil firmaların bu konuda tecrübeli olması.
    -israil tarım teknolojisinin bu bölgedeki en gelişmiş teknoloji olması.
    -israil'in güneydoğu anadoludan toprak istediğine dair inanışlar/komplo teorileri.

    e şimdi benim anlayamadığım şu var. biz bu ihaleyi özel bir şirkete veriyoruz diyelim. nedir şartları? işte önce temizleyeceksin sonra 49 sene kullanacaksın. e muhtemelen türkiye'de bir şirket kuracaksın, o şirketle vergini ödeyeceksin. öyle hadi verdik sana toprağı istediğin her naneyi ye diyor mu bu kararname? bilmiyorum net ama o çapta bir saçmalık da beklemem artık. bu adamlar ne yapacaklar gelip? orda silahlanacaklar mı? yahudi kolonileri kibbutzları mı kuracaklar? sınır falan mı çekecekler etrafına sanki?

    ne alakası var. adam gibi gelip işlerini yapacaklar, türkiye'nin kanunlarına tabi olacaklar, türkiye'nin arazi rejimine tabi olacaklar, türk sisteminde vergilerini ödeyecek, mallarını türkiye'den satacaklar. gelen adamlara verilecek en büyük ayrıcalık çalışma iznidir olsa olsa. daha ne bekliyorsunuz ki?

    e peki neden bu yaygara?

    -israil ile ticaret yapmayalım
    -e bütün araplar bile yapıyor biz niye yapmayacakmışız?

    -işgal edecekler
    -yahu arkadaş adamlar muhtemelen az bir ekiple gelip lokal uzmanlar kiralayacak, know how satacak bize. ne sanıyorsunuz kasa kasa uziler ve toplarla 3000 kişi mi gönderecekler oraya bu iş için?

    -bu işi israil firmalarına verirsek "aciz görünürüz"
    -o senin hüsnükuruntun. kullandığın arabayı, enerji nakil hatlarını, kabloları, makineleri, tünelleri köprüleri velhasıl hayatının büyük bir parçasını da başkalarından ithal ediyoruz. o zaman aciz olmuyoruz da şimdi neden aciz oluyoruz?

    -büyük israil, siyonizm
    -yahu güldürmeyin beni. önümüzdeki 100 sene israil kıçını yırtsa gelemez oralara. 100 sene sonra da bakarsın biz orda oluruz. amma korkak adamlarmışsınız siz ya!

    benim tek aklıma takılan konu 49 sene. mantıksızca uzun bir süre. adam gibi maliyeti hesaplamışlardır inşallah ordan kazık yemeyiz. bir de eğer gerçekten israil firması olacak diye tansiyon çıkacaksa siktiretsinler, başka ülkeden bulsunlar. böyle saçma sapan yapay gündemlerle yormasınlar bizi.
  • ince zımparayla mümkündür. atmosfer şartlarına mukavemet bakımından kabiliyetli bir metal fakat ufak tefek çil yapmışsa yerinden kibarca çıkarılıp işleme başlanabilir.
  • memleket topraklarının yabancılara alenen peşkeş çekilmesidir.artık gizli de yapılmıyor bu işler.eskiden şehir efsanesi olarak duyardık dinlerdik.yanlış hatılarmıyorsam rahşan ecevit ilk olarak dile getirmişti.israil, güneydoğudan topraklarımıızı satın alıyor uyumayalım gibisinden.bakıyorum da doğruymuş.yabancılara toprak satışı nasıl bir devlet politikasıdır anlayamıyorum.bunun neresi ülke aşkıdır, bunun neresi vatanseverliktir...!!