şükela:  tümü | bugün
  • gelirse (ki mümkündür) yeşil sermayeye, yetmez ama evetçilere bir selam daha yollayacağımız gündür.
  • bundan bir kaç yıl önce yakın aile dostlarımızın ısrarı üzerine birini işe aldık. bütün resmi işlemleri yapılmış, bildiğin tek eksiği iş. neyse adam ki 23 yaşları civarında, çalışmaya başladı. ilk bir hafta kendisine ne söyleniliyorsa yerine getiriyor, çalışıyor emek sarf ediyordu. ilk haftadan sonra çalışan yerli arkadaşlarla ortam yaptı, gözü açıdı ve işleri artık ağırdan almaya başladı. birinci ayını doldurduktan sonra işe geç gelmeler, akşam erken çıkmak için mazeretler uydurmak, yalan söylemek ve yalanlarına akrabaları aracı etmeye başladı.

    bir gün çağırdım onu, kardeşim işe ihtiyacın yoksa eğer işe ihtiyacı olan kişilerin yerini boş yere işgal etme dedim. işe ihtiyacın varsa da insan gibi belirlediğimiz kriterlere uymalı ve diğer arkadaşlar gibi üretime katılmasını söyledim. sonuçta sen savaştan veya açlıktan ölmemek için bu ülkeye gelmişsin, böyle davranışlara tahammülümüzün olmadığını güzel güzel anlattım. adam ağlayıp sızlayıp ajitasyon yapmaya başladı. yok ninemi kaybettim, yok teyzemin eniştesini, cihatçılar kafasını kesti falan filan bir sürü zırva.

    kendisine tekrar güzel bir dille, kardeşim mazeret uydurmana, işten kaytarmana ve üretimi aksatmana sebep değil bu saydıkların dedim, (psikolojin bozuk olabilir, bu konuda sana taviz verebileceğim nokta, hassas olduğun bu sebeple seninle iletişim kuranların dikkatli davranmalarını sağlamak) seni tedavi edemem, sorunlarına belli bir ölçü de çözüm getirebilirim, seni hor gören, sana kötü davranan kimse yok burada. kendini düşündüğün kadar, ekmek yediğin, evine aş götürmene vesile olan bu işletmeyi de düşünmen gerektiğini ve kendini iyi hissetmiyorsan , sonracığıma devam edemeyeceksen ayrılabileceğini, ama geleceksen adam akıllı çalışıp ve işine bakmasını söyleyip gönderdim.

    bir kaç gün gözlemledim, yakınlık kurduğu yerli arkadaşlarını not aldım. tabi eleman yine bildiğini okuyor. 4.ncü aya girince bir kaç kişi iş yerini arayıp bu adamı şikayet etmeye başladı. bizdeki sabır da yok kimsede(savaş mağdurur diyorsun ya), şimdi hatırladıkça tuhaf oluyorum. çağırdım tekrar yalan yanlış bir sürü şey anlatmaya başladı. adamın samimi olduğu bizim yerli elemanlardan sordum, kulaklarıma inanamadım.

    eleman ilk haftadan beri ben burada geçiciyim ben kanada'ya gideceğim, burada yok şu kadar alıyorsunuz yok bu kadar alıyorsunuz deyip durmuş. aldığı ücret de asgari ücret. yemek ssk servis üç ayda bir de prim. adamı çağırdım, parasını tazminatını verip gönderdim. o günden sonra bir daha tövbe billah dedim.

    genelleme yapmayacağım ama bunların %90'ı türkiye'yi beğenmiyor. kalan %10'da zaten kendi memleketlerinde.