şükela:  tümü | bugün
  • olması gereken kampanya. buradan başlatılabilir.
    heşteg filan yapılabilir.

    edit: konusunu anlayamayanlar olmuş! birlikte yaşamak ister misiniz, olacak sorusu.

    edit 2: şöyle bir de anket açmış yazar arkadaş:
    http://strawpoll.me/7286499
  • lan sadece suriyeliler oy verse geçer bu referandumdan. o derece artık siz düşünün.
  • bu referandumu ben de istiyorum arkadasim.

    madem bu "multeciler" kampta degil sokaklarda, o zaman isteyip istemedigimizi bize de soracaksiniz.
  • gerçekleşmesine pek ihtimal vermediğim ütopik istek. gerçekleşmesinin de bir şey değiştirmeyeceğini düşünüyorum o ayrı.

    referandumla ya da başka bir şekilde suriyelileri geri gönderme kararı alındığını varsayalım. sanki topluca bir yerde duruyorlar da git dediğimizde gidecekler diye mi düşünüyorsunuz? bu adamlar kaldı artık yapacak bir şey yok. ne kayıt var ne bi şey. kendi istekleriyle geri dönmeyecekleri de aşikar. her yakaladığımız suriyeliyi tek tek ülkesine geri yollamak zorunda kalırız öyle bir karar çıkarsa. adamlar ülkenin her yerine nüfuz ettiği için bu da çok mümkün görünmüyor.

    benim asıl korkum açlıktan sefaletten kırılırken, başka ülkenin topraklarında geleceğinin ne olacağı belli değilken sikinin keyfinden geri kalmayıp boy boy çocukları dizecek kadar yüzsüz, ülkeye gelişlerinin üzerinden çok geçmemiş olmasına rağmen kirasını ödemediği ev sahibini öldürebilecek kadar arsız, ayağına yapışıp para istediği adam vermeyince tehdit edecek kadar orospu çocuğu olmaları. bi 10-15 sene sonra artık "türkiyeli" olan bu suriyelilerin ne boklar yiyebileceğini düşünmek bile istemiyorum. o yüzden ister cani diyin ister faşist diyin dünkü esnafın ağzını burnunu dağıttığı çocuğa üzülemiyorum. yolda yürürken para vermedim diye bıçağı takmayacaklarının garantisi yok. hele ki ileride benim çoluğumun çocuğumun başına ne bela olacakları değil bu şerefsiz orospu çocuklarının. bunlara karşı önlem alınması gerektiği çok açık. hükumetimiz sağolsun önlem almak yerine daha da teşvik ettiği için halk kendi çözümünü kendi bulmak zorunda kalıyor.
  • hashtag konusunda sıkıntı yaşamadığım kampanya. #siktirolupgitsinler hashtagi tüm duygularıma tercüman oluyor.
  • istediğim referandumdur. adamların cebine harçlık konuyor, kömür yardımı yapılacağı müjdesi veriliyor, vatandaşlığa geçirilme işlemleri sürüyor. benim yaşam kalitemi düşürmek adına benim vergilerimle yapılıyor bu işler. orda burda karşıma çıkan, sayelerinde tekrar şark çıbanı, kızamık gibi hastalıklarla tanıştığımız, üç otuz paraya vatandaşımın elinden işini alan, giderek mafyalaşma eğilimleri gösteren bu güruhu açıkçası şehrimde, sokaklarımda istemiyorum.

    en azından kimin hangi safta olduğu belli olur. sonuçta gitsinler dendi, giderler mi? olur, neden olmasın. uzun sürer ama gönderilirler. zaten chp'nin seçim öncesi suriye'de barış ve istikrarın diplomasiyle sağlanarak bu adamların geri dönmesini sağlama vaadi vardı. referandum bu çabalar için de destek olur.

    şimdiki başbakanın bakanlık dönemi sayesinde dış politikamız ile iç politikamız arasındaki hassas sınırlar ve farklılıklar kalktı, suriye'deki çatışmalar iç savaşımızın gerekçesi haline geldi. zararın neresinden, nasıl dönülse kârdır. gerekirse tek tek hepsi yakalanır sınırdışı edilir. 2 milyondan fazla boğaza bakmak, türkiye'nin harcı de-ğil-dir!..
  • imzaladığım kampanya. özellikle de kendileri bütün gün parklarda ağaç gölgelerinde yatıp, gelene geçene laf atan, ama 398475 tane çocuğunu sabahtan akşama kadar sokaklarda dilendiren şerefsizleri kim şehrimden temizleyecekse ona oyumu vereceğim. geri mi gönderiyorsunuz, kampa mı tıkıyorsunuz, yoksa akp'lilerin evlerine mi yerleştiriyorsunuz, ne bok yapacaksanız yapın.
  • olması gereken kampanyadır. kimse kusura bakmasın ancak artık ne kendilerine acıyabiliyorum ne de onların varlığını savunan insanlara katlanabiliyorum.

    neymiş efendim onların ülkesinde savaş varmış. evet, haklılar onların ülkesinde savaş var.ama unutulan nokta şu ki benim ülkemde de savaş var, hem de taraflardan biri de ben değilim. çok uzağa gitmeye gerek yok bunları görmek için, 1-2 gün önce ölen onlarca genç insana bakmak yeterli. ayrıca madem yardımsever bir ülkeyiz, binlerce ukraynalı ülkelerinden kaçarken, sefalet içerisinde yaşarken neden sadece seyirci gibi davranıyoruz. pardon, suriyeliler bizim din kardeşimizdi de mi...

    neymiş efendim onlarca kadın ve çocuk masum yere öldürülüyormuş ülkelerinde. evet, haklılar, ancak o çocuklara ne kadar değer veriliyor tartışılan bir durum. madem çocuklarınızın sağlığına, geleceğine düşkünsünüz neden elinizdeki çocukların durumu ne olacak kaygısı içerisinde yeni çocuk dünyaya getirmeye girişirsiniz ki. suriyelilerin ülkeye girişinden itibaren binlerce yeni suriyeli bebek doğdu. sağ olsun devlet büyüklerimiz de hemen onları vatandaşlığa almışlar, devlet çalışıyor tabi.

    madem sadece can güvenliği için türkiyeye geldiniz, neden sizlere sunulan hizmetleri bırakıp büyük şehirlere kaçtınız. neden her gün onlarca insan metrolarda, sokaklarda sizin para dilenmenizle karşılaşmak zorunda, neden ülkemizi ziyarete gelen turistler rahatsız edilip, çantalarını cüzdanlarını kaptırmakta, neden onlarca işsiz, aç türkiye cumhuriyeti vatandaşı varken sizin cepleriniz aksatılmadan doldurulmakta...

    çünkü biz çok iyi, yardımsever ve mutlu bir ülkeyiz...
  • referanduma gerek yok. suriye sınırı içine kamp kursun devlet, bm ile ortak.masrafları da biz ödeyelim ama bm nin ismi mutlaka geçsin. direk oraya gönderilsin. yetti artık.
  • şu başlığın çektiği ilgiye bak! arkadaş sadece söyleniyoruz. bir şeyler yapılmalı. şu konu gündeme getirilmeli. unutturuluyor. bu suriyeliler git-me-li!