şükela:  tümü | bugün
  • gazetelerin birinci sayfasındaki logonun üzerinde kullanılan ba$lık*.
    logonun hemen üzerinde bulunması ve bu nedenle gazete bayilerinde mü$terinin ilgisini en çok bu kısmın çekmesinden dolayı her zaman için en çarpıcı haberlere sürman$ette yer verilir, verilmiştir, verilecektir*.
    bazen derbi maç haberleri, bazen bir skandal, bazense sadece xx kupona emmeli gömmeli kırk dilde masaj aleti gibi bir promosyon yer alır bu sürman$ette. dikkat çeker, allı pulludur.
    man$etten her zaman için daha havalıdır, götü kalkıktır.
    man$et halktır, ankara-kızılaydır,long term relationship'tir, sürman$et ise tikidir, istanbul-bebektir, one night stand dir.
  • istanbul halk tiyatrosu'nun 2008-2009 sezonunda izleyici ile buluşturacağı, sinan tuzcu'nun yazdığı ve popüler oyuncu kadrosu ile sağlam gişe yapacağını tahmin ettiğim oyunu.. bkm'de oynanan oyunda rol alanlar erkan can, dolunay soysert, tardu flordun, ceyda düvenci ve beste bereket. oyunda zengin bir işadamının, devlete karşı açtığı bir ihaleyi kazanmak için çevirdiği dolaplar anlatılıyor. (bkz: sür manşet)
  • gazetedeki ikinci sayfa haberlerinin arka planı hakkında daha derin düşünmeye iten tiyatro oyunu.

    --- spoiler ---
    oyuncuların performansı oldukça iyiydi. kullanılan görseller sayesinde tiyatro oyunu bir filme oldukça yaklaşmış. biletin üzerinde oyunda yüksek patlama sesi kullanıldığı yazıyor ve oyun başlamadan bununla ilgili de bir anons yapılıyor. buna rağmen silah sesi olan sahnede herkes yerinden zıpladı*. bu kadar uğraşacaklarına daha sessiz bir yöntem bulabilirler kanımca. ayrıca oyunda sahneler arası geçişler çok uzun tutulmuştu, oldukça kopuk bir etki bırakıyor bu da. aslında normal şartlar altında oldukça etkili olabilecek bir oyunda ceza'nın şarkılarının sahne geçişlerinde kullanılması da konsantrasyonu dağıtıp rahatsız edebiliyor.
    --- spoiler ---
  • basarili bir senaryoya sahip, cuma gunleri bkm de oynayan 2 perdeli tiyatro oyunu.

    --- spoiler ---
    ceyda duvenci: iyi kiz rolunde. bagiris, haykiris va aglamalari yapmacik olmasa iyi oynadi derdim
    beste bereket: rol yaptigini cok belli eden yapmacik tavirlar ile vasat idi
    dolunay soysert: iyi performansi ile oyunu kurtaran o oldu
    tardu flordun: kotuydu!
    erkan can: bende hic bir duygu uyandirmadi. yazacak yorumum yok, aslinda vasatti.

    kullanilan sinema efektleri oyunda farkli ve guzel bir arti olarak dikkat cekiciydi
    hayko cepkin ve son kez oyuna cuk oturmus,
    bkm deki salon tiyatro izlemek icin ideal bir salon olmamasina karsi genede kotu degildi
    --- spoiler ---
  • dün akşam bkm de izlediğim istanbul halk tiyatrosunun oyunu. fillerle çimenlerin halini görürsünüz oyunda.
    oyun yazarı sinan tuzcu alkışı hak etmektedir. çetrefilli ilişkiler başarılı şekilde tiyatroya uyarlanmış.
    tardu flordun oyunda en başarılı performansı sergileyen oyuncudur.
  • dekoruyla ekstra keyif veren, biraz yavaş olsa da senaryosu hakikaten başarılı ve biraz rahatsız edici yeni oyun...
    ceyda düvenci'nin kendisinden çok hazzetmeyen kimi seyirciye kendisini ayakta alkışlattığı oyundur da aynı zamanda. ankara'daki gösteride belki de oyuncular yorgun olduğundan bir durgunluk vardı üzerlerinde, erkan can hayal kırıklığı oldu, dolunay soysert karizmatikti ama bekleneni vermeedi, tardu flordun iyi beste bereket yapmacıktı. dolayısıyla oyun oyunculardan daha güzel oldu. oyuncular oyunu yavaşlattı sanki gibi...
  • neden sinema falan diye sorarlar ya bazen. ben de buradan sinan tuzcu ve arif akkaya'ya sormak istiyorum. neden sinema? ya da sinemaysa neden tiyatroda?

    karşısında kamera varken oynamaya alışmış ceyda düvenci'nin belden aşağısını kontrol edemeyişi, dolunay soysert'in oynadığı fahişe karakterinin belli sahnelerde birden bire belgin doruk'a dönüşmesi, tardu flordun'un oyundaki karakterin ayarsızlığını göstermek isterken takındığı yanlış tavır ve erkan can'ın "ne işim var benim burada" halleri. beste bereket ise ayrı bir yazım konusu.

    kamera oyunu büyütür ama tiyatro farklıdır. daha büyük oynamak gerekir. tabii bundan pandomim çıkarımını yapmasın kimse. bir tiyatro oyununda burnunun dibinde kamera, tepende boom varmış gibi oynarsan ve bunu oyun vermek gibi bir gaye ile yaptığını düşünürsen 4. sıradan itibaren "seeeesss" diye bağıran insanlarla karşılaşırsın. yani olmaz. ikinci sırada oturan seyirciler bile birbirlerine dönüp "ne dedi" diye soruyorsa bu işte bir yanlışlık var demektir. bkm 875 kişiliktir ve balkonu vardır. anlayın artık durumun vehametini.

    bu iş bu oyuncularla bir film olabilirdi. ama tiyatro oyunu olmuyor işte. bir kafede bir çay isteme sahnesi karşında 4 kamera farklı açılardan çekiyormuş gibi oynanıp 6 dakikada bitiyorsa ya da bir deparla cumhuriyet meyhanesine gidilip bir ufak içilecek zamanda iki kadeh rakı 3 adımdan büyük oyunculuk ayağı altında getirilemiyorsa olmaz o iş.

    olmamış demiş miydim? evet olmamış.
  • tepe veya kuşak diye de adlandırılır.
  • fransızca sur manchette söz grubundan gelen kelime. birebir çevirince, "başlık üstü" anlamına gelir, gazetelerin logosunun üstünde yer alan haberler için kullanılır.
  • bünyesinde hakan solaker, bülent makar, derya yolyapan, serkan kaya ve ibrahim gugu gibi yazarları barındıran ve haftalık çıkan dergi.