şükela:  tümü | bugün
  • dream theaterin images and words albumunun guzel sozlu ve melodili bir $arkisi.

    morning comes too early and nighttime falls too late
    and sometimes all i want to do is wait
    the shadow i've been hiding in has fled from me today

    i know it's easier to walk away than look it in the eye
    but i will raise a shelter to the sky
    and beneath this star tonight i'll lie
    she will slowly yield the light
    as i awaken from the longest night

    dreams are shaking
    set sirens waking up tired eyes
    with the light memories all rush into his head

    by a candle stands a mirror
    of his heart and soul she dances
    she was dancing through the night above his bed

    and walking to the window
    he throws the shutters out
    against the wall
    and from an ivory tower hears her call
    "let the light surround you"

    it's been a long, long time
    he's had awhile to hink it over
    in the end he only sees the change
    light to dark
    dark to light
    light to dark
    dark to light

    heaven must be more than this
    when angels waken with a kiss
    sacred hearts won't take the pain
    but mine will never be the same

    he stands before the window
    his shadow slowly fading from the wall
    and from an ivory tower he hears her call
    "let the light surround you"

    once lost but i was found
    when i heard the stained glass shatter all around me
    i sent the spirits tumbling down the hill
    but i will hold this one on high above me still
    i once could see but now at last i'm blind

    i know it's easier to walk away than look it in the eye
    but i had given all than i could take
    and now i've only habits left to break
    tonight i'll still be lying here
    surrounded in all the light
  • acid ice flows un bir $arkısı. sözleri $öyledir :

    it's a feeling i get
    when i feel shadowed by something that i can't see
    it's a feeling i let
    rise to the surface when i'm the only one around

    you're the only one
    who i can share my darkest dreams with
    you're the only one
    who chips away at the stone-faced myth

    i'd be lost at sea
    in a world comprised solely of misery
    lost, adrift without hope
    if you were gone i don't think i could cope

    you're such a part of me
    you take away all the pain and all the misery
    even only for a while
    it makes it all better when i see your smile

    it surrounds me
    i have this feeling where ever i go and
    it surrounds me
    i know it's there but i'll never let it show
  • marten rydell (vocals, guitar), marcus knutsson (guitar), emil petersson (keyboards, sampling), fredrik solfors (drums) and jesper petersson (bass) kadrosundan oluşan isveçli deep elm records'a bağlı duygu seli emo grubu...safety in numbers adında bi debut albümleri bulunmaktadır.
  • yalıtılmış nevrotik bir bireyin kendisini hale ile çevrelemesi, duygularına ket vurması, ve bir gün, bunları tamamıyla değiştiren bir kadınla tanışması, tam anlamıyla "carpe diem" i hissetmesi sonucu iç çatışmalarını, anı yaşamanın coşkusunu veren dream theater parçası.

    parçada "ivory tower" gibi izole nevrotik kişilerin sembolü olan tanımlar kullanılarak durum belirtilmiş, geceleri yaşayan insan tanımıyla duruma tuz biber ekilmiş, "the shadow i've been hiding in has fled from the today" ile nevrotik durumdan kurtulma sinyalleri verilmiştir.
    "when i heard the stained glass shatter all around me " ile bireyin halesinden tamamen çıktığı anlatılmış, "i sent the spirits tumbling down the hill
    but i will hold this one on high above me still, i once could see but now at last i'm blind " ile, ruhları kendinden uzaklaştırıp duygularına ket vurduğunu, ancak bir tanesini kendine saklayıp bundan vazgeçmeyeceğini, ve izole nevrotiklerin sahip olduğu duygudan yalıtılmış, mantık temelli, kendi kendini mükemmel bir şekilde analiz edebilen, kısmen objektif düşünceden kendini azad edip, duygu sahibi, aşk sahibi, artık kör biri olduğunu söylemiştir.

    "i know it's easier to walk away than look it in the eye " izole olmak, çevrenin hissettireceği şeylerden korkmakla alakalıdır. izole olmak, kaçıştır, ve kolay yoldur. bu durumda uzaklaşmak da en kolayıdır.
    "but i had given all than i could take " ancak yorucudur, kişi kendisinin izole olduğunu keşfederse("ki bu en zor telkinlerden biridir") bu duruma daha fazla katlanamaz.
    "and now i've only habits left to break " durumu değiştirmek ister, bu durumdan geriye eski alışkanlıklar kalır.

    "tonight i'll still be lying here
    surrounded in all the light"

    carpe diem.
  • deli orgazmik björk box set'i.

    debut'dan drawing restraint 9'a tüm albümlerinin dolby 5.1 ve dts kayıtları ve albümlerden çıkmış videolar bulunuyor. aylarca uğraştı bu teknoloji, ses, müzik manyağı bunları düzenlemek için. şimdi mesela unravel dinlicez, sağdan soldan ufak gümler, önden arkadan björk sesleri gelecek. hyperballad'ın sonlarındaki sesler ordan burdan dönecek bilmemne, ya yok, sonsuz olasılıklar her şarkıda. ilk kez dinlermiş gibi. çıktığı gibi geliyorum.
  • aslında antrenman yaptırdı bize medulla 5.1 ile. sesler en boş kafanın bile bir kulağından girip diğer kulağından çıkamazdı. zira diğer kulak mevcut diğer sesleri almakla meşguldu. en çok da o -güya tertemiz- vespertine'in kiri ortaya çıkacak ya, ondan heyecanlıyım... hediye gibi bir şey bu. ben şimdiden geldim.
  • chaos in motion'da kendinden geçmiş, bambaşka, ultra, süpersonik bir şey haline gelmiş bu parça. defalarca izledim, yok abi, ne in the presence of enemies, ne schmedley wilcox, ne the ministry of lost souls ne de diğerleri, bu dvd'yi özel kılan surrounded'dır hacı!

    artık alıştığımız ufak bi petrucci&rudess introsuyla açılıyor parça, ardından bildiğimiz tatta ilerliyor bir süre, sonra petrucci solosu geliyor ve ardından rudess keytarı ile sahnenin önüne atılıyor! zaten buradaki klavye solosu ve ardından gelen unison ile kendimizden geçiyoruz. tabii burada bitmiyor, bu adamlar ne vakit tadında bıraktılar abi... labrie sahnenin arkasına geçiyor, özel sıvısından yudumluyor, bu esnada petrucci tekrar soloya giriyor ve solo gittikçe coşuyor, kopuyor, nihayetinde de mother'ın efsane solosuna bağlanıyor! bu esnada arkada the wall'un kapağı beliriyor. petrucci soloyu sonlandırıyor, artık paçalarımızdan serotonin sızar halde şarkıyı bitirmelerini bekliyoruz; fakat yine düşündüğümüz olmuyor ve bu sefer de bir başka progressive devine selam çakıyor dt, elemanlar marillion'un sugar mice'ına giriyorlar. bu da sonlandığında tekrar surrounded'a dönülüyor ve parça nihayete eriyor. tabii bizler de bitik halde "lan o solo neydi öyle, tanıdık bi şeydi, the wall ne alaka mınakoyim!?" diyor ve geri sarıyoruz videoyu.

    bu adamları sevmeye doyamıyorum abi... ne yapayım, elimde değil heheh...

    . part 1 - http://www.youtube.com/watch?v=uru5zeq9o2i
    . part 2 - http://www.youtube.com/watch?v=6ve5szy88fi
  • yahu şu sözlerin güzelliğine bak, ah ulan... "i know it's easier to walk away than look it in the eye" diyor ya... kevin moore tabii.
  • the man in the iron mask filminin soundtrackinin en gaz parçası. filmin sonlarına doğru çalan, kullanıldığı sahneyle müthiş uyumlu coşturan şarkı.

    --- spoiler ---

    http://www.youtube.com/watch?v=dvwloxfgyg8

    http://www.youtube.com/watch?v=a9edpe510uo

    --- spoiler ---
  • bulunduğu albümün tek kelimeyle dengesidir. sonradan bozulacak dream theater özünün referans alınacağı yegane şarkıdır.