şükela:  tümü | bugün
  • mayalanmis ringa baligindan yapilan geleneksel isvec yemegi. keskin kokusu vardir.
  • muhtemelen koku duyuları olmayan insanlar tarafından geliştirilmiş bir konserve balık ürünü, öğürerek yeme kültürünü de geliştirdiği söylenmekte.

    halen yemeye çalışan vardır:
    http://www.liveleak.com/view?i=d81_1366853584

    (bkz: boyu devrilsin üreticilerin)
  • fermente edilmiş tuzlu ringa balığı.

    fermantasyon otoliz şeklinde balığın vücudundaki laktik asit enzimiyle başlar. bakterilerle birlikte bütirik asit, asetik asit ve propiyonik asit gibi keskin kokulu asitler balığın içinde form alır. ayrıca fermantasyonla hidrojen sülfür de üretilir.

    aşırı ağır kokusundan dolayı bu balık hep açık alanlarda yenir.

    2006'da air france ve british airways'ın bu konserve balığın uçağa alınmasını "patlayabilir" gerekçesiyle yasaklamasının üzerine isveçli balık üreticileri bu iki havayolu şirketini "kültür cahili" olarak niteledi.
  • kendisiyle henüz teşrif etmedik fakat izlediğim bütün videolarda konserveyi açar açmaz etrafta kim varsa gebermekte:
    http://vivas.fi/…other_multiline&action_object_map={%2210151536563874774%22%3A505734392807960}&action_type_map={%2210151536563874774%22%3A%22og.likes%22}&action_ref_map
  • yenebilir gibi duruyor. bana gönderen olursa yerim.
    bir kere o suyu hemen dökülüyor muhtemelen.
    patates ve soğanla lavaşın içine koyup dürüm yapacaksın işte, milli içkimiz ayranı da koydun mu yanına kafa da güzel olur.
  • isveç'te en az yılda bir kez surströmmingsskiva (surströmming parti) diye bir etkinlik gibi bir şey oluyormuş ilgilenenler gitsin başlarına gelecekleri bilsin, zaten bu surströmming denen iğrenç konserve, ringa balığının 6 ila 12 ay çanaklarda mayalanmaya bırakılıp daha sonra fermente edilip sonraki 2 ay içerisinde tenekelere aktarılması ile oluyormuş, o tenekeler ne kadar şişkin patladı patlayacaksa lezzeti o kadar iyiymiş, yani o kadar iğrençmiş.

    tam olarak surströmming nasıl çıktığı bilinmiyor,16. yüzyılda savaş zamanında oluşan tuz sıkıntısı sonucu bu fermentasyon olayını bulmuşlar, böylece daha az tuz kullanarak balıkları bir çeşit salamuraya yatırma işlemini yapmışlar. tabi bu kadar iğrenç kokmasına rağmen nasıl yemişler oda ayrı bir muamma, benden bu kadar midem kaldırmıyor...
  • hani tenekede lakerda yaptırıldığında ve ilk açıldığında (kusturmasa bile) bayağı kötü kokar ama tadı acayip güzeldir ya, bunda da durum öyle mi yoksa tadı da mı kötü onu merak ettim. edinilmiş lezzet diye bir şey de var tabi, örneğin camembert peynirinin ağır amonyak kokusunu aşabilirseniz doğru markalarda efsanevi bir lezzete ulaşmak mümkün olabiliyor. zamanla bu lezzetin o kadar bağımlısı olunabiliyor ki peynirin iğrenç kokusu o lezzeti hatırlattığı için güzel gelmese bile o kadar da rahatsız edici olmamaya başlıyor. şartlanma meselesi.
  • ton balığı konservesi gibi görünen facia.

    arkadaşlar öncelikle belirtmeliyim ki ben her şeyden tiksinen bir insan değilim. midem kolay kolay bulanmaz
    ancak hayatımda daha önce asla böyle bir şey tecrübe etmedim. bu bok inananılmaz iğrenç kokuyor.

    kokusunu nasıl tarif edeceğimi bilemiyorum. kafam çok karışık. tenekenin içindeki iğrenç çürümüş balık, çürüdükçe gaz çıkarıyor sanırım ve teneke zamanla şişmeye başlıyormuş bu yüzden. hafif gergin bir tenekede olması önemliymiş. neyse.

    tenekeyi delmeye başladıktan itibaren tarifi zor bir koku kaplıyor ortalığı ve kusmamak için direnmeniz gerekiyor.

    çok ciddi söylüyorum hayatımda hiçbir kokudan tiksinmedim. bu nasıl bir kokuysa midem içeride ters döndü boğazım düğümlendi. aklımı kaybedecektim.

    o koku havaya karıştıkça ölmek istiyor insan.