*

şükela:  tümü | bugün
  • kokeni ingilizce suspension olan bu kelime turk diline 1963 yilinda francis ford coppola tarafindan ilan edilen ve kendi adiyla anilan 'ford kaporta' devriminden sonra gecmistir. ornegin bilgisayar masasinin uzerindeki bir cay fincani ve ergonomik klavye ortak platformda bir suspansiyon ortakligina giderek birbirlerine destek olurlar, son kullanicinin mutluluguna hizmet ederler.
  • bir katı, sıvı içerisinde heterojen olarak dağılmışsa bu karışımlara verilcek ad..
  • bisklet kullanıcıları için üretilmiş elastomer li ve hidrolik versyonları bulunur.
    (bkz: rock shox) (bkz: manitou)
  • karışımı meydana getiren maddelerden çözünen konumunda bulunanın gözle tespiti her zaman mümkün olmayan küçük partiküller oluşturarak çözücü konumundaki madde içerisinde dağılması hali. çözelti değildir çünkü karışımı oluşturan maddeler arasında herhangi bir fiziksel bağ meydana gelmez, maddelerin molekül yapıları değişmez. sis, ayran beylik örneklerdir.

    kimi kaynaklarda süspansiyonların heterojen olduğu yazar lakin bu her zaman doğru değildir. üstelik homojenlik de bir derinlik konusudur.
  • (bkz: köpük)
  • katı-sıvı ve katı-gaz arası karışımlara verilen addır; sıvılar arasında olanına emülsiyon denir.
  • sporcularin takim taklavati korumak ve spor yaparken rahat etmesi icin tasarlanmi$ ic camasiri. konsept olarak kicin etrafindan dolanan iki lastik, ta$aklari toplayan ve icinden penis gecirilmesi icin bir delik bulunan bir beze sahip acayip bir kulottur. ilk defa giyildiginde insan neyi ne yapacagini bilemez. ingilizcesi suspension jock olarak gecer.
  • asıltı. bir akışkan içinde yüzen sıvı parçacıkların oluşturduğu sistem.
  • herhangibi bir sıvı maddenin çözünmeden sıvı halde kalmasıdır. yani herhangi bir sıvı içerisinde katı maddenin çözünmeden asılı olarak kalmasıdır. bir fazın diğer fazın içerisinde dağılmasıyla elde edilen karışımdır.

    (bkz: süspansiyon polimerizasyonu)

    bu polimerizasyon tekniği endüstiride büyük miktarlarda polimer üretiminde yaygın olarak kullanılmaktadır. bu polimerizasyonu sonucu polimerizasyon şartlarına bağlı olarak 50 - 1000 mikrometre çapında, gözenekli veya gözeneksiz partiküller elde edilir. süspansiyon polimerizasyonunda iki faz vardır.

    monomer fazı
    dağıtma fazı

    bir polimer süspansiyon polimerizasyonu için kullanılacaksa dikkat edilmesi gereken ilk özellik monomerin dağıtma fazındaki çözünürlüğüdür. monomerin, dağıtma fazındaki çözünürlüğünün çok düşük olması gerekir. bu amaçla hidrofilik monomerler için yağ ve petrol eteri gibi hidrofobik sıvılar kullanılır. hidrofobik monomerler için de su, dağıtma fazı olarak kullanılır. monomer damlacıkları yapısında çözünmüş olarak başlatıcıyıda içerirler. isı vb. etkiler ile polimerizasyon reaksiyonunun başlatılır. reaksiyon sonucunda her monomer damlası bir polimer partiküle dönüşür.

    süspansiyon polimerizasyonunda karşılaşıbilecek en büyük sorun partiküllerin birbirlerine yapışarak birikmesidir. bunu eklemek için dağıtma fazına partikülleri stabil olarak ortamda tutabilecek stabilizör maddeler eklenir. partikül çapı kullanılan stabilizatöre ve ortamın karıştırılma hızına bağlı olarak değişir.