şükela:  tümü | bugün soru sor
  • 3 kasım 1996 tarihinde susurluk'ta bir trafik kazası yaşandı.

    kazaya karışan aracın içinde; emniyet müdür yardımcısı hüseyin kocadağ, dönemin refahyol hükümetini oluşturan partilerden birinin milletvekili olan, bucak aşiretinin lideri sedat bucak, yıllardır cinayet ve ağca firarı işlerine bulaşmış olduğu bilinen, eski derin devletçi kaçak abdullah çatlı vardı.

    kazadan sonra devletin mafya ve faili meçhullerle bağlantıları su yüzüne çıkmış, hem medyanın olayın üstüne gitmesi, hem halkın yaşananlara tepkisi, hem de siyasi partilerin baskısı sonucu, olaydan sadece 23 gün sonra mecliste araştırma komisyonu kurulmuş ve çalışmaya başlamıştı.

    olay bununla da kalmadı. medya olaya öyle bir yüklendi ki, önce "1 dakika karanlık" eylemleri başladı, sonra yürüyüşler, mitingler derken yaşanan kaza toplumsal bir harekete dönüştü.

    netice alınamadı, evet. eski türkiye de o kadar harika bir yer değildi. hukuk adamlarının ısrarlı takibine karşın olay sanki münferit bir polis-mafya ilişkisiymiş gibi değerlendirildi ve işin derinlerine inilemedi. yine de hem medyanın ve hukukçuların baskısı, hem de halkın tepkisi muhteşemdi. hükümet sallandı, devrildi, bir çok kişi soruşturmaya dahil edildi.

    düşünün ki olay 2018 yılında yaşanmış olsun.

    emniyet müdürü, sayısız cinayet ve katliamdan aranan bir mafya üyesi ve bir akp milletvekili böyle bir olaya karışsa, sonrasında da akp ile bağlantılı bir çok bürokrat ile bağlantıları ortaya dökülse...

    medya, hukuk camiası ve toplumun tepkisi nasıl olur?

    soru belki de en başından hatalı, böyle bir olayı duyar mısınız? duyururlar mı?

    ülke 20 senede hangi noktaya geldi, iyi düşünmek gerek..
  • (bkz: fetö yabdı)