şükela:  tümü | bugün
  • bir yatırım aracı. inek satın alıyorsunuz. firma ineğin bakımını üstleniyor ve yapacağınız sözleşmeye göre size aylık sabit bir süt parası veriyor. internette denk gelen bir örnekte 180 litre süt parası verildiği yazıyordu. inekler sigortalı. mantıklı görünüyor.

    edit: anam bunu ne zaman yazmışım la. yatırım yapıp batan varsa kusura bakmasın :/
  • uygulamada çok mantıklı görünse de insanı kıllandıran bir şeyler var. iki firmayla görüştüm 30 ay boyunca inek başına aylık 180 tl veriyorlar. inek fiyatı 6000 tl - 8000 tl arasında değişiyor. 3 yıl sonunda parayı geri veriyoruz diyorlar ama çok çok mantıklı. bir sıkıntısı olması lazım diye tırsmıyor da değilim. daha önceden katılmış arkadaşların yeşillendirmesini bekliyorum.
  • hayvanlarda sigortaların her şeyi kapsamadığını, yarın öbür gün afet, hırsızlık vb. durumlarda paranızı kısmen alabileceğinizi veya soğuk su içebileceğinizi unutmayın. bunu önerenler ne gibi garantiler veriyor, geçmişleri nasıl, bunlara da dikkat edin.
    100 tane inek koyarsın, piyasadan da "bu senin ineğin" diye 300 kişiden parayı kaparsın, sonra "maalesef inekler çalındı, hay allah" mesajı gönder, kaybol. mümkün mü? mümkün.
    olmaz değil, belki çok memnun kalırsınız, bilemem ama hayvancılıkta garantili para öneren insana şüpheyle yaklaşmakta fayda var.
  • üstteki mesajımı editlemek yerine bu işe girmek isteyenlere tek mesajım uzak durun. çok ciddi meblağlarla olmasa da bir kaç arkadaş ortak girdiğimiz işten yamularak ayrılmaya çalışıyoruz. verdiğimiz ana parayı kurtarmak derdindeyiz. uzak durunuz efendim.
  • katılmak isteyenlerin dikkatli firma seçiminde bulunmasında yarar olan yatırım aracıdır.

    süt sağım makineleri ve süt soğutma tankları üreten bir firma sahibi olarak, türkiye içinde ve dünyada yüzlerce farklı süt sığırcılığı çiftliği görüp, içinde bulundum. bazı müşterimizle zaman içinde gelişen ilişkilerimiz ve kendi gözlemlerimiz ile nasıl kazançlar sağladıklarını, masraflarının neler olduğunu öğrenme şansımız oldu.

    normal bir inek (holstein ırkı olduğunu varsayarsak (genelde herkesin aşina olduğu siyah beyaz renkli olan)) 20-25-30 litre arasında günlük olarak süt verir.
    ortalama olarak yılın 10 ayında bu verimde iken, yılın 2 ayında kuruda kalma dediğimiz dönemde olur. şuan süt piyasındaki kriz sebebi ile sütün fiyatı 90 kuruş civarındadır.
    bu da kaba bir hesapla: 25 litre x 90 kuruş x 30 gün x 10 ay: 6.750 tl süt parası kazancı (aslında cirosu) yapar.
    bu da bu hesaba konu olan ineğin ortalama satış rakamına denk sayılır. yani asılda ilk sene yatırdığınız parayı geri alıyor gibi gözüküyorsunuz.
    peki bu insanlar neden böyle bir yatırım aracını halka sunuyorlar?
    süt sığırcılığı işletmesinin ana masraf kalemleri, hayvan satın alımı, yem, makine-ekipman giderleri, veterinerlik masrafları, elektrik-su gibi giderler ana kalemleri oluşturur. elbette personel istihdamı gibi etmenler de var. bu yatırım olanağı sunan işletmeler size tüm bu masraf kalemlerinin kendilerine ait olduğunu söylüyorlar. sizin sadece hayvan satın alımını yapacağınızı belirtiyorlar. halbuki hayvan başına bu masraflar neredeyse hayvanın kendi maliyeti kadar tutmakta. ve firmalar bunları kendileri karışladığını iddia ediyor.

    fakat birde şu açından bakmak gerekir. inekler her sene doğum yapar. (çoğu insan ineklerin ne zaman memesini sıkarsak her zaman süt geleceğini hayal eder. aslında ineklerde tıpkı tüm memeli canlılarda olduğu gibi gebelik döneminde süt verir.) firmalar sizden aldığı kapital ile hayvan alımı yapıp, size belli bir miktarda süt parasını kazanç olarak vererek, bir kısmını da masraflarını çıkartmak için kullanarak, her sene aldığı yavruyu kendine kar olarak sayabilir. bu hesaplar ile hem firma hem siz kazançlı olabilirsiniz.

    klasik bir titan zinciri olan sistemlerde (ortada ürün olmadan sadece insanların birbirlerini kerizlediği sistemde) çark eninde sonunda patlar. ama burada satılan bir ürün olacağından sistem stabil olabilir. ama unutulmamalıdır ki türkiye düzenli olarak krize girip çıkan bir ülkedir ve köylüsü, üreticisi hiçbir zaman refah içinde olamamıştır. siz kalkıp belli bir miktar para yatırdınız diye zengin olacağınızı hayal etmek çok gerçekçi değildir.

    not: yukarıdaki hiçbir bilgi yatırım tavsiyesi değildir. sütbank işinde olan hiçbir müşterim-tanıdığım yoktur.
  • ayrıntılı incelemelerim sonucu, sözleşmeli hayvancılık ve sütbank üzerine elde ettiğim veriler
    1-kesinlikle şirket iyi seçilmeli .bu işte batan birkaç şirket duyuldu.
    2-ortada bir mal olduğu için ve herşey değerinden fiyatlandırıldığı için titanlardan farklıdır ve devamlılığı (kriz ,afet vs hariç ) sağlanabilir.
    3- ana mantık şu : siz şirkete likidite sağlarsınız ve şirkette ana paranızın yanında size bir miktar kar payı verir
    4-bir inek iyi bakıldığında günde 25-30 lt süt verebilirken dikkat ettiyseniz bu şirketler size aylık 150-160 lt yani günlük max 5-6 litre süt parası verir.
    5- doğan buzağılar sadece anasının yem maaliyeti karşılığında şirketin olur yani normalde 3.5-4 binden alacağı buzağıyı 1.5 -2 binden almış olur 1.5-2bin de yem masrafı eder 3-4 bin maliyetli buzağı sonunda 6-7 bine satılır . ayrıca doğan buzağıların bir sene sonunda verdikleri süt ve yavru da şirkete kalır.
    6- yani bir inekten size yılda 1.5-2 bin verirken 1.5-2bin şirkete kalır ve şirketin kendine ait hayvan sayısı da her yıl ortalama iki katına çıkar.
    7-son bilgi olarakta şirket size süt parasını sütbirliğinin fiyatından verir ama üstünden satabilirse kendisine kalır.

    sonuç: size 6 bin yatırmanız karşılığında ayda 150-200 tl para verir ana paranız da sözleşme sonunda sizde kalır fakat gerçek süt üretiminden ayda 700-800 tl kazanır
    ve sözleşme bitene kadar doğan buzağılar şirkete kalır .
    size 1 kendisine 2 hatta becerebilirse 3 kazandırır. ama titanlarla falan karıştırmak hatadır. yılda yüzde 25 gibi kar payı bırakır ki bu oranı veren banka görmedim.
  • (bkz: çiftlik bank)
  • beter olsunlar.
  • spermbank kaldı bir batmayan sıradaki bu
  • başarısı ve devamlılığı büyük oranda çiftliği işletenin ticari becerisine bağlı oluşum(lar).

    zamanında çevremden bu tür işlere girenler oldu ama çiftlik sahibini tanımadığım için kendim girmedim. girenler de ne yaptı hiç bilmiyorum.

    burada kafamı karıştıran asıl sorun ise şuydu: sizin verdiğiniz parayla inek aldık diyorlar ama ortada size özgü bir inek var mı yok mu belirsiz. yani fiili olarak "şu alacalı inek var ya, işte o sizin inek" diyebiliyorlar mi? bu önemli.

    eğer size özgü bir inek varsa -var dedilerdi- adamlara sordum "benim inek o ay süt vermezse de para verecek mısınız?" diye. vereceğiz dediler. e inek süt vermedi, niye sütten kar payı veriyorsun? ben ineğin sahibiyim, şirketin değil. bunu "ineği kiralıyoruz onun parası" diye cevaplıyorlar. yani süt parası değil olay.

    peki dedim inek ölürse ne olacak? ineği aldık, seneye öldü? sistem devam ediyor. iyi de niye devam ediyor? benim inek öldü. olmayan ineğin süt / kira parasını mi ödeyeceksiniz?

    o zaman olay şuraya geliyor, aslında sizin ineğiniz belirli bir inek değil. çiftlikteki ineklerden bir tanesi. paylı mülkiyet arsa gibi. 30 kişi bir arsa almışsınız ama arsanın neresi sizin diye bir şey yok. 30'da 1'i sizin işte.

    ama burada büyük sıkıntı var. benim örneğimde 600 inekten 1'i pay olarak benim ama şirket inek sayısını buzağı sayısını artırdıkça benim pay düşüyor. 1/600 iken 1/800 oluyor sonra 1/900 oluyor. yani "bu bir ortaklık, hisse, pay işi" de diyemiyorsunuz.

    kaldı ki 300 kişi inek aldı, inekle öldü, telef oldu kaldı geriye 250 inek. bu durumda sizin ineğin sağ arka bacağı başkasının oldu...

    kısacası bir: benim aklıma yatmadı. iki: hukuki temeli var mı yok mu bilmiyorum. yoksa girmeyin. üç: olay çiftlik sahibinin ticari becerisinde ve namuslu olup olmadığında.