şükela:  tümü | bugün
  • sütun. (kolon) dik duran bir yapı malzemesi.
    güzel bacaklar için benzetilen isim.
    tablolarda dikey bölümlerden herhangi biri.
    süt ve undan yapılmış tatlı (ne yedim ne duydum ne gördüm).
  • - devlerin , kayaları üst üste koyarak ışıklar ülkesi olan gökyüzüne çıkmalarını sembolize eder,
    - sütun, fallik bir semboldür. erkek cinsel organının güç ve kuvvetini sembolize eder,
    - sütun başlarındaki yapraklar, koç boynuzu gibi şekiller ay kültüne bağlı üreme sembolleridir,
  • asiye
  • (bkz: asiye nasıl kurtulur) tabii ki guclendirmeyle.
  • ionic, doric ve corinthion olmak üzere 3 çeşidir vardır.
    (bkz: history of art)
  • arabalarin karoserlerinin cesitli bolgelerini belirtmek icin kullanilan sozcuk.
    (bkz: a sutunu), (bkz: b sutunu), (bkz: c sutunu), (bkz: d sutunu)
  • insan yükselttikce yükselir, mantıgıyla turemis kavram.
  • sezai karakoç'un zamanında yazdığı günlük yazılarını topladığı kitabı. eserde bir çok konudan sezai karakoç kendi perspektifiyle bahsediyor. mevlana esntitüsünden, anayasa mahkemesine, ordan ortadoğuya, marksizme kadar bir çok konuda yorumu var. tabi ki kitaba ulaşacağınız nokta diriliş yayınları
  • kelime olarak stoa kökeninden dilimize gelmiş gibi durmaktadır. sembolik ve taşıyıcı bir öğedir. icap ettiğinde mimari açıdan yapıların saçaklarının altını destekler revaklar boyu sıralanır, bazen şahkulu sultan dergahı'ndaki gibi kubbeyi destekler, yeri geldiğinde de bir başına obelisk misali diri bir görüntü oluşturur, meydanları süsler. alenen erekte durduğundan her açıdan iktidarı temsil eder.

    önemli yerlerin girişlerinde sütunlu caddelerde önceleri çokça kullanılırmış*, bundan yola çıkarsak çırağan ve dolmabahçe saraylarının önündeki yolun çift sıra çınar ağaçları ile sıralanmasını da buna benzetebiliriz. defalarca da benzetilmiştir muhtemelen. zaten sütun denilen alametlerin ağaçlardan esinlenerek mimariye kazandırıldığı da oldukça açıktır. girit'te minos uygarlığının başkenti heraklion - knossos sarayı'nda yukarıdan aşağı doğru incelen tarzda sütunlar kullanılmıştır. bunlarda malzeme baş aşağı duran ağaç gövdesi olduğundan düz bir kalınlığa sahip değillerdir. özellikle medeniyet ve yöreye göre bu çeşitlerin sayısının artabileceği, kendi coğrafyamızda çoğunlukla bu tarz sütunlarla karşılaştığımızı da belirteyim. he tabi minos'un geniş geniş akdeniz'de yardırdığı zamanlardan çok aşina olduğumuz hellenistik mermer sütunların dikilmesine dek aşağı yukarı 1300 küsür sene bir zaman aralığının olduğunu da belirtmek isterim.

    yalnızca sütunu ele aldığımızda kaide, gövde ve başlık olarak 3 bölümden meydana gelmektedir. taşıyıcı olduklarında üstlerine bir de abaküs ilave olur. hellen uygarlıklarına bakıldığında en bilinen 3 tarz ion, corinth ve dor olarak karşımıza çıkar. dor kabileleri biraz vahşi ve saldırgan olsalar gerek, sanat konusunda çok detaylı uğraşmamamışlar sanki. nitekim yorumladıkları sütun başlıkları kaidesiz ve üstlerinde her açıdan eşit olarak duran echinus'un yer aldığı başlıklardan oluşurlar. ha gövdeler de tek parça olmazlar ayrıca.* ion tarzında ise salyangoz gibi duran volute'ler vardır.* corinth üslubunda ise başlık kısımlarında acanthus yaprakları vardır.*bunların yanısıra kompozit olarak adlandırılan karışık üsluplar da görülmektedir ki taş oymacılığının en meşakatli işlerinden biri sayılır. meşakat demek para demek tabi.