şükela:  tümü | bugün
  • 1903-1980 yillari arasinda yasamis;edebiyatci, sair, deneme yazari, ordinaryus profesor. esas calisma alani "islam'da sanat ve minyatur"dur yanilmiyorsam. sanliurfali olup, muthis bir deneme yazaridir. denemeler isimli kitabi bildigim kadariyla isbankasi tarafindan 20 sene kadar once basilmis olup, anlatimi kusursuz denebilecek kadar akicidir. yetkin, nurullah atac'in hem kankasi hem de kavgalisidir. zaten ikisinin de denemelerinde birbirleriyle olan atismalari goze carpar.
  • denemeleri varlık, insan, ülkü, sanat ve edebiyat gazetesi, türk dili, kültür dünyası degilerinde yayınlanmış, yazıları edebiyat konuşmaları, edebiyat üzerine, günlerin götürdüğü, düşün pası kitaplarında toplanmış denemeci.
  • 1954 tarihli islam sanatı tarihi kitabının yazarı.
  • baudelaire'in kötülük çiçekleri eserini türkçeye çevirmiş şanlıurfa doğumlu edebiyat profesörü.
  • ilköğretimimin üçüncü yılı. bizim haftalık ünite dergisinde profesörün bir yazısı var. hoca kızın birini kaldırdı sesli sesli oku bu yazıyı ben idareye gidiyorum dedi. kız yazının sonuna gelince yazarını okudu. ben oturduğum yerden patlattım kahkahayı. ama kızdan nasıl korkuyoruz. ilk bıyıklı arkadaşım bu kız yani gerisini sen düşün. ne gülüyosun be dedi. dedim kızım yanlış okuyo olmayasın suut değildir o suat olmasın? yok dedi kız. baktım harbi suut yazıyor. baskı hatasıdır dedim. ben evde ansiklopediden araştırdım suut bu yazarın adı dedi kız . dedim tamam hoca gelsin soralım simitine gazozuna.

    ilk göt oluşumun hikayesini okuduğunuz için teşekkür ederim.

    suut saffet takma adıyla edebiyat dünyasına giriş yapmıştır.
  • 'bir zamanlar yahya kemal'e saldıranların bugün adlarını bile hatırlayan yok. bunlar hâlâ yaşıyor mu, bilmiyoruz. ama yahya kemal yaşıyor. bütün bunlar, bir sanat ve edebiyat buhranı karşısında değil, bir ahlak buhranı karşısında bulunduğumuzu gösteriyor.'
  • mânâ ve ehemmiyeti, fikir çağı'nda daha iyi anlaşılacak nâdide değerlerden biri.
    sadece mevzuunda derinleşen malûmatfuruş tiplerden değildir suut kemal yetkin.
    edebiyat, hukuk, felsefe, tarih, şiir, estetik... başta olmak üzere bir çok alanda söyleyecek sözü olan biridir.
    estetik üzerine yazılan eserlerini ve tercümelerini hususen tavsiye ederim.
    **

    fikir çağı'nda daha bir dikkat edilecek yönlerinin başında; bence tercümeleri gelmelidir.
    tercümeyi; kelime çevirisi olarak anlamaz suut kemal yetkin.
    dil; anlayış temin edendir.
    dolayısıyla tercümesi yapılan dil; başka bir mânâ ikliminin anlayışı'nı temsil eder.
    tercüme; o 'anlayış'tan bu 'anlayış'a tercümedir.
    tercümeyi yapanın en başta bunun idrakinde olması gerekir.

    **
    felsefe bilmek'i felsefe tarih bilmek zanneden "felsefeciler"e kızgınlığımız bâki.
    ama bir yerden sonra da masumlar.
    zira 'özsel, tözsel, tinsel'lerle bir ömür tüketiyorlar.
    bu dil'le, hangi anlayış'ı temin edebilirler ki?
    anlayış temin etmek bir tarafa, hangi anlayış'ı anlayabilirler.
    anlamak?
    **

    aynı şey hukuk alanında da geçerli.
    herkes yargılama'dan bahseder.
    yargılama hüküm verme işinin olsa olsa bir cüzüdür.
    hâkim; yargılarsa, hükmü kim verecek?
    hüküm?
    “üstad yargılama ile hukuk arasında pek fark bir fark yoktur, biri arı dil, diğeri osmanlıca” diyenlerin büyük hukukçu olarak ânıldığı bir ülkede hukukçuların kahir ekseriyeti;
    tefrik'in 'ayırma' olmadığını da bilmiyor maalesef.
    “hukuk ile ahlâk ayrılmadan tefrik edilmelidir” sözünü şiirsel bir ifade zannederler.
    pardon şiir mi dediniz?
    şiir?
    idrak?
    şiir idraki?
    ahlâkî zorunluluk?
  • leibniz'ın monadoloji'sini meb yayınları'ndan 1962'de çevirmiş mütercim.
  • "sanat ruhun madde içindeki görünüşüdür."
  • "günlük üzerine" adlı yazısında "insan, boşluğuna eğilirse çoğu zaman doluluğunu bulur." demiştir.