şükela:  tümü | bugün
  • atlı asker olarak anılan ama asker olmayanlara da denilen kelime.
    bir savaş anında hayatta kalma şansları daha yüksek kişiler.
    atlı süvari şeklinde kullanılsa da doğru olmaz.
  • süvarinin atsız gezenine suvar denirmiş.
  • (bkz: mena suvari)
  • gemilerde kaptanlara da süvari denir.
  • hatta gemilerdeki süvari'ye süvari bey denir, saygıda kusur edilmez.
    ben kaptan denen adamın esas kaptan olduğunu süvarinin de ayak işlerine falan bakan bir insan olduğunu zannetmiş ve ankara gemisindeki 1. kaptanımız bize kaptan köşkünü göstermek üzerine konuşurken "ama süvari bey biraz aksidir, rahatsız olabilir" dediğinde içimden "ulan süvariye noluyor ki işine baksın o" demiş idim.
    meğer "süvari bey" yaklaşımı gayet ciddiymiş, o süvari bey ki akşam yemeğine bembeyazlar içinde inip karizma yaptı yemek salonunda nazikçe selamladı bizi dairesine döndü
    sanki titanic'in, queen mary'nin kaptanı (pardon süvarisi) idi.
  • türk kahvesinin çay bardağında olan şekli
    şöyleki "bir orta kahve, süvari olsun" derseniz ki eski ocakçılar dahada iyi bilir orta kahve çay bardağında gelir.
  • gecmi$ yuzyillarin tank birlikleri.
  • moka* fincanı ile çay fincanı arasında bir fincan boyutudur.
  • geminin ulaştığı ülkede elçilik olmadığı durumda geminin süvarisi ülkesinin elçisi konumundadır ve siyasi dokunulmazlık gibi tüm elçilik haklarına sahiptir.
  • "çek bi süvari" denir. babasıyla kahvehaneye gitmemiş olanlar bilmez. ince belli cam bardakta türk kahvesi gelir. babalar o alışkanlıkla evde de hep ince belli cam bardağıyla içer kahveyi babalar gibi.