şükela:  tümü | bugün
  • malatya ağzında bahçeyi sulamak. "su vermek"ten gelme ihtimali yüksek olsa gerek.
  • hayvanlara su vermek, su icirmek.
    (bkz: tdk)

    33 yildir bilfiil bir seyler okurum, ilk kez az once karsima cikan kelimedir. pek kimse de bilmiyor herhalde ki, yil olmus 2016, kimse sozluge girmemis.
  • erzurum'da da "bahçeye, tarlaya su koşmak", "sulamak" anlamında kullanılır.
  • hayvana su vermek, su içirmekmiş, ben bilmezdim. tarla bahçe sulamak da mevcut ve mantıklı. subarmak, suvgarmak bile türev sayılıyor. bilinen yöreler sayılacak gibi değil, çok.

    "bülbülü suvardım altın tasınan
    gurbete yolladım kara yasınan" halk türküsü

    ["hadi, sakin ol, telaşlanma, dur seni suvarayım..." atla, bir insanla konuşur gibi konuşurdu.] tolstoy - çem lyudi jivi (bey ile uşağı öyküsü)

    (bkz: su sulamak)
    (bkz: suya suya)
  • suvarmak yalnız başına kullanılmıyor
    nereye ? dediğin zaman su suvarmaya cevabını alırsın.
    bizim köyde böyledir. güzel şeydir suvarmak . yanıbaşında bel ve kazma ile yaşlılar su sırası beklerler. sırası kendine gelen suyun yolunu harıktan (bkz: harık) kendi bağına çevirir, bağını suvarır. o bağdan üzüm biber bilimum hububat elde edilir, kışa hazırlık yapılır. mutluluktur suvarmak emektir. çok güzeldir.
    o köyde artık bahçeler sulanmıyor. su suvarmaya giden yaşlılar yok. mutluluk da yok.

    bok gibi..