şükela:  tümü | bugün soru sor
  • neredeyse default yuzme tarzim haline gelmis eylem. dalarsin ve dipte ilerlemeye baslarsin, dunyanin en guzel seyidir herhalde. bir de solungaclarim olsaymis keske...
    (bkz: aradim mamafih bulamadim)
  • ucuyormus hissi veren muhtesem eylem.. nefes almak icin yuzeye cikmak gerekmeseydi daha super olurdu...
  • en uzak mesafeye kim gidecek yarışında daha beni kimsenin geçemediği olay... yiyen varsa gelsin yarışalım...
  • scspf bünyesinde düzenlenen türkiye şampiyonalarında, palet-maske-şnorkel malzemeleriyle suyun altından en uzağa gitme şeklinde bir kategori var. galiba geçen sene önce 15 metre derinliğe inip sonra bu mesafeyi gitme şartı konuldu, önceden sadece suyun altında olmak yeterliydi.
    neyse, 175 metre civarında bir dünya rekoru da var galiba.. kapışalım?
  • scspf bunyesinde yapilan turkiye sampiyonalarinda kup apnea ve dinamik apnea olarak tabir edilen iki turu vardir. kup apnea'da amac 15 metre derinlikte bulunan 15 metre uzunlugunda kenarlara sahip bir karenin etrafinda en uzun mesafeyi gitmektir. dinamik apnea'da ise amac bir havuzda solunum yollari suyun uzerine cikmadan en uzun mesafeyi gitmektir. su an kup apnea dunya rekoru 120 metre ile (15 inis ve 15 cikisla birlikte) devrim cenk ulusoy'a aittir.
  • (bkz: amphibian)
  • (bkz: skin diving)
  • özgürlüğün gerçek tanımı. her ne kadar bu özgürlük ciğerlerimizle kısıtlı olsa da; serinlik, sessizlik, dinginlik içeren bu eylem stresten arındırıcı bir yapıya sahiptir ve kafa dinlemek için ya da ferahlamak için birebirdir. bu eylemi yaparken sudaki atalarımıza selam çaktığımız gerçeğine değinmiyorum bile.

    evet normal insanlar için bu kadar güzel tanımlara şayan olabilecek bu eylem, yaza bu kadar uzakken denize girme hülyalarıyla şahsıma bu entry'yi yazdıran bu eylem nasıl oluyor da bana sadece kötülük ve uğursuzluk getirebiliyor anlamıyorum, anlayamıyorum. her türlü etkeni göz önüne alıp ortalama sapmamı ayarladığım durumlarda dahi gidip de kıyıya yakın bir yerdeki kız grubunun ortasından yırtık dondan fırlarcasına çıkıyorum, hatta onlara kafa/tekme atıyorum. hakediyorlar çünkü, benim denizimde yüzüyorlar. hemen akabinde, utançtan, ciğerlerimin sınırlarını zorlarcasına kafamı çıkarmadan açıklara sürüyorum arabayı.

    artık daldıktan sonra nereden çıkacağımı kestirmeyi de bıraktım. bundan sonra heisenberg gibi bakıyorum her şeye, mükemmel ölçüm yapamayacağımdan kısmet diyip dalıyorum lanetli tuzlu sulara. belki aynı tuzlu sular bir gün beni ait olduğum bir kıyıya sele kapılmış rulo halı misali sürüklerler, kim bilir. *

    (bkz: gemi biraz sola mı çekiyor kuna)
  • bunun tam tersi suyun üstünden yüzmektir , ki , varolan fiziki kanunlara göre pek mümkünlü görünmese de, ben bazen rüyalarımda yapıyorum bunu. pek de bi boka benzemiyor.
  • zeytinyağı uktesi.