şükela:  tümü | bugün soru sor
  • 2 yıldır kullandığım bu aracı taze bir anıyla anlatma ihtiyacı hissettim

    kısıtlı bütçeyle ikinci el araçlara bakarken bir şekilde biraz borçlanarak 2012 model 1.2 at olanını aldım bu aracın. alırken çok araştırmıştım ve fiyat/performans oranına göre en iyi araba gibi görünüyordu. güvenlik özelliklerine baktığımda da (7 hava yastığı, esp vs) emsallerine göre bu japonun neden bu kadar uygun fiyata satıldığını anlamamıştım. aracın tek versiyonu vardı ve o da full idi. büyük ihtimalle doğuş oto felaketinden kıl payı kurtulması ile alakalıdır diyorum.

    gayet mutlu bir ilişkimiz var kendisiyle. eğlenceli bir araç. agresif kullanıma ve otomatik vitese rağmen 6.5 dan fazla yakmıyor, sorun çıkartmıyor ama nispeten ucuzdu diye içimde küçük de olsa hep bir güvensizlik hissi oluyordu. bugün bu hissi bir nebze aşmamı sağlayarak ilişkimize yeni bir boyut kattı

    e5 (bkz: d-100) üzerinde kalabalık bir trafikte en sol şeritte 80km hızla seyrederken sağ şeritteki aracın arkasından önüme atlayan kediyi görünce bir refleksle cart diye kırdım direksiyonu. kırdım dediysem yan şeride geçecek kadar değil, kendi şeridimde gezinecek kadar. şimdi bu hareket ne kadar iyi niyetli görünse de 2-3 farklı senaryo ile benim ve belki de arkamda/yanımda seyreden araçlardakilerin yaralanmasına, ölmesine sebep olabilecek bir duruma gelebilirdi.

    araç sağa sola silkelenmeye başlarken ben yine refleksle kontralara giriştim ve esp sesleri gelmeye başladı. direksiyon hakimiyetini kaybetmek tabirini ilk kez anlıyor gibiydim. 4 atak sonunda benim kontralar ne kadar işe yaradı bilmiyorum ama esp çok önemliymiş bunu anladım. tabi bütün bunlar olurken trafik ve ben aynı hızla akıyorduk. bittiğinde hiç bir şey olmamış gibi sürmeye devam ettik.

    sonuçta ne mi oldu diye sorarsanız, altımda volvo da olsa tamamen güvenmem ama artık daha güvenle süreceğim bu şirin şeyi.
  • havalar ısındıkça canavara bağlayan araba. yokuşları 4. viteste öyle bir çıkıyor ki insanın "zenginler ölsün, suzukiden selamlar" diyesi geliyor.
  • uzakdoğulu pornstar ismi gibi araba.
  • testlerde maruti modelinin airbagleri açılmamış değil zaten bu modelde ön tarafta air bag yok. bahsi geçen testten geçememe durumu swiftin en basic modelinde airbag bulundurmayışı yani. mal herif.
  • sehir ici kullanimi icin esime 2000 sensation modelini aldigim arac. cok fazla yakmiyor, bozulmuyor, masraf cikarmiyor ve havalandirmasi cok iyi. vites degistirirken debriyaj kullanmamasina ragmen bir senedir gik dememistir. kisaca tas gibi araba.
  • suzidir, candır, 4x4 'ü biraz fazla yakar ama aynı model, aynı fiyata bineceğiniz tüm arabalardan daha fazla güven vereceğine eminim. şirinde kerata, park yeri aramıyorsun yatay, dikey farketmez konar her yere.
    tek sıkıntı heryerde servisi yoktur bunun.
  • kibrista belediye dagitiyor gibi herkesin evinde 1 adet olan efsane araba. bizim evdede 1 adet bulunmaktadir. 20 tl'lik benzinle (litresi 3.10tl) 100km yol gittim ortalama hizimda 90-100 arasi idi. lapta-lefkosa-guzelyurt-lefke izlenen yoldu.
  • suzuki'nin 1983 de üretmeye başladığı modeli
    1988 den itibaren üretilen 2. jenerasyonu türkiye'ye 1990 yılından itibaren ithal edilmiştir
    2. jenerasyonun japonya'daki üretimi 1993'te sona ermekle birlikte 2000 yılından günümüze kadar pakistan'da üretilmeye devam etmektedir
    bu model 2003'e kadar türkiye'de satılmaya devam etmiş, 2000 yılından itibaren üretilen 4. jenerasyonu 2006 dan sonra türkiye'de satışa sunulmuştur
  • iri kıyım bir tosun olarak bir adet kırmızısına sahip olduğum araç. tam bir yakışıklı afacan kendisi. bu kadar iyi tasarıma sahip ve sorunsuz oluşuna rağmen görece az satmış olması çok büyük artısı. park ettikten sonra vakti bol bir arkadaş süzüyorsa aracı eğer şu soru kaçınılmaz hale gelir -abi kaç para bunlar şimdi?
  • dış görünüşü çok tatlı. bence arabanın en dikkat çeken özelliği bu.
    6 aydır kullanmaktayım. edindiğim tecrübeleri paylaşayım:

    -motorun güçsüz olduğuna katılmıyorum. bu biraz göreceli, büyük motorlu araç kullanan bir insana güçsüz gelmesi normal aslında. ama beklentileri karşılama anlamında bu segment bir araca göre yeterli bence. 92 beygirlik güç üreten motor özellikle kalkışta gerçekten seri.
    -iç hacmi beklenenin tersine çok dar değil. ancak bagaj gerçekten yetersiz. 4 kişi eşyalarla uzun yola gitmek hayal. 3 kişi belki.
    -sürüşü gerçekten çok keyfili, oyuncak gibi. araç sert değil, yumuşak, hızlı tepki veriyor.
    -4x4 olmayan, önden çekişlilerinde bana göre yol tutuşu sorunu var. virajlara dikkatli girmek lazım.
    -şehir içinde 100 km'de 6.8-7 lt yakıyor. benzinli bir araca göre uygun.
    -yol bilgisayarı bir litre benzinle kaç km gidebileceğinizi gösteriyor. boşa alınca, ayak debriyajdayken 30.0'a yükseliyor mesela. alışık olmayınca yadırgıyor insan.

    memnun muyum? kesinlikle.
    ama dediğim gibi araçtan ne beklediğinize bağlı genel olarak memnuniyet. bu segment için rakipleriyle kıyaslayınca öne çıkan bir otomobil. kriter bu olmalı.