şükela:  tümü | bugün
  • oğlum ben çok kötüyüm lan. bu çomarlar huzurlu, mutlu ve çocuklu ama işin ucu bize dokunuyor. dolar her geçen gün arttıkça, faizler arttıkça her geçen gün alım gücümüz düşüyor. çalıştığımız firmalar para kaybediyor. svihs ile hiç bir şey çözülmüyor. bir şeyler yapmalıyız. öylece izleyerek bir yere varamayız. bunca okumuş adamız, bir şeylere yön vermeliyiz. bu ülkeyi ne zor şartlarda kurdu mustafa kemal atatürk. yok mu bizim bir çıkış yolumuz? kenetlenip bu ülkeyi ayağa kaldırmalıyız. safça ama tim içtenliğimle yazıyorum bunları. benim aklıma gelen über bir fikir yok ama kendinize güvenin ve yapın bir şeyler. benim bu ülkenin aydın gençliğine güvenim hiç ama hiç azalmadı. er ya da geç başaracağız.
  • yapılacak en iyi harekettir.

    ingilizlerin bir sözü vardır. “zamanınızı sadece zaman harcayacağınız insanlara harcamayın”

    bu insanlara laf anlattınız olmadı. mücadele verdiniz olmadı. atatürk bizden önce ülkeyi ateşten aldı olmadı. (oda hataymış, aslında müttefik kuvvetler işgal etseydi şu an bu halimizden daha iyiydik)

    şimdi bunca olaydan sonra kalkıp ülke şöyle ülke böyle falan. boş.
    işyeri mi kapanıyor. kapansın.
    kovuldun mu? olsun.
    kime ihtiyaç var onu düşün önce?
    bu ülke en zor zamanına gelse bile ne olabilir? bunun altında kim kalır?
    savaşa mı gireriz? kimi mülteci olarak kabul ederler?

    zamlar gelsin. şirketler batsın. gelmese bile zaten bu şekilde yaşamak zorunda kalamayız. en azından böyle süreç kısalıyor.
  • dolar 2 liradan 4.5 liraya çıktı,

    faizler %8-9 lardan 17-18'lere geldi,

    dış borç 450 milyar dolar oldu,

    enflasyon 10'lardan 20'lere çıktı,

    işsizlik 11 genç işsizlik 25'lere çıktı,

    patates soğan 5 lira oldu,

    ve biz bu ülkenin %2.5'ini bile gidişatın kötü olduğuna ikna edemedik. bir şeyleri değiştirmeye ikna edemedik. sorunun aslında yetkilerin 1 kişide toplanması olduğuna ikna edemedik. svihs demeyip ne diyeceğiz bu saatten sonra. ne diyebiliriz ne yapabiliriz. gerçekten çıkış yolu gözükmüyor.
  • ham petrol yangını, suyla söndürülmez.
    çünkü su, ham petrolden ağırdır ve dibe çöker, bu nedenle soğutma işlevini de, havayla teması kesme işlevini de yerine getiremez. su, neyi denerse denesin, yanan ham petrolü söndüremez.

    su, ham petrole ağır gelir. ham petrol neşeli neşeli yanmaktayken, su gibi kendisine hep ağır gelmiş olan bir şeyin altında ezilmekten kurtulduğunu düşünüp kendisinin üste çıkmasını da hafifliğine değil, sudan daha değerli oluşuna yorar. sık sık, "koyduk mu?" diye naralar atarak coştukça coşar. kendisine ne olup bittiğinin farkına bile varmaz.

    sonunda ham petrol yanarak tükenir. su, yine sudur.

    bazen de çeşitli tekniklerle yanan ham petrol binlerce ton toprağın altına gömülür. su, o zaman da yine sudur. yeraltı döngüsüne katılıp, yerkabuğunun uygun bir yerinden tekrar yüzeye çıkar.

    tanım:
    petrol endüstrisi ve itfaiyecilik iş koluyla ilgili bir mevzu.
  • çekirdek ve kola da yanında iyi gider.
  • çözüm önerisi olan varsa, buyursun.

    benim gözlemlediğim; yangın ham petrol yangını değil, benzin yangını.
    benzin yanmaz, benzin'in buharı yanar.
    benzin yangınına su dökersen, su da anında buhar olur sıcaktan, buhar parlar, yangın büyür.
    benzin, her parlayışta su ile dalga geçer, her parlama onun için bir "koyma" olur.
    bir süre sonra ortada ne su kalır, ne de benzin. kalan topraktır.
    toprak, o yangından sonra ne zaman tekrar verimli olur bilmem.

    yangına su dökmek istiyorsan, buyur.

    ben şahsen toprağı bekliyorum, bir an önce rehabilitasyon başlasın diye.